E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ANADOLU FLYGT
INEVA TÜRKİYE
SİSDOZ
MAS DAF

Risk Odaklı Kentsel Su ve Atıksu Yönetimi ve İSKİ Kurumsal Risk Yönetim Modeli

Risk Odaklı Kentsel Su ve Atıksu Yönetimi ve İSKİ Kurumsal Risk Yönetim Modeli

19 Şubat 2018 Pazartesi / 13:24 | MAKALE
115. Sayı (Şubat 2018)
12 kez okundu

Prof. Dr. Adem ESEN
İSKİ Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi

Ramazan ORUÇ
İSKİ Stratejik Planlama Şube Müdürü

Neslihan KAYA
İSKİ Stratejik Planlama Şefi

1. Giriş

Günümüzde hemen her alanda karşılaştığımız “Risk” kavramı, söz konusu kentsel hizmetler olduğunda daha da önem kazanmaktadır. Genel anlamıyla riskin, karşılaşılması arzu edilmeyen olumsuz ihtimaller olduğu düşünülürse, riskler öngörülmeden sürdürülen kentsel hizmetlerin aksama olasılığı oldukça yüksektir. 

Yüksek riskleri ihtiva eden kentsel hizmetlerin en başında su ve atıksu yönetimi gelmektedir. Çevre ve insan sağlığıyla yakından ilgili olan bu hizmetlerin sürdürülebilirliğinin aksaması veya hizmet kalitesinde yaşanabilecek herhangi bir düşüş, olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Mali krizleri önlemeye yönelik olarak geliştirilen risk yönetim metotlarının kamusal hizmetlerde uygulanması çok daha anlamlı faydaların oluşmasına katkı sağlayacaktır. Riskin gerçekleşmesi halinde oluşabilecek çevre tahribatı veya sağlık kaybı, mali krizlerde yaşanabilecek para kayıplarından çok daha elzemdir.

Risk Yönetimi, organizasyonların iş ve işlemlerini yerine getirirken, karşılaşabilecekleri belirsizliklerin önceden tahmin edilebilmesine ve öngörülen bu belirsizliklerin yaşatabileceği olumsuz koşulların önlenebilmesine yönelik tedbirler geliştirilmesine imkân veren bir yönetim biçimidir. Yüksek risk ihtiva eden sektörlerde, işleyişte sürprizlerle karşılaşılmasını önlemek için Kurumsal Risk Yönetimi modelinin hayata geçirilmesi oldukça önemlidir. Kamusal faaliyetler ve kentsel hizmetler gözönünde bulundurulduğunda risk seviyesinin yüksek olduğu aşikârdır.

Yapılan bu çalışmada Kurumsal Risk Yönetimi, kentsel su ve atıksu yönetiminde risk, İSKİ Kurumsal Risk Analizi çalışmaları kapsamında uygulanan risk yönetim metodolojisi ve çalışmanın sonuçları ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır.

2. Risk ve Riske Ait Temel Kavramlar

Risk, Fransızca kökenli bir kelime olup, “Risque” kelimesinden gelmektedir. “Bir zarara, bir kayba, bir tehlikeye yol açabilecek bir olayın ortaya çıkma olasılığı” (Büyük Larausse, 1986: 9843) anlamına gelen risk kavramı, değişik sektörlerde farklı şekillerde tanımlanmaktadır.

Sigortacılık alanında risk, yitirme tehlikesinin varlığı, yitirme ihtimali, belirsizlik, gerçek sonucun beklenen sonuçtan farklı olması ihtimali, beklenen durumdan başka herhangi bir durumun ortaya çıkması ihtimali olarak tanımlanırken; bankacılıkta risk, verilen bir kredinin veya girişilen bir taahhüdün tahsilinde ya da yerine getirilmesinde başarısızlık ihtimali anlamına gelmektedir. Kamuda risk, kamusal faaliyetlerin yerine getirilmesi ve hizmetlerin vatandaşa ulaştırılmasını kısmen veya tamamen ortadan kaldırabilecek, hizmet kalitesini etkileyebilecek ihtimallerin bütünüdür. Bu çerçevede ele alındığında risk kavramının farklı sektörler için farklı önem düzeylerinde değerlendirildiği açıkça görülmektedir.

