E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
SİSDOZ
MAS DAF
ANADOLU FLYGT
INEVA TÜRKİYE

"Ultrafiltrasyon Geleceğin Arıtma Teknolojisi Olacak"

"Ultrafiltrasyon Geleceğin Arıtma Teknolojisi Olacak"

15 Ekim 2018 Pazartesi / 15:16 | RÖPORTAJ
123. Sayı (Ekim 2018)

Akkim firmasının Yalova’da bulunan üretim tesisini ziyaret ederek Satış ve Pazarlama Direktörü Burç Yıldırım ve Satış ile Pazarlama Bölüm Yöneticisi Burak Dalkılıç’tan, ultrafiltrasyon membranları konusundaki çalışmalarıyla ilgili bilgi aldık. Ultrafiltrasyon membranlarının üretiminde yüzde 80 oranından yerlilik belgesine sahip olan firmanın, ürünün geleceğiyle ilgili önemli hedefleri bulunuyor.

SU VE ÇEVRE: Öncelikle Akkim hakkında kısa bir bilgi alabilir miyiz?

BURÇ YILDIRIM: Akkim 1977 yılında kurulmuş ve Türkiye’nin en büyük kimyasal üretim yapan firmalarında bir tanesi. Temel kimyasallar ve performans kimyasalları olmak üzere iki ana iş kolumuz bulunuyor. Performans kimyasalları konusunda ise özellikle “su”, önemli bir iş alanını oluşturuyor. Ultrafiltrasyon (UF) membranları, Akkim’in tamamlayıcı bir ürünü olarak bu iş koluna katılmış durumda. Akkim kurulduğu günden bu yana geçen 40 yılı aşkın sürede, yıllık 600 bin tona yakın kimyasal madde üretim kapasitesine ulaşmış bir firma. Son iki yıldır da bildiğiniz gibi membran teknolojisine yönelerek sektörde faaliyet göstermeye başladı. Ultrafiltrasyon projesinin ise holding bünyesinde yer alan “Aksa Akrilik” şirketinin katma değerli elyaflar üretme düşüncesi ile ortaya çıkan ve şirkettin uzun yıllar süresince tecrübe ettiği fiber üretme teknolojisinin birkaç adım geliştirilmiş hali olduğunu söyleyebiliriz. Bu proje 5-6 yıllık bir Ar-Ge çalışmasının sonrasında hayata geçti. Ar-Ge çalışmaları fiber üretimi ile başlayan ve ileri arıtma teknolojisi olarak sunulmasına kadar uzanan bir süreci kapsıyor. Son iki yıldır yapılan çalışmalarla proje ticari bir faaliyet haline gelmiş durumda. Bu proje yaklaşık 35 milyon dolarlık bir yatırımı kapsıyor. Akualys markasıyla üretimini gerçekleştirdiğimiz ürünün farklı ülkelerde tescilini de yaparak bir Türk ürününü satışını gerçekleştiriyoruz.

SU VE ÇEVRE: İki senelik süre zarfında ürününüzün kullanım alanları ve referansları hakkında bilgi verebilir misiniz?

BURÇ YILDIRIM: Bizim hesaplarımıza göre, iki senelik süreç içerisinde lokal ultrafiltrasyon pazarında yüzde 50 seviyesine ulaşmış durumdayız. Firma olarak kapasitemiz bu seviyenin çok daha üzerinde; dolayısıyla ürünümüzü ihraç pazarlarda da çok iyi bir şekilde tanıtmamız gerekiyor. Konsantrasyonumuzu da bu yönde giderek güçlendiriyoruz.

