Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi 212. Sayı (Mart 2026)

48 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 03 / 2026 MAKALE Birleşik Kanalizasyon Sistemlerinde Yağışlı Hava Deşarjlarının (CSO) Yönetimi: ÖZET Birleşik kanalizasyon sistemleri (Mischsystem / combined sewer systems), özellikle eski kentsel altyapılarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sistemlerde yağışlı hava koşullarında oluşan taşkınlar (combined sewer overflows – CSO), karışık atık su ile yağmur suyunun doğrudan alıcı ortama (dere, nehir, deniz) deşarjına yol açabilmektedir. Almanya'da ATV-A 128 ve DWA-A 166 gibi teknik standartlar, CSO olaylarında zorunlu tutma, ön-arıtma ve kontrollü deşarjı gerektirirken; Türkiye'de mevcut yasal çerçeve (Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ve ilgili tebliğler) bu konuda daha esnek bir yaklaşım sergilemektedir. Bu çalışma, iki ülkedeki uygulamaları karşılaştırarak, Türkiye'de birleşik sistemlerin doğrudan deşarj sorununun nedenlerini ve iyileştirme potansiyelini incelemektedir. GIRIŞ Birleşik kanalizasyon sistemleri, kuru hava akışı (Schmutzwasser) ile yağmur suyu akışını (Niederschlagswasser) aynı boru hattında toplar. Yağış yoğunluğunun arttığı dönemlerde debi kapasitesini aşan karışık akış, taşkın yapıları (Regenüberläufe) aracılığıyla alıcı ortama yönlendirilir. Bu durum, organik yük (CSB/KOİ), askıda katı madde (GUS/AKM) ve patojenlerin doğrudan ortama taşınmasına neden olur ve alıcı su kütlelerinde ötrofikasyon, mikrobiyolojik kirlilik ve ekosistem bozulması riskini artırır. Almanya'da, ATV-A 128 (Regenentlastungsanlagen für Mischwasserkanäle) ve DWA-A 166 (Bauwerke der zentralen Regenwasserbehandlung und -rückhaltung) standartları, CSO yönetimini sistematik hale getirmiştir. Bu standartlar, taşkın hacminin boyutlandırılması (V_s = V_s · A_is), ilk kirli akışın (Spülstoss) tutulması, sedimantasyon ve kontrollü deşarjı (Drosselabfluss) zorunlu kılarak, alıcı ortama ham atıksu deşarjını büyük ölçüde önler. Standartlar, referans yağış koşullarına (800 mm/yıl, 560 mm abflusswirksam) dayalı bir emisyon dengelemesi (SFG ≤ SFR) hedefler ve taşkın oranını (e_o) CSB konsantrasyonuna bağlı olarak sınırlar (e_o = 3700 / (c_co – 70)). Türkiye'de ise birçok yerleşim yerinde (özellikle kıyı ve eski kent merkezlerinde) birleşik sistemler hâlen kullanılmakta ve yağışlı hava taşkınlarında karışık atıksu doğrudan alıcı ortama deşarj edilmektedir. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği (RG: 31.12.2004, 25687; son değişiklikler dahil) evsel ve endüstriyel atıksuların arıtılmadan deşarjını yasaklasa da, birleşik sistemlerdeki CSO olayları için net bir “ön-arıtma + tutma” zorunluluğu tanımlanmamıştır. Yönetmelik Ek-1 ve Ek-2 tablolarında deşarj standartları (KOİ, AKM, pH vb.) belirtilmiş olsa da, taşkın debilerinde bu standartların uygulanması pratikte sınırlıdır. Derin deniz deşarjı ve ileri arıtma seçenekleri teşvik edilmekte, ancak birleşik sistemlerdeki taşkın yönetimi genellikle debi kontrolüyle sınırlı kalmaktadır. KARŞILAŞTIRMALI DEĞERLENDIRME Almanya'da CSO yönetimi, AB Kentsel Atıksu Arıtım Direktifi (91/271/EEC) ve ulusal su yasalarına (WHG) dayalı olarak katı bir şekilde uygulanır. Regenüberlaufbecken (RÜB), Fangbecken (FB), Durchlaufbecken (DB) ve Stauraumkanal (SK) gibi yapılar, hidrolik verimlilik (Fr-Zahl, Streichwehr formülleri) ve emisyon azaltımı için boyutlandırılır. Bu yaklaşım, alıcı ortama ham atıksu deşarjını büyük ölçüde ortadan kaldırır. Türkiye'de ise mevcut altyapının büyük kısmı 19601990 dönemine aittir ve birleşik sistemler maliyeti düşük tutmak amacıyla tercih edilmiştir. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Madde 37 ve Ek tabloları deşarj standartlarını belirlese de, CSO olaylarında “fazla debi” gerekçesiyle doğrudan deşarj yaygın bir uygulamadır. Bu durum, SUAT BALAMİR Gezer Endüstri Genel Müdür Yardımcısı ALMANYA VE TÜRKIYE KARŞILAŞTIRMASI

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=