Kurumsal Risk Yönetimi felsefesine geçmeden önce aşağıdaki kavramları kısaca açıklamakta yarar vardır;

Risk: Organizasyonların hedeflerine ulaşmak için gerçekleştirdikleri faaliyetler sonucunda maruz kalınan ve kurumun devamını sağlamak için etkili bir şekilde yönetilmesi gereken belirsizlikleri ifade eder.

Olasılık (İhtimal): Riskin gerçekleşme ihtimalidir. Olasılık kelimesi bazen “Yüksek, orta, düşük” gibi nitel ifadelerle, bazen de “Yüzde, gerçekleşme sıklığı” gibi nicel değerlerle ifade edilir.

Etki: Bir olayın meydana getirdiği sonuç veya yarattığı tesiri ifade eder.

Risk Puanı: Etkinin olasılıkla çarpımıdır.

Ham Risk: Kontrol faaliyetleri bulunmadığı takdirde kurum içerisinde riskin oluşma olasılığı ve etkisidir.

Kalıntı Risk: Yönetimin, riskin olasılık ya da etkisini azaltmak üzere aldığı aksiyonlardan sonra kalan risktir.

Risk İştahı: Kurumun kabul etmeye hazır olduğu risk seviyesidir.

Finansal Riskler: Kurumun etkin bir mali yönetim kurmasını ve kontrol ortamını zedeleyebilecek finansal kararlar, zarar doğurabilecek konulardır.

Operasyonel Riskler: Kurum süreçlerinin işleyişini ve kurumun günlük operasyonlarını etkileyebilecek risklerdir. Örneğin;

Stratejik Riskler: Kurumu etkileyebilecek stratejiler, politik, siyasi veya kurumun işleyişini etkileyebilecek organizasyonel, yasal ve düzenleyici değişikliklerdir. Örneğin;

Uyum Riskleri: Kurumun uymakla yükümlü olduğu kanun ve diğer mevzuatlara uyumsuzluk halleridir. Örneğin; 

Kontrol: Riski azaltan önlemdir. Kontroller, riski azaltan her türlü süreç, politika, araç, uygulama veya diğer faaliyetleri içerir.

3. RİSK YÖNETİMİ

“Risk Yönetimi” tabiri ilk kez 1950’li yılların sonlarında Amerika Birleşik Devletleri’nde kullanılmaya başlanmıştır. İlk zamanlar sigortacılıkla beraber ele alınmış ve sigortacılık içinde yer almıştır. Risk yönetimi, kişi ve kurumların finansal pozisyonlarının ne kadar risk taşıdığının belirlenmesi ve bu ölçütün kabul edilebilir bir risk seviyesine çekilmesidir.

Risk yönetiminin amacı, işletmenin kararlılık içerisinde faaliyetine devamı için gerekli düzenlemeleri sağlamak ve organizasyondaki mal ve kişilerin korunması ile işletmenin kazanma gücünü korumaktır. Böylece risk yönetimi, organizasyonda oluşabilecek beklenmeyen kayıpların en düşük maliyetle kontrol altına alınması için gerekli kaynakların ve faaliyetlerinin planlanması, organizasyonu, yönetilmesi ve kontrol edilmesi olarak tanımlanabilir.

Risk yönetimi, risklerin tespit edilmesi, değerlendirilmesi, risklere cevap verilmesi, risklerin düzenli olarak gözden geçirilmesi ve raporlanması aşamalarını kapsar. Risk yönetimi “Risk almamak” demek değildir, doğru riski doğru maliyetle üstlenme sanatıdır. Risk yönetiminin tutarlılığını sağlamak üzere idarenin tamamında aynı şekilde uygulanması gerekir ki, bu da “Kurumsal Risk Yönetimi” kavramını ortaya çıkarmaktadır.

3.1. Risk Yönetim Süreci

Risk yönetim süreci birbirine bağımlı 4 işlem basamağından oluşur. Bu basamaklar aşağıda yer almaktadır:

Riskin Tanımlanması: Risk yönetiminde, riskin tanımlanması en önemli basamaktır. Riskin tanımlanması, riskin erken teşhisi anlamına gelmektedir. Risklerin tespit edilmesi, idarenin/birimin hedeflerine ulaşmasını engelleyen veya zorlaştıran risklerin, önceden tanımlanmış yöntemlerle belirlenmesi, gruplandırılması ve güncellenmesi sürecidir.

