Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi 17. Sayı (Kasım-Aralık 2007)

izlenimler 1 TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Halil Gezer; "Sürdürülebilir bir büyüme sürdürülebilir çevre politikası ile gerçekleşmelidir" T MOB TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Halil Gezer de sürdürülebilir bir büyüme ve kalkınmanın, 'Sürdürülebilir Çevre Politikası' ile gerçekleşmesi gerektiğini belirttiği konuşmasında bunun yolunun ela her boyutu ile planlı bir kalkınma ve sanayileşme politikasından geçtiğini söyledi. Halil Gezer, son dönemde altın madenciliği üzerine ülkemizde yaşanan gelişmelere ele değinerek şunları söyledi; "Ülkede bir 'Altına Hücum' hareketi başlatılmıştır. Bu hareket, gözü dönmüşçesine doğa, çevre, insan, yasa, hukuk dinlemeden, nerede ve nasıl olursa olsun, en ilkel yöntemlerle madencilik yapmak istemektedir. En son Bayındır'cla onlarca hektar alanda arama ruhsatı verilmiştir. Bergama'cla yıllarca her türlü hukuksuzlukla, her türlü bilimsel rapor ve mahkeme kararlarına rağmen madencilik yapılmıştır. Bölgenin haritası değişmiştir. Atık tepecikleri oluşmuştur. Defalarca şirket adı değişmiş, madenci değişmiş zarar devam etmiştir. Maden bitmiş madencideki hırs bitme- ~ SU VEÇEVRE TEKNOLOJİLERİ• SAYI 17 miştir. Kozak Yaylası'na gözünü dikmiş ve üç kat daha kapasite artırımı yapmak istemektedir. Efemçukuru Köyü'ncle altın madeni arama çalışmaları devam etmektedir. Burasının 'içme suyu' amaçlı Çamlı Barajı Havzası'nda olması, madenciyi hiç ilgilendirmemektedir. Yıllar önce halkın muhalefetiyle engellenen termik santralin öcü alınmak istenir gibi Aliağa'da ithal fosil yakıta dayalı termik santraller kurulmak istenmektedir. Aliağa dünyanın çöplüğü sanılmakta, her türlü tehlikeli atık ve tonlarca asbest içeren gemiler burada sökülmek istenmektedir. Bugün ülke gündemini işgal eden çok önemli bir konu daha var; 'Kazdağları'!!! Buradan 'Çanakkale Geçilmez' diyenlerden ve Çanakkale'yi geçilmez kılanlardan olan dedemi ve emperyalizme karşı mücadele veren tüm bağımsızlık savaşçısı şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Bugün Kazdağları'nın yine aynı emperyalist güçlerin sermayesi tarafından talan edilmesine karşı mücadele eden tüm yurtsever insanlara buradan sevgi ve selamlarımı gönderiyorum. Doğaya, çevreye, vatanına sahip çıkanlara ajan muamelesi yapan anlayışı şiddetle kınıyorum". Kongre Sonuç Bildirgesi • Çevre bilimi ve mühendisliğinde kullanılan terim ve kavramlarda konsensüs sağlanması ve metodolojiye ihtiyaç olduğu, • Sürdürülebilir kalkınma politikaları yerine korumacı, iyileştirici ve geliştirici bütünleşik çevre politikalarının temel alınması gerektiği, • Çevre Mühendisliği alanında hizmet üreten/veren kurum ve kuruluşlarda, çevre mühendisleri istihdamının yeterli olmadığı ve arttırılması gerektiği, • Ülkemizde çevresel etki değerlendirmesi uygulamalarında yaşanan siyasi, idari ve hukuki sorunların bu yönetim aracının kurumsallaşmasına engel olduğu, • Evrensel niteliği olan çevresel değerlerin insanların geleceğine ve refahına karşı olmadığı ve yaşamı temel aldığı için tüm değerlerin üstünde tutulması gerektiği, • Ülkemizde çevre yönetim araçlarının çevre politikalarına, kurumsallaşmaya, mevzuata yeteri kadar yansımadığı ve mevcut mevzuatın uygulamasında ciddi sorunlar yaşandığı, • Ülkemizde çevre yönetiminden sorumlu kuruluş olan Çevre ve Orman Bakanlığı'nın yetkili olduğu kadar sorumlu olduğunun da unutulmaması gerektiği, • Sermayenin küreselleşmesinin gittikçe hız kazanması ile kapitalist üretim biçiminin ülkelerin farklı kamu hizmetleri üzerindeki baskıları artırdığı ve özellikle dünyada yaşanan ekolojik krizi de kullanarak yeni bir sektörü; "çevre sektörünü" keşfettiği, • Çevresel hizmetlerin kar amacı olmayan kamu kurumları tarafından sağlanması gerektiği ve "herkesin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı"nın korunması olarak dile getirilmiştir.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=