Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi 211. Sayı (Şubat 2026)

43 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 02 / 2026 RAPOR yasal çerçeve için su yasası taslağının yasalaşması beklenmektedir. Bu gelişmeler SUKİ’leri nehir havzası içinde bütünleşik su yönetiminin bir paydaşı olarak doğrudan ilgilendirmektedir. Bu raporda Su ve Kanalizasyon İdareleri (SUKİ)’nin karşılaştıkları mali, teknik, kurumsal zorluklar ile artan su talebine ve iklim değişimine dirençli su yönetimi için almaları gereken tedbirler özet olarak ele alınmıştır. 2. SU YÖNETİMİMİZİN MEVCUT DURUMU Türkiye su zengini bir ülke olmayıp suyunu akılcı, planlı ve koordinasyon içinde verimli bir şekilde kullanmaya zorunlu olan bir ülkedir. Türkiye uzun yıllar sonra ULUSAL SU PLANI 2019-2023 hazırlamış ancak temel hususlarını uygulamaya geçirememiştir. Yeni Ulusal Su Planı (2025-2035) ise geçtiğimiz günlerde yayımlanmıştır. SU YASASI taslağı ise yaklaşık 13 yıldır hazırlanmakta olup bir türlü yasa haline gelememiştir. Türkiye’nin su yönetiminin önündeki en temel yasal eksiklikler ve kurumsal sorunlar: 1. Uygulamada ulusal stratejik hedef eksikliği 2. Yasal eksiklikler ve kurumsal altyapı zafiyeti (Liyakatsız Kadrolar, Kurumların hafızlarını ve kurumsal kimliklerini kaybetmesi, DSİ-SYGM, DSİ-SUKİ’ler arasında yetki çakışmaları, Su Yasası eksikliği) 3. Plansızlık (Plansız Yatırımlar-HES’ler, DSİ’nin 1000 günde 1000 gölet yatırımları vb) 4. Koordinasyonsuzluk ve verimsizliktir. Bunların sonucu da plansız yatırım, verimsiz işletme, kaynak israfı ve güvenlik risklerinde artış olarak ortaya çıkmaktadır. Özetle: Türkiye’nin su yönetimi, ülkenin yeni idari yönetimindeki sorunların ve belirsizliklerin de etkisiyle bir dağınıklık, kurumsal zafiyet, yatırım plansızlığı ve kurumların birbirini engelleme çabaları (DSİ-İSKİ) (DSİ-SYGM) içine girmiştir. Ekonomide yaşanan sorunlar nedeniyle de su yatırımları nehir havzası ölçeğinde birbirini tamamlayan yatırımlar olarak ya başlamamış ya da yarım kalmıştır. 2025 yılı ülkenin büyük bir bölümünde aşırı kurak geçmiştir. Türkiye son dönemde sıklığı ve şiddeti daha da artan bölgesel kurak dönemler yaşamaktadır. Bu durum ülkemizin özellikle Ege ve Akdeniz, Trakya, Orta Anadolu gibi bölgelerinde iklim değişikliğinin de etkisiyle birçok sektörü ZİNCİRLEME BİR ŞEKİLDE etkileyecek sorunlara neden olabilecektir. 3.KENTLERDE SU HİZMETLERİ YÖNETİMİNİN ÖNEMİ Su bir insan hakkıdır ve yerel yönetimlerde sosyal politikaların temel amacı; temiz, yeterli ve sürekli olarak su teminini gerçekleştirebilecek sürdürülebilir su hizmetleri yönetimi uygulayabilmektir. Bu kapsamda yerel yönetimler hane halkı ölçeğinde yapacakları tespit çalışmaları ile ihtiyaç sahiplerine insani su hakkı uygulamasının kapsamını genişleterek su temin etmelidir. Ayrıca su bedelleri tespit edilirken uluslararası kabul görmüş kriterler dikkate alınmalıdır. Ancak ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizin yerel yönetimlere yansımaları da göz ardı edilmemelidir. Burada kriterimiz su ve atık su faturasının en düşük %20’lik gelir dilimindeki hane halkı gelirindeki ortalama payının % 5’ini geçmemesi olmalıdır. Türkiye’de su yönetiminin en önemli sorunlarından biri de içme suyu şebekelerinde ortalaması %50 olan kayıp ve kaçaklardır. En ucuz kaynak, eldeki su daha etkin kullanılarak elde edilebilir. Bu nedenle şehir şebekelerindeki kayıp ve kaçakların en aza indirilmesi için bütçesi merkezi bütçeden desteklenen yeni bir seferberlik başlatılmalıdır. Ayrıca belediyelerimizin birçoğunda Su ve Kanalizasyon İdarelerinin enerji masrafları Şekil 1. Meteorolojik kuraklık haritası (Ekim 2024-Eylül 2025)

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=