Riskin Değerlendirilmesi ve Hesaplanması: Risk değerlendirme süreci, riskler tespit edildikten sonra risklerin ölçülmesi ve önceliklendirilmesi aşamalarını kapsar. Risk ölçülmesi, tespit edilmiş risklere karşılık verilip verilmeyeceğine ve karşılık verilecekse fayda/maliyet dengesi açısından en uygun olan karşılığın seçilmesine yardımcı olur. Önceliklendirme ise risklerin öncelik sırasına göre listelenmesidir.

Risklere Cevap Verilmesi: Risklere cevap vermek için öncelikle fayda maliyet analizi yapılmalıdır. Riskin tehditleri yanında fırsatları da mevcut olabilir. Eğer fırsatlar cezbedici bir nitelik taşıyorsa ve risklerin oluşmasıyla ortaya çıkacak mali, itibari, çevresel, sosyal vb. kayıplar düşükse fayda maliyet analizi olumlu yönde sinyaller verecektir. Bunun tersi de mümkündür ve tüm bu hususlar risk iştahı ve risk toleransı ile ilişkilidir.

Risklerin Gözden Geçirilmesi ve Kontrol Süreci: Risklerin tespit edilip değerlendirildikten sonra belirli aralıkla gözden geçirilmesi gerekir. Özellikle yılda en az bir kez risklerin halâ var olup olmadığı, riskin öneminin değişip değişmediği, yeni kontroller geliştirilip geliştirilmediği gibi hususlar değerlendirilmelidir. İç Denetim, risk yönetimi, kontrol ve yönetişimin yeterliğine ilişkin bağımsız ve tarafsız bir güvence sağlar. 

4. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ

COSO (2004) Treadway Komisyonu’na göre en yaygın kabul görmüş tanım, “Kurumsal Risk Yönetimi, şirketi etkileyebilecek potansiyel olayları tanımlamak, riskleri şirketin kurumsal risk alma profiline uygun olarak yönetmek ve şirketin hedeflerine ulaşması ile ilgili olarak makul bir derecede güvence sağlamak amacı ile oluşturulmuş; şirketin yönetim kurulu, üst yönetimi ve tüm diğer çalışanları tarafından etkilenen ve stratejilerin belirlenmesinde kullanılan, kurumun tümünde uygulanan sistematik bir süreçtir”.

Risklerin yönetimi kurum içinde belirli birimlerin ya da ayrı ayrı her bir birimin üstlendiği geleneksel risk yönetimi anlayışının aksine KRY yaklaşımı çok daha geniş bir perspektifte ele alır ve kurumsal değerin yaratılması ve korunmasını etkileyen risk ve fırsatlarla ilgilenir.

Kurumsal risk yönetimi her bir bileşenin diğerlerini etkileyebileceği çok yönlü ve dinamik bir süreçtir. Örneğin risklerin değerlendirilmesi, risklere verilen karşılığın değişmesine yol açarak kontrol faaliyetlerini etkileyebilir ve sonuçta kurumun bilgi ve iletişim ihtiyaçlarının gözden geçirilmesine, izleme sisteminin yeniden ele alınmasına neden olabilir.

5. Su ve Atıksu Yönetiminde Risk Odaklı Olmak

Su, canlı yaşamının vazgeçilmez ihtiyacıdır. Dünyadaki içilebilir su kaynakları düzensiz kentleşme, aşırı nüfus artışı, sera gazlarındaki artış ve aşırı sanayileşme gibi nedenlerle giderek azalmaktadır. Dünyanın büyük bir bölümü su kaynaklarıyla çevrili olsa bile bu kaynakların ancak yüzde 3’ü içilebilir özelliktedir. İçilebilir su kaynaklarının kullanılabilirliği ise yüzde 0,007 dolayındadır. Kullanılabilir su kaynaklarının bu kadar az olmasına karşın su tüketim oranları hızla artmaktadır.

