E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ANADOLU FLYGT
MAS DAF
INEVA TÜRKİYE
SİSDOZ

Cradle to Cradle 2018 Kongresi Lüneburg'ta Yapıldı

Cradle to Cradle 2018 Kongresi Lüneburg'ta Yapıldı

15 Ekim 2018 Pazartesi / 16:05 | KONGRE
123. Sayı (Ekim 2018)

Cradle to Cradle (Beşikten Beşiğe) Kongresi bu sene “Moda ve Tekstil”e odaklandı... Prof. Dr. Hulusi Barlas, Şebnem Aybige Şener ve Eda İkizoğlu’ndan oluşan EPEA (Environmental Protection Encouragement Agency) Türkiye ekibinin de katıldığı Kongre, “Beşikten Beşiğe” düşüncesinin endüstriyel uygulamalarda hızla yayılmakta olduğunu bir kez daha gösterdi.

Dünyanın en büyük Cradle to Cradle (Beşikten Beşiğe) Platformu olan “C2C Kongresi”nin beşincisi, 14 ve 15 Eylül 2018 tarihlerinde Lüneburg’taki Leuphana Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Kongre’ye Prof. Dr. Hulusi Barlas, Şebnem Aybige Şener ve Eda İkizoğlu’ndan oluşan EPEA (Environmental Protection Encouragement Agency) Türkiye ekibi de katıldı.

Bu yıl tekstil ağırlıklı konulara öncelik verilen Kongre’ye yaklaşık sekiz yüz kişi katıldı. Aşağı Saksonya Çevre Bakanı Olaf Lies’in himayesinde gerçekleşen Kongre’nin açılışında Olaf Lies’in yanı sıra Almanya’nın en önde gelen bilim adamı ve politikacılarından Prof. Dr. Ernst Ulrich von Weizsaecker ile Beşikten Beşiğe konseptinin fikir babası Prof. Dr. Michael Braungart’ın eşi olan Aşağı Saksonya eski Çevre Bakanı Dr. Monika Griefahn yeni yollara gidilmesi ve yaratıcı düşünce üzerine önemli konuşmalar yaptılar.

Bu yıl beşincisi yapılan C2C Kongresi’nde, daha önceki yıllardan farklı olarak “C2C Bilim Sempozyumu/C2C Science Symposium”, “Döngüsel Tekstil Sempozyumu/Circular Textiles Symposium” ve “Sağlıklı Basım Sempozyumu/Healthy Printing Symposium” gibi bağlantılı toplantılar da Kongre ile aynı anda gerçekleştirildi. 50 konuşmacı, 4 harekete geçirici konuşma, 3 panel ve 9 interaktif forum 2018 Kongresi’nde yer aldı.

5. C2C Kongresi’nin ana ekseni olarak “Moda ve Tekstil” seçilmişti. Birçok işletme üretimlerini Cradle to Cradle prensiplerine uygun şekilde değiştirerek koleksiyonlarını C2C’ye göre üretmeye başladılar. Bunlardan C&A İnovasyon Yöneticisi ve Avrupa Yönetim Kurulu Üyesi Donald Brwenninkmeijer, C&A’nın neden C2C kararı verdiğini ve bunun için nasıl değişikliklere gittiklerini açıklayan bir konuşma gerçekleştirdi. Tekstil endüstrisinde C2C sertifikasyonu için işbirliği ve bilgi alışverişinin önemini vurguladı. Berlin merkezli Yararlı Tasarım Enstitüsü (Beneficial Design Institute) Kurucusu Prof. Friederike von Wedel-Parlow ise tekstil ve moda alanındaki tasarım sırasında kullanılmış malzemelerin tekrar üretime geri döndürülmesindeki zorlukların aşılması üzerine konuştu. C2C ürünlerinde biyolojik parçalanabilen polyesterin kullanımını vurguladı. Sadece ürüne odaklanılması değil, geri toplamayı da içeren toplam iş modeline dikkat çekti.

