kilde koruyabilmek belki de en önemli süreçtir. O yüzden söylenenlerin doğruluk payını bilimsel olarak ortaya koyduğunuz zaman yanlışlık yapan laboratuvar varsa, o da zaten onun sonucuna katlanmak zonıncla kalacaktır. Öte yandan Türkiye'deki laboratuvarların yanlış sonuç vermesinden ya da güvenilir olmayışından hiç kimse kazanç duymaz. Laboratuvarlar Avrupa'da güvenilir kuruluşlardır, Türkiye'de de güvenin tam olması gerekir. Ama hep duyarız Türkiye'de istediğimiz laboratuvardan istediğimiz sonucu alırız ... Ben 15 senedir laboratuvar işindeyiın, 15 sene önce bu 15 kere söylenebiliyorsa artık en fazla 1 ya da 2 kere söylenebiliyor. Önümüzdeki senelerde mutlaka hiç söylenmeyecek hale gelecektir. Su ve Çevre Teknolojileri: Sorunlarınız neler? Ufuk Malak: Bir kere Türkiye'de tüm kurumlar, devlet kurumları, Türkak, Bakanlıklar, laboratuvarların kalitesini ve sayısını arttırmak için çaba gösteriyor. Dolayısıyla birtakım engeller bu tür kurumlardan kaynaklanmıyor. Ama Türkiye'cle yetişmiş personel eksikliği çok fazla, eğitim eksikliği çok fazla. Avrupa'da 20 senedir devam eden akreditasyon sürecinin Türkiye'de 5-6 senelik olmasından ötürü, laboratuvarlara hizmet eden kurumların sayısında çok eksiklik var. Örneğin bir deney laboratuvarına hizmet edecek kalibrasyon laboratuvarı, onların deneylerini kontrol edecek, laboratuvarlar arası karşılaştırma ve yeterlilik testleri düzenleyebilecek kurumların sayısı çok az. Personel ihtiyacınız olduğu zaman ilan ~ SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ• SAYI 21 verdiğinizde size hitap edebilecek personel bulma imkanımız çok az. Yine doğru eğitim verecek eğitim laboratuvarlarımızın sayısı çok az. Örneğin üniversitelerde bunun ders olarak okutulamaması sorunu var. Çevre mühendisliğinde, kimya mühendisliğinde, gıda mühendisliğinde laboratuvarcılığın, akreditasyonun biraz daha derslere girmesi lazım. Türkiye'cle akreditasyonun, akreclite laboratuvarların yeni olmasından kaynaklanan sıkıntılar var ve kamuoyunda oluşmuş güven eksikliğimiz var. Bunlar laboratuvarcılığın önündeki en önemli eksiklikler. Önce ISO 14001 elenilen Çevre Yönetim Sistemi, OHSAS 18001 elenilen İş Sağlılığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi nasıl ki üniversitelerde ders olarak yer almaya başladıysa, akreditasyon kurumu, akredite laboratuvarlar, bunların özellikleri ele üniversitelerde yavaş yavaş ders olarak okutulmaya başlanması lazım. Mesela çevre laboratuvarlarında en çok çalışacak personel çevre mühendisleri olmalı. Bunlara yönelik de üniversitelerde biraz daha altyapı sağlanmalı. Sadece bizim laboratuvarımızda 17 tane çevre mühendisi çalışıyor. Ama hemen hepsi yaptığımız işi okulda değil burada öğrenerek yapıyorlar. Dolayısıyla çevre mühendisliği ders müfredatına arıtma tesisi yapımı, baca gazı arıtması, katı atık konularının yanında laboratuvarcılık derslerinin ele konulması lazım. Örneğin Çevre Bakanlığı'nın, Çevre Referans Laboratuvarı var, çevre sektöründeki laboratuvarcılığın gelişimine inanılmaz katkı sağlayan, son derece önemli bir kurum. Sürekli eğitimlerle, denetimlerle, kendi personelinin bilgisini artırıyor. Ama elediğim gibi öncelikle üniversitelerde de eğitim konusuna ağırlık verilmeli. Su ve Çevre Teknolojileri: Personele yönelik eğitimleriniz var mı? Ufuk Malak: Türkiye'cleki keneli şirketlerimizden eğitimcilerle düzenlediğimiz eğitimler var. Eğitim konusunda aktif çalışan bir eğitim komitemiz var. Ancak laboratuvarlardaki deneyler çok çeşitli. Bu eğitimlerde daha çok akreditasyomın ve genel prensipleri ve eğitimleri yapılıyor. Türklab'ın verdiği eğitimler genelde laboratuvarlarda çalışan ve bu sorunları yaşayan insanların daha iyi bir eğitim almasına yöneliktir. Geçen sene bu konuda Danimarka'clan özellikle eğitmenler getirdik. Bu eğitmenler Türkiye'cleki değişik otellerde haftanın 4-5 günü akreditasyon, standart ve belirsizlik eğitimleri verdiler. Yine eğitim konusunda Türkiye'cle kalite altyapısının desteklenmesi projesi diye bir projemiz oldu. Bu projede laboratuvarcılık, laboratuvarlar arası karşılaştırma testleri, belirsizlikler gibi konularda yüzlerce kişiyi eğittik. Su ve Çevre Teknolojileri: Sizin ekleyecekleriniz var mı? Ufuk Malak: Burada sızın vasıtanızla bir çağrıda bulunmak istiyorum. Türkiye'de laboratuvarları bir şemsiye altında toplama hedefi ile yola çıkmış ve Avrupa laboratuvarlarının en üst kurumu olan Eurolab'ın Türkiye'deki üyesi Türklab'a; başta çevre alanında faaliyet gösteren laboratuvarlar olmak üzere, tüm deney ve kalibrasyon laboratuvarlarını üye olmaya davet ediyorum. Şirket içi laboratuvarları, dışarıya profesyonel hizmet veren laboratuvarları, kamu laboratuvarlarını, akredite olmak için yola çıkmış, doğru test, deney yapmak için yola çıkmış laboratuvarları ya da kendi tesislerinin performanslarını görmek için kurulan kalite kontrol laboratuvarlarını tüm laboratuvarlarımızı, "Türkiye Laboratuvarları" şemsiyesi altında Avrupa'da da temsil eden Türklab çatısı altında toplanmaya, birleşmeye davet ediyorum. Türklab'a üyelik Türklab'a deney ve kalibrasyon hizmeti veren tüm özel veya kamu laboratuvarları üye olabilir. Üyelik için web sayfasında yer alan formu doldurmak yeterli. Daha sonra ilk yönetim kurulu toplantısında başvuru sahibinin üyeliğe kabulü ile ilgili karar alınıyor. 2008 yılı üyelik ücretleri ise, bir defaya mahsus ödenecek 300 YTL giriş aidatı ve 600 YTL yıllık üyelik aidatı olarak belirlenmiştir.
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=