Yurtiçi pazarda projelere odaklanırken, büyük ya da küçük proje ayrımına gitmeden, faaliyetlerimizi gerçekleştirdik ve bu pazarı bir şekilde domine etmemiz gerektiğini bilerek hareket ettik. Hem teknolojik anlamda hem de fiyat anlamında pazara rekabetçi ürünler sunduk. Kamu tarafına da değinecek olursak, yerli ve milli ürüne ciddi anlamda bir ilgi bulunmakta. TÜBİTAK’ın da desteğiyle geliştirilen bu proje DSİ’de ve yerel belediyelerdeki yetkililer tarafında olumlu bir şekilde karşılandı. Bu alanda Türkiye pazarının daha da büyüyeceğini düşünerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

BURAK DALKILIÇ: Akualys markası ile üretimini gerçekleştirdiğimiz UF modülümüz yerli malı belgesine sahip. Çoğu ürün zar zor %50’nin üzerine çıkarken bizim yerlilik oranımız %80. Bu yüzde çok önemli. Sadece bazı kimyasal hammaddelerin girişi ithal olarak gerçekleşiyor. UF modülümüz tamamen bizim Ar-Ge çalışmalarımızla, devlet desteği de alarak geliştirilmiş bir üründür. Üretim aşamasına geçildiğinde, ileri teknolojik ürün kategorisinde değerlendirilip devlet teşviki verilmiş bir üründür.

Fiber çekme işlemini Yalova tesisimizde gerçekleştiriyoruz. Fiberlerin üretimi sonrasında fiberlerden UF modüllerinin üretilmesi de Yalova tesisimizde yapılıyor. UF modülümüz, Akkim’in sahip olduğu kalite belgelerine ek olarak, TSE ve NSF belgelerini de almaya hak kazandı.

SU VE ÇEVRE: Ürününüz için Türkiye’de belirlemiş olduğunuz hedef pazarlardan ve satış stratejilerinizden bahsedebilir misiniz?

BURAK DALKILIÇ: Amacımız arıtma sistemi kuran OEM firmalara UF modülü tedarik etmek. Aynı zamanda kamu kurumları, yerel yönetimler ve endüstriye yönelik tanıtım faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Şimdiye kadar ürünümüzle ilgili olumlu geribildirimler aldık. Özellikle yerli ve milli üretimin öneminin arttığı bu konjonktürde çok daha fazla artı fayda yaratacağımızı düşünüyorum. Ülkemizde üretim yapmamız proje, satış, stok ve saha desteği gibi birçok konuda çok kısa sürede çözüm üretebildiğimiz için avantaj sağlıyor. 

BURÇ YILDIRIM: Yerli ve milli bir üretim sağlıyor olmamızın önemli bir artısı da firmaların ithal ürünü alma mecburiyetini ortadan kaldırmış olmamız.

Küçük boyuta bir firma iki modülle kompakt bir sistem kurmak istediğinde, ürünleri yurtdışından ithal etmek yerine bizden almayı tercih ediyor ve bu firmaya finansal olarak avantajlar da sağlıyor.

SU VE ÇEVRE: Ürenleriniz fiyat açısından sağlamış olduğu avantajlardan bahsedebilir misiniz? İthal ürünlere göre yüzdelik olarak ne kadarlık bir avantaj sağlıyorsunuz?

BURAK DALKILIÇ: Proje bazlı fiyatlandırma yapıyoruz. Hem ürün kalitemiz hem de verdiğimiz hizmet kalitesine ek olarak rekabetçi fiyatlarımız ile tercih edilir oluyoruz. 2018 yılı içerisinde hedeflediğimiz tüm referans projeleri kazandık. Şu anda yeraltı ve yer üstü suları, deniz suyu ve geri kazanım konularında kendinden söz ettiren projelerimiz mevcut. Bu projelerin fiyat fayda oranı, kalite ve hizmet açısından sağladığımızı avantajları kanıtladığını düşünüyorum. 

BURÇ YILDIRIM: Ürün kimyasal ağırlıklı olduğu kadar aynı zamanda işçilik ağırlıklı da bir ürün. Bu nedenle rekabetçilik konusundan yabancı firmalara göre avantajlarımız bulunuyor. Kalite olarak düşündüğümüzde de uluslararası firmalarla rekabet edebilecek seviyede olduğumuzu söyleyebilirim. 

SU VE ÇEVRE: İhracata yönelik satışlarınız oldu mu?

BURAK DALKILIÇ: Avrupa, Afrika ve Orta Doğu’da çeşitli projeler gerçekleştirdik. Hedefimiz daha büyük projelerin altına imza atmak. Aynı zamanda Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bizim için önemli hedef ihracat bölgeleri arasında. Bu bölgelerde temsilcilikler oluşturduk. Temsilciliklerimiz ile birlikte çeşitli projeler üzerinde çalışmalarımız devam etmekte.

