10 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 02 / 2026 HABERLER AKDENIZ VE MARMARA’DA SICAKLIK STRESI ARTIYOR Türkiye İş Bankası’nın “Dünya bizim gelecek bizim” yaklaşımıyla ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün kullanımına sunduğu insansız su altı planörü (glider) Deniz Kâşifi, denizlerimizdeki kirliliğin önlenmesi ve ekosistemin sürdürülebilirliği için Türk denizlerinde ölçümlerine devam ediyor. 2023’ten bu yana Türkiye’nin tüm denizlerinde veriler toplayan Deniz Kâşifi, iklim değişikliğinin etkilerini, denizlerdeki oksijensizleşmeyi ve biyokimyasal döngülerdeki değişimleri uzun soluklu olarak izlemeyi sürdürüyor. Deniz Kâşifi’nin topladığı verilere göre, Türk denizlerinde deniz sıcaklığı artışı devam ediyor. Akdeniz’de iklim değişikliği etkisini sürdürürken, Marmara’da ise iklime ek olarak oksijensizleşme baskısıyla müsilaj riski denizlerin yüzeyinde görülmese bile devam ediyor. CAN SUYU GIRDAPLAR ILK KEZ UZUN SÜRELI ÖLÇÜMLENDI Deniz Kaşifi; deniz ekosistemi açısından önemli işlevlere sahip işlevi görüyor ve kirlilik baskısı altındaki alanlar için adeta can suyu sağlıyor. Deniz yüzeyinin yalnızca ilk iki metresini analiz edebilen uydu ölçümlerinden farklı olarak dip derinliklerine kadar veri toplayabilen Deniz Kâşifi, Akdeniz’de gözlenen aşırı sıcaklıkların Avrupa ve Akdeniz’i etkisi altına alan “Cerberus” sıcak hava dalgasıyla ilişkili olduğunu ortaya koydu. MARMARA DENIZI’NDE BUGÜNE KADARKI EN KAPSAMLI MÜSILAJ VERISI TOPLANDI Deniz Kâşifi, 2025 yılında Marmara Denizi’nde de 30 gün boyunca suda kalarak 600 kilometrelik rota üzerinde 807 dalış gerçekleştirdi. Çınarcık, Tekirdağ ve Marmara Ereğlisi çukurlarında yapılan ölçümler, üst tabaka hareketliliğinden oksijen taşınımına ve müsilajın dağılımına kadar önemli veriler sundu. Bir ay boyunca Marmara Denizi’nde kalan Deniz Kâşifi, bugüne kadar toplanan en kapsamlı müsilaj ölçümünü gerçekleştirdi. Müsilajın bir ay boyunca sürekli üretildiği, geniş bir alana yayıldığı ve Marmara Denizi’nin yapısal özelliği neticesinde müsilajın akıntılarla su kolonunda nasıl taşındığı ayrıntılı biçimde haritalandı. Özellikle Tekirdağ–Orta Çukur bölgesinde oluşan girdabın, müsilajlı tabakayı yüzeye taşıyarak sistemden daha hızlı uzaklaştırdığı tespit edilirken, bu yapının müsilajı daha hızlı hareket eden yüzey sularına taşıyarak Marmara Denizi’nden daha çabuk uzaklaşmasını sağladığı gözlemlendi. Bu döngü Deniz Kâşifi sayesinde uzun süreli olarak ilk kez tespit edildi. n olan, derin tabakalardan yüzeye besin maddesi taşıyarak plankton üretiminin artırılmasını sağlayan, biyolojik çeşitliliği destekleyen, ısı ve tuzluluk dağılımındaki etkisiyle bölgesel iklim dinamiklerine katkı sağlayan girdapları da ölçümledi. 2025 yılında Akdeniz’de 60 gün boyunca inceleme yapan Deniz Kâşifi, 2 bin 100 kilometreden fazla yol kat ederek 900 dalış gerçekleştirdi. Böylece Deniz Kâşifi ile Akdeniz için can suyu olan deniz girdapları ilk kez bu kadar uzun süreli ölçümlendi. Antalya Körfezi ve açıklarının da dâhil edildiği yeni çalışma sahasında elde edilen ölçümler, Doğu Akdeniz’in beklenenden çok daha dinamik bir girdap yapısına sahip olduğunu gösterdi. Öte yandan Deniz Kâşifi, Antalya’nın yaklaşık 150 kilometre açığında bulunan ve “Batı Kıbrıs Girdabı” olarak bilinen girdapla ilgili de bazı bulgular elde etti. Yapılan derin dalışlar ve erişimi zor olan alandaki sistematik ölçümler, bu zamana kadar görülmediği şekilde girdap yapılarının boyutunu, zaman içindeki hareketini ve lokasyonunu izlemeyi sağladı. Verilere göre, Akdeniz’deki çok sayıda girdap, taşıdıkları ısı ve maddeler sayesinde denizlerin sıcaklığını ve iklimini düzenlemeye yardımcı oluyor. Bu girdapların körfez ve koylara taşıdığı serin ve temiz sular, özellikle Mersin ve Antalya Körfezi gibi kapalı bölgeler için hayati bir ‘havalandırma’ C M Y CM MY CY CMY K
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=