Dünyada her on kişiden ikisinin güvenli içme suyuna erişimi bulunmamaktadır. Üstelik kuraklık nedeniyle pek çok ülkede su kısıtları yaşanmaktadır. Bu nedenle, su tasarrufu için azami gayret gösterilmesinin yanı sıra herhangi bir amaç için kullanılmış olan suların aynı sisteme geri döndürülmek ya da başka bir amaç için kullanılmak üzere başka bir sisteme aktarılmak yoluyla yeniden kullanımı giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Özellikle arıtılmış evsel atıksuların sulamada, peyzajda, sanayide ve tuvaletlerde yeniden kullanımına dünyada yaygın olarak başvurulmaktadır.

Atıksular ileri arıtma teknolojileri ile yeniden içilmeye müsait hale getirilebilmektedir. İhtiyacın niteliğine ve atıksuyun miktar ve kalitesine göre, atıksuların içme suyu olarak yeniden kullanımı gerek temiz su kullanımını, gerekse maliyeti azaltma bakımından ciddi bir potansiyel oluşturabilmektedir. Örneğin ABD’nin sularının yüzde 85’ini diğer eyaletlerden satın almak zorunda kalan San Diego eyaleti için geri kazanım sularının sulamada kullanılması, tuzlu suların desalinizasyon ile arıtılarak yeniden kullanılmasına kıyasla çok daha ekonomiktir.

Sürdürülebilir su ve atıksu faaliyetleri için bu alanlardaki risklerin tespit edilmesi ve hayata geçmeden önlenmesine yönelik aksiyon alınması gerekmektedir. Kamusal faaliyetlerin yürütülmesi esnasında karşılaşılabilecek olumsuz durumların etkisi diğer sektörlerde yaşanabilecek olumsuzluklara nazaran daha hissedilir ve kitleleri etkilemesi nedeniyle daha geniş çaplı olabilir. Bu nedenle kamuda risk odaklı yaklaşım içerisinde yürütülen faaliyetlerin başarıya ulaşma şansı daha yüksektir.

6. Risk Odaklı Su ve Atıksu Yönetimi: İSKİ Uygulaması

6.1. İSKİ Hakkında Genel Bilgiler

2560 sayılı İSKİ Kanunu ile 1981 yılında kurulan İSKİ, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı, bağımsız bütçeli bir kuruluştur. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı olduğu İSKİ’de Büyükşehir Belediye Meclisi, İdare’nin Genel Kurulu’nu oluşturur.

İSKİ idari yapılanma olarak 5 Genel Müdür Yardımcılığı, Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği, İç Denetim Birim Başkanlığı, 19 Daire Başkanlığı ve 96 Müdürlükten oluşmaktadır. Özellikle teknik kadrodaki personelin ağırlıklı olduğu Kurum’da 4 bin 109 işçi, 2 bin 744 memur olmak üzere toplam 6 bin 853 personel görev yapmaktadır.

İdare’nin gelirinin tamamına yakını su satışından elde edilmektedir. Yatırımların tamamına yakını da su satışından elde edilen gelirle yapılmaktadır. İSKİ’nin hizmetlerinden faydalanmak isteyenler, İSKİ ile sözleşme yaparak su veya atıksu abonesi olurlar. Sözleşmeler tüketici grubuna göre ev, işyeri, genel ve katma bütçeli kurumlar, sanayi ve şantiye, belediyelere toplu su, köy ev ve köy işyeri olarak ayrılır.

İstanbul’da içme suyunun temin edildiği su kaynaklarının yüzde 98’i yüzeysel su kaynağı niteliğindedir. Yağışlarla gelen sular, baraj ve doğal göl dediğimiz alanlarda biriktirilmekte, regülatörlerle toplanarak içme suyu arıtma tesislerine ulaştırılmaktadır. İstanbul’a su sağlayan 1 doğal göl, 8 baraj, 8 regülatör ve bentler olmak üzere muhtelif kapasitede toplam 18 adet yüzeysel su kaynağı bulunmaktadır. İçme suyu kaynaklarının yıllık toplam verimi 1 milyar 660 milyon metreküptür. İçme suyu kaynaklarının su toplama havzaları; Melen ile birlikte 6.157 kilometrekareye ulaşmaktadır. Su kaynaklarının yüzde 60’ı Anadolu Yakası’nda, yüzde 40’ı Avrupa Yakası’ndadır. Buna karşılık nüfusun yüzde 60’ı Avrupa Yakası’nda, yüzde 40’ı Anadolu Yakası’nda ikamet etmektedir.