Melawear firması kurucusu Henning Siedentopf, tekstil alanındaki startup firmaların önemini kendi örneğinde açıkladı. C2C prensiplerine göre tekstil ürünleri üretmenin zorluklarını, en yüksek sosyal ve çevre standartlarını hedeflemenin getirilerini anlattı.

C2C sertifikasyonu konusunda üç uzman (Dr. Rossitza Krueger/Fairtrade International, Dr. Susan Klosterhaus/ C2CPII Başkan Yardımcısı ve Haixang Quian/EPEA International), EPEA International yöneticilerinden Katja Hansen’in moderatörlüğünde bir panel tartışmada bir araya geldi. Konuşmacılar çeşitli C2C koleksiyonlarının sertifikalandırılmasını sundular ve çok uzun yıllardır C2C standartlarına göre tekstillerin üretilebildiğini ortaya koydular. Daha çok işletmenin aynı yola girmesinin gerekliliğinin altını çizdiler.

Cradle to Cradle konseptinin yaratıcısı Prof. Dr. Michael Braungart her zamanki eğlendirici anlatım biçimiyle plastikler konusunu ve bu konudaki azaltma-vazgeçme tartışmalarını ele aldı.

Plastiği kötüleyip durmak yerine yeni ticaret modelleri geliştirilmesinin gerektiğini öne sürdü. Polyesterin bir hizmet olarak düşünülmesi ve sonra da biyolojik parçalanır hale getirilmesi ve bu haliyle de tekstillerde kullanılmaya devam edilmesi önerisini yaptı. Braungart, azaltmanın da, yanlışı mükemmelleştirmek veya doğayı romantize etmek gibi bir işe yaramayacağını, sonuçta koyunun da halı yapmak için yaratılmadığını anlattı.

Laufenmühle firmasından Volker Steidel, geçtiğimiz yıllarda tekstil alanında sayısız C2C projesine imza attıklarını ve bunlar arasında en önemlisinin ise biyolojik çevrime uygun infinito-polimeri olduğunu, bu malzeme ile perdeler, iş kıyafetleri, yataklar, çamaşırlar ve çoraplar hatta içecek şişeleri üretildiğini belirtti. İnfinito’nun petrol bazlı olduğunu, PET, PE, PP veya PES benzeri teknik özelliklere sahip olduğunu ve biyolojik olarak ayrışabildiğini de ekledi.

Bu ve benzeri konuşmalar iki gün boyunca Lüneburg’ta Cradle to Cradle ve pozitif uygulamalarını öne çıkardı. Kongreye gösterilen büyük ilgi Beşikten Beşiğe düşüncesinin endüstriyel uygulamalarda hızla yayılmakta olduğunu gösteriyordu. 

Kongre’ye katılan EPEA Türkiye ekibinden Eda İkizoğlu, özellikle Almanya’da satılan tekstil ürünlerinin yüzde 90’dan fazlasının Çin, Türkiye ve Bengaldeş’te üretildiğini, ithalatçı firmaların zorlamasıyla önemli Türk tekstil işletmelerinin de C2C sertifikası almak üzere kendilerine başvurduklarını, bu nedenle EPEA Türkiye’nin de önümüzdeki günlerde Beşikten Beşiğe çalışmalarını çok yönlü yoğunlaştıracağını ifade etti.


 


İlginizi çekebilir...

3. Uluslararası Sürdürülebilir Su Yönetimi Kongresi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU Genel Müdürlüğü ve İZFAŞ'ın ortak organizasyonu ile düzenlenen 3. Uluslararası Sürdürülebilir Su Yönetimi Kongresi, ...
30 Ekim 2015 Cuma / 14:55

11. Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi Bursa'da Yapıldı

Çevre Mühendisleri Odası tarafından bu yıl 11.'si düzenlenen Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi, "Çevre Yönetimi" ana teması ile 15-17 Ekim 2015 tarih...
30 Ekim 2015 Cuma / 14:52