SU VE ÇEVRE: Ultrafiltrasyon üretimi ve üretim sürekliliğinin sağlanmasındaki süreçlerden bahsedebilir misiniz?

BURÇ YILDIRIM: Üretim tesisinin kurulmasının ve sürdürülebilir bir üretimin sağlanması ciddi anlamda zorluklar içeriyor. Fiberin üretimi sırasında tesisteki sıcaklığın belli bir standartta olması gerekiyor. Bu nedenle tesiste birkaç milyon dolarlık iklimlendirme sistemi kuruldu. Geçmişten gelen fiber bilgimiz yeni üretimimizde oldukça fayda sağladı. Üretimde tekrarlanabilirlik çok önemli bir konu; bunula birlikte ürünün gelecek dönemde daha verimli bir şekilde üretmek de bizim için aynı derecede öneme sahip. Ar-Ge çalışmalarımız, yayınlarımız ve akademik çalışmalarımız ve ürün geliştireme hedeflerimiz devam ediyor. Ar-Ge ve Ür-Ge alanında odaklandığımız nokta, ürünün farklı özelliklerde üretimini sağlamak, antifouling özelliğini geliştirmek, kimyasal ve mekanik açıdan daha dayanıklı hale getirmek. Üretmiş olduğunuz fiber, PVDF bazlı ve kimyasal dayanım açısından bütün rakiplerinin birkaç kat ötesinde. Mekanik anlamda da çok dayanıklı bir ürün, yaptığımız çalışmalarla kendi seviyesinin birkaç adım ötesine geçmeyi hedefliyoruz.

SU VE ÇEVRE: Bir üretici firma olarak, üretim ve teknoloji açısından düşünürsek, çevre konusunda sektörel değerlendirmeleriniz nasıl olur?

BURAK DALKILIÇ: Türkiye’de ve dünyada eski teknoloji ile çalışan tesislerin yeni teknolojilere ayak uydurması gerektiğini düşünüyoruz. Kum filtresi gibi eski teknolojilerin yerine UF gibi daha hassas arıtım yapan yeni teknolojilerin kullanılması ürün kalitesi ve insan sağlığı açısından çok daha iyi ve verimli sonuçlar yaratacaktır. Zaman içerisinde sektör oyuncularının da bu şekilde pozisyon alacaklarını düşünüyoruz. Su fakiri bir ülke olmamak için atık sularımızı geri kazanmamız, denizlerimizden faydalanmamız ve kontrollü üretim-tüketim yapmamız gerekiyor. Bugün olduğu gibi gelecekte de membran teknolojilerine ihtiyaç duyacağız. Bu anlamda Akkim gibi sektör için teknoloji üreten firmaların, yine sektör tarafından desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

BURÇ YILDIRIM: Kum filtreleri birçok firma tarafından kullanılıyor olmasına rağmen çok fazla olumsuz yönü bulunuyor. Çalışan bir sistem olarak görülebilir olmasına karşın ultrafiltrasyonun sağladığı standart su kalitesini sağlamaktan çok uzak bir durumda. Ülke olarak arıtma teknolojilerinde kötü bir seviyede değiliz, buna karşın geri kazanma konusunda daha fazla yol kat etmemiz gerekiyor. OSB’lerin birçoğundan suyun geri kazanımı konusunda yeterli seviyede faaliyetin olduğunu söyleyemeyiz. Gelecekte ileri arıtma teknolojilerine yönelik ihtiyaç artacak ve ultrafiltrasyon sektörü de büyüyerek gelişecek. Bu gelişim sadece ülkemizde değil bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde de görülecek. Avrupa ülkeleri ve Japonya gibi örneklere baktığımızda bu gibi teknolojileri çok uzun süredir kullanıldığını görebiliriz. Türkiye bulunduğu coğrafyada ekonomik ve sosyolojik bir lider konumunda. Ülkemizde gerçekleştireceğimiz uygulamalar bölgemizde yer alan ve bizim gibi gelişmekte olan ülkelere de yansıyacaktır.

