Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi 211. Sayı (Şubat 2026)

44 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 02 / 2026 RAPOR gelirlerinin %20’sine kadar çıkmaktadır. Belediyelerimizin kendi enerjilerinin bir kısmını mevcut su temini sistemlerine mikro-hidro enerji sistemleri kurarak üretmesi artan enerji tüketimi ve enerji maliyetlerinin baskısını azaltabilmesi mümkündür. Bu konuda bir pilot bölge seçip uygulamalara başlanabilir. Özet olarak Türkiye’nin Su Yönetimi yasal, kurumsal ve idari olarak çok radikal bir düzenleme ihtiyacı içindedir. Bu düzenlemede, 1. Yasal açıdan Su Yasası Taslağı ve İlgili yönetmelikler, 2. Kurumsal açıdan Su Yönetimi Kurumları (DSİ, SYGM, SUKİ’ler) 3. İdari açıdan (Yeni idari yapıya göre şekillenecek Havza ölçeğinde su yönetimi kurulları vb) yeniden ele alınmalıdır. DSİ'nin bölge teşkilatları, havza bazında yapılanmalıdır. DSİ'nin, havza sayısı kadar Bölge Müdürlüğü sayısı vardır ancak bu bölgelerin teşkilatlanmasında havza sınırları yerine sadece idari sınırlar ve politik mülahazalar göz önünde bulundurulmuştur. 3.1.Büyükşehirlerin Su ve Kanalizasyon İdareleri (SUKİ) Yakın gelecekte önemi daha çok artacak olan kentlerdeki su hizmetlerinin yönetimi (Su ve Kanalizasyon İdareleri) bugünden ele alınarak yenilikçi bir anlayışla yasal ve kurumsal olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Bilindiği gibi iklim değişikliği, kentlere göç, kirlilik, yetki karmaşası ve kurumsal kapasite yetersizliği gibi hususlar kentlerde suyun bir kamu hizmeti olarak verilmesini zora sokmaktadır. Bu performans eksiklikleri, SU-EN tarafından 2017 yılından itibaren yapılan 3 adet mukayeseli değerlendirme çalışması raporlarında açıkça yer almaktadır. Bu nedenle Yerel Yönetimlerde Su Hizmetleri yönetiminin sorunları, ülke çapında öncelikli olarak ele alınmalıdır. 30 Büyükşehir Belediyesine bağlı Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlükleri Türkiye nüfusunun % 78’ine su temini ve atık su uzaklaştırma, nehir yatağı ıslahı, yağmursuyu toplama ve uzaklaştırma hizmetleri vermektedir. Bu kapsamda nüfusun %80’ine yakın bir bölümünün yaşadığı bu illerimizin su hizmetleri yönetiminin bugünün yanı sıra gelecekteki hizmetlere de şimdiden hazırlanması gereklidir. Bu kapsamda su hizmetlerinin bir kamu hizmeti olarak verilebilmesi için kurumsal altyapıda radikal düzenlemelere ve yenilikçi, toplumcu ama gerçekçi su politikalarına ihtiyacımız vardır. Belediyelerin birçoğunda Su ve Kanalizasyon İdarelerinin enerji masrafları gelirlerinin %20’sine kadar çıkmaktadır. Belediyelerimizin kendi enerjilerinin bir kısmını mevcut su temini sistemlerine mikro-hidro enerji sistemleri veya güneş, rüzgar enerji sistemleri kurarak üretmesi ile artan enerji tüketimi ve enerji maliyetlerinin baskısını azaltabilmesi mümkündür. 3.2.Su Yönetiminde radikal düzenlemeler gerekli Özet olarak Türkiye’nin Su Yönetimi yasal, kurumsal ve idari olarak çok radikal bir düzenleme ihtiyacı içindedir. Bu düzenlemede, 1. Yasal açıdan Su Yasası Taslağı ve İlgili yönetmelikler, 2. Kurumsal açıdan Su Yönetimi Kurumları (DSİ, SYGM, SUKİ’ler) 3. İdari açıdan (Yeni idari yapıya göre şekillenecek Havza ölçeğinde su tahsis ve su yönetimi kurulları vb) yeniden ele alınmalıdır. DSİ'nin bölge teşkilatları, nehir havzaları bazında yapılanmalıdır. DSİ'nin, havza sayısı kadar Bölge Müdürlüğü sayısı vardır ancak bu bölgelerin teşkilatlanmasında havza sınırları değil il idari sınırları ve politik mülahazalar göz önünde bulundurulmuştur. DSİ’nin nehir havzası ölçeğinde yeniden yapılanmasında havza sınırları olabildiğince dikkate alınmalıdır. 3.3. Kamu hizmeti olarak içme ve kullanma suyu temini Su kaynakları üzerinde baskılar artmakta ve su yönetimi zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu zorluklar su temini gibi talebi sürekli, yaşamsal ve yerine başka bir kaynağın ikame edilemediği su gibi bir konuda yönetimleri acil kararlar almaya zorlamaktadır. Bu koşullar altında alınan kararlar orta ve uzun vadede ekonomik, ekolojik ve sosyal açılardan sürdürülebilir olmayabilir. Bu nedenle bu zorlukların yaratabileceği riskleri daha önce görmek ve suyun bir canlı hakkı olduğu kabulü ile içme suyu ve atık su hizmetlerinin bir kamu hizmeti olarak verilmesine devam edilmesini hedeflemek zorundadır. Bu hedef doğrultusunda mevcut yapıdaki eksikliklerin tespit edilip daha verimli bir su yönetimi anlayışına geçilmesi gereklidir. Bu kapsamda Su yönetiminde yenilikçi bir anlayışla yeniden yapılanmaya ihtiyaç bulunmaktadır. Çünkü iklim değişikliği ve diğer artan baskıların etkisi altında, suyun her alanda akılcı planlı ve verimli kullanılması sadece bir kalkınma konusu değil BİR ULUSAL GÜVENLİK konusu haline gelmiştir. Bu nedenle su yönetimimizin ; • Sosyo-politik etkilerden olabildiğince uzak, • Şeffaf, • Katılımcı, • Havza ölçeğinde kurumsal altya-

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=