Ham sular, gerekli arıtma işlemleri için isale hatları vasıtasıyla içme suyu arıtma tesislerine ulaşmaktadır. Bu tesislerde içilebilir standartlara getirilen içme suyu arıtımında ozon sistemi kullanılmaktadır. İçme suyu arıtma tesislerinde, arıtılan suların kalitesi arıtma tesislerinde bulunan laboratuvarlarda analiz edilmektedir. Kimyasal, bakteriyolojik, estetik değerler olmak üzere toplam 100 parametrede inceleme yapılmaktadır.

Kullanılarak atıksuya dönüşen sular atıksu şebekesiyle toplanır. Atıksu şebekesinde beton borular tercih edilmiştir. Atıksu şebekesiyle atıksular ana toplayıcı dediğimiz kolektör ve tünellere iletilir. Kolektör ve tünellerle toplanan atıksular, atıksu arıtma tesislerine ulaşır. İstanbul’da hizmet ettiği havzanın ihtiyacına göre planlanan farklı kapasitelerde atıksu arıtma tesisleri bulunmaktadır. Atıksu arıtma tesislerinin prosesi tercih edilirken İstanbul Boğazı’nın dinamik yapısı gözönünde bulundurularak Boğaz Hattı’na ilk etapta ön arıtma tesisleri projelendirilmiş, Marmara Denizi sahilleri içinse biyolojik ve ileri biyolojik arıtma özelliği tercih edilmiştir. İleri biyolojik atıksu arıtma tesislerinin çıkış sularının bir kısmı son dezenfeksiyon işleminin ardından rekreasyon alanlarının sulanması ile, sanayi suyu olarak kullanılmaktadır. Arıtma tesislerinin işletilmesinde gerekli olan enerjinin önemli bir bölümü de atıksulardan elde edilmektedir.

6.2. İSKİ’de Risk Yönetimi Uygulaması

İSKİ’de kurumsal risk yönetimi faaliyetleri Ocak 2016 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Çalışma kapsamında İSKİ’nin ana faaliyetleri ve bu faaliyetlere destek olabilecek diğer iş ve işlemlerine yönelik risklerin tespit edilmesi hususunda çalışmalar yapılmıştır. Riskler tespit edilirken İSKİ 2016-2020 Stratejik Plan’ında yer alan Stratejik Amaç ve Hedefler de gözönünde bulundurulmuştur.

İSKİ’de Kurumsal Risk Yönetimi çalışmalarına bir başlangıç toplantısıyla start verilmiştir. Söz konusu toplantıda Kurumsal Risk Yönetimi çalışmalarının hangi plan dâhilinde yapılacağına dair mutabık kalınarak faaliyetlere başlanmıştır. Sonrasında düzenlenen bir toplantı ile Yönetim Kurulu Üyeleri, Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcıları’na çalışmalar konusunda bilgi verilmiş, risk odaklı yönetiminin gerekliliği ve risk odaklı su ve atıksu yönetiminin önemi anlatılmış, üst yönetimin desteği alınmıştır. İSKİ’de Kurumsal Risk Yönetimi anlayışının oluşturulması ve sistemin kurulması için yapılması gereken faaliyetler yönetim ile paylaşılmış ve yönetimin bu konudaki bakış açısı öğrenilmiştir. Toplantı neticesinde toplantıya katılan tüm yöneticiler ile tek tek mülakatlar gerçekleştirilerek, “İSKİ için risk ne anlam ifade etmektedir”, “Riskli görülen alanlar nelerdir” öğrenilmeye çalışılmıştır.

Üst yönetimde risk farkındalığı oluşturulduktan ve üst yönetimin desteği alındıktan sonra birimlerde risk çalışmalarının takibini ve sürdürülebilirliğini sağlamak üzere bir asıl, bir yedek toplamda 2 kişilik “Risk izleme görevlileri” belirlenmiştir. 234 kişiden oluşan bu gruba, kendi birimlerinin risk belirleme, güncelleme ve analiz etme, biriminde yapılan risk çalışmalarını koordine etme sorumlulukları verilmiştir.