BURAK DALKILIÇ: Geri kazanımın önemli olacağını düşünüyoruz. Türkiye gibi enerji açısında çok zengin olamayan ülkelerde, daha az enerji harcayarak geri dönüşüm sağlayabilen düşük basınçlı membran pazarının ve geri kazanım projelerinin yarattığı finansal avantaj düşünülürse, bu projelerin ana bileşenlerinden biri olan özellikle Akulays gibi dışarıdan içeri doğru çalışan PVDF ultrafiltrasyon modüllerinin geleceğinin daha da parlak olduğu çok açık.

Ek olarak; 320 modüllü Aksaray Belediyesi Arıtma Tesisi projesi, 84 modüllü 3. Havalimanı atık su geri kazanım projesi gibi yeni projeleri kazanırken, mevcut yabancı menşeili membranlar ile kurulmuş projelerde de değişim işleri de kazandık. İzmit körfezinde mevcut deniz suyu sistemlerinin ön filtresi olarak kullanılan yatay tip UF ürünler yerine 168 adet Akulays UF modülü çalışıyor.

SU VE ÇEVRE: Firma olarak hayata geçirmiş olduğunuz projelerin detaylarından bahsedebilir misiniz?

BURAK DALKILIÇ: AKSA Akrilik Kimya’nın, Yalova’daki tesisinde 2015 yılında 24.000 m3/gün kapasiteye sahip deniz suyu arıtma tesisinin kurulumunu gerçekleştirdik. Ultrafiltrasyon modülleri, akrilik elyaf tesisi için proses suyu üretmek üzere kurulmuş olan ters ozmoz (RO) sistemi öncesinde, RO ön filtresi olarak çalışıyor. Akkim Kimya’nın Akualys UF modül teknolojisi, yüksek performans, çok düşük kimyasal ve enerji tüketimi gibi avantajlı özellikleri ile revizyon projesi kapsamında tercih edildi. Akkim Akualys ultrafiltrasyon modülleri 270 m3/h kapasiteli birinci aşama sistemde çalışmaya başladı.

5.700.000 ton kapasite çimento üretimine sahip Nuh Çimento, Körfez-Kocaeli tesisinde 2007 yılında 17.000m3/gün kapasiteye sahip deniz suyu arıtma tesisi kuruldu. Bu projede de ultrafiltrasyon modülleri, çimento tesisi için proses suyu üretmek üzere kurulmuş olan ters ozmoz (RO) sistemi öncesinde, RO ön filtresi olarak çalışıyor. Akkim Akualys ultrafiltrasyon modülleri 720 m3/h kapasiteli birinci aşama sistemde çalışmaya başladı.

2018 yılında, yıllık 90.000.000 yolcu kapasiteli 3. havalimanının tüm saha geneli atıksu, yağmur suyu, kullanma suları toplanıp arıtılmak üzere 5.040 m3/günlük UF geri kazanım tesisinin kurulumu gerçekleştirildi.

Tuzla Deri OSB’nin arıtılmış arıtım suyunu geri kazanmak üretmek üzere kurulmuş olan ters ozmoz (RO) sistemi öncesinde, RO ön filtresi olarak çalışıyor. Akkim Akualys ultrafiltrasyon modülleri 600 m3/h kapasiteli birinci aşama sistemde çalışmaya başladı.


 


İlginizi çekebilir...

"Atık Yönetimi Bütüncül Bir Şekilde Ele Alınmalı"

Atık yönetiminin çevresel katkıları kadar ekonomik açıdan da önemli avantajları bulunuyor. Dergimizin sorularını yanıtlayan IFAT Eurasia Proje Müdürü ...
12 Kasım 2018 Pazartesi / 12:59

HATSU Genel Müdürü Mehmet Çaparali: "Önceliğimiz İnsan Sağlığı"

Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (HATSU), yaklaşık dört sene önce kurulmasına rağmen kısa zamanda önemli projelere imza attı....
12 Eylül 2018 Çarşamba / 16:51

ASKİ Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı: 'Kısa Sürede Belli Bir Mesafe Kat Ettik'

2010'dan bu yana Bakanlık'taki etkin görevlerinin ve en son üstlendiği Müsteşar Yardımcılığı görevinin ardından aralık ayında ASKİ Genel Müdür...
27 Nisan 2018 Cuma / 15:15