Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi 211. Sayı (Şubat 2026)

28 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 02 / 2026 MAKALE etkili önlenmelidir. • Gemilerin ve botların deniz yüzeyinde meydana getirdiği kirlenmeden etkilenmeyecek derinlikte olmalıdır. • Deniz dalgasından etkilenmemelidir. • Deniz tabanında kirleticilerin biriktiği ve sirkülasyonla deniz suyunun kirlendiği yerler olmamalıdır. • Devamlı aynı özellikte suyun alınmasını sağlayıcı özellikte olmalıdır. • Sabit debide su alınmalıdır. Yukarıda sıralanan önlemler alınmadığı zaman tesise alınan kirli deniz suyu arıtma maliyeti artırır, RO membranların çabuk kirlenmesine (koloidal kirlenmesine, biyolojik kirlenmesine ve organik kirlenmesine) ve pullanmasına neden olur. 2021 yılı verilerine göre dünyada 19.000'den fazla tuzdan arındırma tesisi bulunmaktadır. Mevcut verilere göre, RO şu anda sadece deniz suyunun tuzdan arındırılması için değil, aynı zamanda içme suyu ve endüstriyel su üretimi için de en yaygın olarak kullanılan teknolojidir. RO ile tuzdan arındırılan suyun neredeyse yarısı (%53) deniz suyundan elde edilirken, geri kalanı ise çoğunlukla acı su, tatlı su ve arıtılmış atık sudan elde edilmektedir (Şekil 1). Toplam tuzdan arındırma kapasitesi (kurulu ve öngörülen, 2021) yaklaşık 115 milyon m3/gün olup, bunun %77'si (yaklaşık 88 milyon m3/gün) ters ozmoz (RO) teknolojisini kullanmaktadır. Artık deniz suyundan tatlı su, ton (metreküp) başına yaklaşık 0,35 dolara üretilebiliyor. Deniz suyundan içme suyu üretiminde en büyük gider elektrik tüketim maliyetidir. 2. DENİZDEN SU ALMA YAPISI Denizden su alma yapımı, yatırımı önemli maliyet gerektirir. Kıyıdan uzaklaştıkça yatırım maliyeti artar. Bu konuda bizatihi yerinde çalışmalar yapılarak deniz suyu alma noktalar belirlenmelidir. Denizden su alma yeri ile konsantrat deşarj yeri arasında önemli bir mesafe olmalıdır. Denizde su akıntısı su alma yapısından konsantrat yönüne doğru olmalıdır. Yani konsantrat su alma yapısından alınan suyun kalitesini bozmamalıdır. Deniz suyunun tuzluluğu ve sıcaklığı membranların hem tuz geçirgenliğini hem de gerekli işletme şartlarını etkiler. Deniz suyunun tuzluluğu arttıkça osmotik basıncıda artar. Güç tüketimi besleme basıncıyla ilgilidir. Besleme basıncı suyun tuzluluğu artıkça artar. Ayrıca deniz suyunun artan sıcaklığı artan permeate akışı ile sonuçlanır. Sıcaklık 23 ºC üzerine çıktığı zaman membranlardan tuz geçişinde artışlar olur ve buda membran ömrünü kısaltır. Bu yüzden deniz suyunun tüm mevsimleri içerecek şekilde sıcaklık değişiminin bilimsinde/belirlenmesinde yarar vardır. 35 ºC sıcaklığa kadar sıcaklık aralığında besleme suyu sıcaklığında bir artış, gerekli besleme basıncının azalmasından dolayı tüketiminde bir azalmaya sahiptir. RO metoduyla tatlı su haline getirilecek deniz suyunda bulanıklık, AKM, algler ve organik madde miktarları önemlidir. Silt Densite İndeksi (SDİ), RO besleme suyunun kirlenme potansiyelini önceden tahmin etmek için fevkalade önemli bir parametredir. Ters osmos metodu ile kullanma veya içme suyu elde edilecek deniz suyunun özelliği önceden belirlenmelidir. Numuneler su alma yapısına karar verilen yerden alınmalıdır. Alınan su numunelerinde içme suyu ile ilgili standartlarda belirtilen tüm parametrelerin analizleri yapılmalıdır. Ters osmos metoduyla desaline edilecek suyun hangi kaliteye getirileceği tek tek verilmelidir. Barselona’da denizden su alma yapısı, 30 metre aralıkta iki alım sistemli bağlantıdan ibarettir. Deniz suyu alma yapıları sahilden 2200 metre uzaklıkta ve yüzeyden 31 metre derinliktedir. Deniz yüzeyinden 31 metre aşağıda iki sirkular beton kulesi inşa edilmiştir. Her bir deniz suyu alma yapısının detayı: Şekil 3’de verilmiştir. Şekil 1. Deniz suyundan içme suyu üretimi Şekil 2. Kapasiteye bağlı olarak işletme maliyeti değişimi

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=