Üst yöneticilerin eğitimini sırasıyla Daire Başkanları, Müdürler, Şefler ve Risk İzleme Görevlilerine verilen eğitimler izlemiştir. Kurumsal Risk Farkındalığı Eğitimleri olarak nitelendirilen bu eğitimlere toplamda 700 kişi katılmış, eğitimler 1 hafta sürmüştür. Eğitim sonrası Daire Başkanları ile birebir mülakatlar gerçekleştirilerek çalışmalar hakkında malumat verilmiş, kendi alanlarında önemli gördükleri riskler hakkında bilgi alınmıştır. Farkı pozisyonlarda çalışan yönetici ve personele verilen eğitimler neticesinde riskleri belirleme çalışmalarına başlamak üzere çalıştaylar planlanmıştır. Kurum çapında 1401 kişinin katılımı ile toplamda 272,5 saat süren 73 çalıştay gerçekleştirilerek 463 adet risk belirlenmiştir.

Çalıştaylar esnasında belirlenen risklerin doğası gereği, içinde bulunduğu ham risk seviyesi ve bu ham risk seviyesine yönelik risk sahiplerinin uyguladığı kontrol faaliyetleri tespit edilmiştir. Kontrol faaliyetlerinin yeterliliği ve kontrol faaliyetlerinin yetersiz olduğu durumlarda geriye kalan kalıntı risk seviyeleri ölçülmüştür. Kontrol Faaliyetlerinin Yeterliliği 3’lü skala üzerinden değerlendirilmiştir: “Yeterli”, “Kısmen Yeterli”, “Yetersiz”.

Kalıntı risklerin bertarafına yönelik geliştirilebilecek yeni projeler, işbirlikleri ve süreç geliştirme faaliyetleri planlanarak riskleri önlemeye yönelik aksiyon planları oluşturulmuştur. Kalıntı risklerin bertarafına yönelik toplamda 826 adet aksiyon belirlenmiş ve harcama birimlerine atanmıştır.

İSKİ, risklerini 4 grupta toplamıştır: “Finansal Riskler”, “Operasyonel Riskler”, “Stratejik Riskler” ve “Uyum Riskleri”. Belirlenen 463 adet riskin 301 adedi operasyonel, 92 adedi stratejik, 45 adedi uyum ve 25 adedi finansal riskler grubundadır. Operasyonel risklerin, İSKİ’nin en büyük risk grubunu oluşturduğu aşikârdır.

Riskler; olasılık ve etki açısından 3’lü skalaya göre değerlendirmeye alınmıştır: “Yüksek”, “Orta” ve “Düşük”. Bu skalanın hangi değerlendirmeye göre belirleneceği aşağıdaki tablolarda mevcuttur.

Belirlenen riskler İdare’nin stratejik amaç ve hedefleri ile aynı zamanda mevcut süreçleri ile ilişkilendirilmiştir. Bu sayede süreç yönetimi, risk yönetimi ve stratejik planlama unsurları birbirleriyle entegre bir yapıda incelenebilmektedir. Etkin kontrol faaliyetleri neticesinde ham risk seviyesi düşük seviyeye indirilen risklere ait bilgiler aşağıda yer almaktadır.

Kurumsal Risk Yönetimi kapsamında belirlenen riskler İç Denetçiler tarafından denetlenmektedir. Denetim esnasında mevcut riskler üzerinde belirlenen bulgular ve tespit edilen yeni riskler Risk Koordinasyon Kurulu'na iletilmektedir. Kurul yılda en az bir kez toplanarak risk envanterini değerlendirir. Risk envanteri yılda en az bir kez Harcama Birimi yetkilileri ile koordineli bir şekilde revize edilir. Mevcut riskler değerlendirilir, yeni oluşan ve artık risk teşkil etmeyen riskler gözden geçirilerek, kontrol faaliyetleri ve aksiyon planlaması yapılır, risk envanterine son şekli verilir.

7. Sonuç ve Öneriler

Kurumsal risk yönetimi, kurum risklerinin üstten bir bakış açısıyla ele alınması ve Kurum’un topyekûn bu risklerin bertarafına ilişkin ortak bir politika izlemesi ile mümkün olabilir. Risk kavramı özellikle kamu sektöründe yönetilmesi gereken önemli bir bileşendir. Kamu kurumlarının mali kaynaklarının kamudan elde edilen hizmet gelirlerinden oluştuğu düşünüldüğünde, mali hassasiyetin özel sektöre göre daha yüksek olduğu aşikârdır.

İstanbul gibi Türkiye’nin en kalabalık ve en gelişmiş şehrine su ve atıksu hizmeti veren İSKİ’de Kurumsal Risk Yönetimi çalışmaları 2014 yılından itibaren devam etmektedir. Riskler, iç kontrol sistemine uyumlu olarak stratejik plan ve süreç analizi çalışmaları ile entegre bir şekilde yönetilmekte, risklere yönelik aksiyonlar geliştirilmekte ve bu aksiyonlar yıllık hazırlanan Performans Programları ile takip edilmektedir. Risk güncelleme çalışmaları her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmekte, mevcut risklerin etki ve olasılık seviyelerinde yaşanan değişimler ölçülmekte, yeni oluşan riskler değerlendirilmektedir.

8. Kaynakça

- TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye'de Atık Su Yönetimi, 24-25 Eylül 2014-Gebze-Kocaeli.
- TC Çevre ve Orman Bakanlığı, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı Sürdürülebilir Su Ve Atık Su Yönetimi İçin Su Tasarrufu Modellerinin Geliştirilmesi Projesi, http://www.csb.gov.tr/dosyalar/images/file/SUturkcePROJE.pdf
- Saka, Tamer; Uğural, Alper, Kurumsal Risk Yönetimi, TÜSİAD, http://tusiad.org/tr/tum/item/download/2466_aff40c11210dd71986e25302c58160ca
- TC Maliye Bakanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, Risklerin Tespit Edilmesi ve Değerlendirilmesi, 10 Mart-27 Nisan 2013, http://www.giresundefterdarligi.gov.tr/files/ic-kontrol/egitim-sunu/risklerin_tespiti.ppt
- Özaydın, M. Enver, Makale: Riskin Tanımlanması ve Kamu İdarelerinde Nitelikli İç Denetim Faaliyetinin Yürütülmesini Engelleyen Riskler, Vakıflar Genel Müdürlüğü, 2010, http://dergipark.gov.tr/download/article-file/208920
- Güneş, Şule, Tez: Kurumsal Risk Yönetimi ve Türkiye’de Farkındalığına İlişkin Bir Uygulama, Ocak 2009. https://polen.itu.edu.tr/bitstream/11527/1922/1/9163.pdf
- Kamu İdarelerinde Kurumsal Risk Yönetimi Uygulamaları, TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı, Erdal Duran, Ankara, Aralık 2013.
- Emhan, Abdurrahim, Risk Yönetim Süreci ve Risk Yönetmekte Kullanılan Teknikler, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt: 23, Sayı: 3, 2009.

Bu makaledeki şekil, tablo ve diğer grafiklere e-dergi üzerinden ulaşmak için lütfen tıklayınız...


 


İlginizi çekebilir...

Sürdürülebilir Kentsel Drenaj

Doğal su döngüsünün; yağış, infiltrasyon, yeraltı suyu beslemesi, bitkisel emilme, buharlaşma/terleme ile oluşan bir su sirkülasyonu dengesi vardır....
12 Aralık 2018 Çarşamba / 13:40

Membranlar ve Sınıflandırılması

Membran teknolojisi geliştikçe ve membran prosesi uygulamaları yaygınlaştıkça bu alanda yapılan Araştırma-Geliştirme çalışmaları ve üretim faaliyetler...
12 Kasım 2018 Pazartesi / 13:37

Membran Teknolojileri ve Su Arıtma - 2. Bölüm

PROF. DR. İSMAİL KOYUNCU / İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisiği Bölümü Prof. Dr. Dincer Topacık Ulusal Membran Teknolojileri Uyg-Ar Merkezi PROF...
15 Ekim 2018 Pazartesi / 14:38

©2018 Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | 14.12.2018 / 01:11:24