Fuar

Çevre Sektörü IFAT Eurasia'da Buluştu

Uluslararası kimliğiyle dikkat çeken ve çevre sektörünün Avrasya pazarındaki en önemli buluşma noktalarından birisi olan IFAT Eurasia, on bini aşkın sektör profesyonelini biraraya getirdi...

Messe München International (MMI) tarafından ilki 2015 yılında Ankara’da gerçekleştirilen IFAT Eurasia Çevre Teknolojileri İhtisas Fuarı’nın ikincisi, 16-18 Şubat 2017 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. 68 ülkeden 11 bin 326 profesyonelin ziyaret ettiği IFAT Eurasia’ya T.C. Çevre ve Şehirlilik Bakanlığı’nın yanı sıra pek çok kamu kurum ve kuruluşu da destek verdi.

17 bin metrekarenin üzerindeki bir sergi alanında toplam 18 ülkeden 230 ana katılımcı ile temsil edilen 412 markayı aynı platformda buluşturan IFAT Eurasia’da katı atık, su ve atıksu arıtımı, biyoenerji, atık toplama ve taşıma araçları, ayırma, arıtma ve presleme makineleri, geri dönüşüm sistemleri, geri kazanım tesis ve ürünleri, yenilebilir enerji teknolojileri ve kentsel çevre temizlik araçları gibi onlarca farklı kategoride yenilikler sergilendi.

Pek çok ürün lansmanının da gerçekleştirildiği fuarda katılımcılar birçok yeniliği ziyaretçilerine aktarma şansı yakaladılar. 2015 başarısının üstüne çıkarak çıtayı yükselten fuarda, katılımcılar arasında Türkiye’den sonra en fazla temsil edilen ülkeler sıralamasında Almanya, Çin, Avusturya, Fransa, İtalya ve İsviçre yer aldı.

Henüz ikincisi düzenlenmesine rağmen Avrasya pazarındaki çevre sektörünün en önemli iş platformlarından birisi olmayı başaran fuar, Türkiye başta olmak üzere Balkanlar, BDT ülkeleri, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türki Cumhuriyetlerden oluşan büyük bir coğrafyadaki sektör paydaşlarını biraraya getirdi.



IFAT Eurasia’da, bireysel katılımlara ek olarak Almanya, Avusturya, Çin, Fransa, İsviçre gibi ülke katılımlarının da yer bulması, fuarın uluslararası kimliğini doğrular nitelikteydi. Ülke pavyonlarının yanı sıra German Water Partnership de ayrı bir stand alanıyla ziyaretçileriyle buluştu.

Açılışta, MMI Eurasia Genel Müdürü Osman Beyazıt Genç, Messe Munchen Yatırım Malları Fuarları İcra Direktörü Colin Davis, Avusturya Ticari Ataşesi Georg Karabaczek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni temsilen Nihat Macit ile İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, 44. Hükümet İmar ve İskân Bakanı ve aynı zamanda dergimize makaleleriyle büyük katkılarda bulunan Prof. Dr. Ahmet Samsunlu birer konuşma yaptılar.

Çeşitli konferans ve panelleri içeren IFAT Eurasia’nın etkinlik programı da oldukça zengindi. Üç farklı alanda eşzamanlı olarak yürütülen etkinlikler, katılımcı ve ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. Fuarın ilk günü düzenlenen açılış panelinde “Yerel Çevre Stratejilerinde Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin (SDG) Uygulanması” konuşulurken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen “Atık Yönetimi” panelinde ise “Sanayide Sıfır Atık Yaklaşımı”, “Dolaşım Ekonomisinde Ambalaj Atık Yönetimi”, “Mekanik Ayırma, Biyolojik Kurutma ve Biyometanizasyon Tesisleri Aracılığıyla Fermente Ürün Yönetimi” konuları ele alındı. İSKİ’nin düzenlediği “Su&Atıksu Yönetiminde İSKİ Uygulamaları” panelinde ise “Haliç Havzası Çevre Koruma Projeleri”, “Grand Melen Sistemi”, “İSKİ’nin Abone Dostu İşletme Uygulamaları” ve “Akıllı Şebekeler” konuları uzmanlarca konunun ilgililerine aktarıldı.

“Türkiye’de Sürdürülebilir Atık Yönetimi”, “Türkiye’de Biyoenerji”, “Tarımsal Atıklar ve Biyogaz” ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen “Atıksu Yönetimi” panelleri de fuarda yer alan ve ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği diğer etkinliklerdi.

IFAT Eurasia Hatıra Ormanı
Bu yıl, fuarın son gününde Katılımcı Gecesi adıyla düzenlenen geleneksel kutlama yemeği yerine söz konusu bütçe, yeniden ağaçlandırma projesine bağışlandı. Bu kapsamda, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) işbirliğiyle sene sonuna kadar Balıkesir ilinde toplam 4 bin ağaç dikilecek.

B2B Medya da Fuardaydı
Yayın grubumuz B2B Medya da fuarda yerini alarak sektör profesyonelleriyle buluştu. Su ve çevre sektörünün ilk ve en etkin dergisi Su ve Çevre başta olmak üzere sektöre hitap eden dergilerimizin sergilendiği standımız yoğun ilgi gördü.

Messe München İcra Direktörü Stefan Rummel
“Ankara’daki ilk fuara göre sergileme alanlarındaki yaklaşık yüzde onluk artış, sergi sahiplerinin Avrasya pazarına duyduğu güvenin devam ettiğini gösteriyor. Şimdi olduğu gibi gelecekte de önemli bir ticaret ortağımız olan Türkiye’nin doğu-batı arasında ciddi bir bağlantı noktası olacağına inancımız tam. Bu nedenle IFAT Eurasia gibi ticaret fuarları uzun vadede çok önemli”.

MMI Eurasia Genel Müdürü Osman Bayazıt Genç
“Uluslararası iş ilişkilerinin artırılıp geliştirilmesi için İstanbul kesinlikle doğru bir adres. Katılımcılarımız bunu açık bir şekilde yansıttılar. Fuara duyulan yüksek ilgi memnuniyet verici”.

Ak-Kim, Çevre Dostu Çözümlerini Tanıttı
Ak-Kim, IFAT Eurasia’da çevre dostu ve yenilikçi su çözümleri ile su arıtma kimyasallarını ziyaretçilerin ilgisine sundu. Ak-Kim, fuar kapsamında ultrafiltrasyon sistemleri için özel olarak tasarladığı yüksek performanslı delikli elyaf bazlı membran modülünü de mevcut ve potansiyel müşterilerine tanıttı.
Türkiye’de tek çatı altında farklı sektörlere yönelik çeşitli kimyasallar üreten ender firmalardan biri olan Ak-Kim, son yıllarda su alanında yaptığı yatırımlarla öne çıkıyor. Ak-Kim, su arıtma tesislerindeki tüm kimyasal ihtiyaçlara yönelik geniş ürün gamına ilave olarak 2015 yılında kurduğu su çözümleri departmanı bünyesinde Ultrafiltrasyon Modülü, mühendislik tasarım ve montaj çözümleri, satış sonrası teknik hizmet ve danışmanlık da sunarak arıtma tesislerinin tüm ihtiyaçlarını karşılıyor.

Alp, Döner Köprülü Tank Kapatma Sistemiyle Yer Aldı
Kompozit malzemenin tasarım özelliklerinden faydalanarak ihtiyaca yönelik özel projelerin montajını yapan Alp Kompozit Yapı, kompozit yapı üzerine sektördeki ilk kurulan “Taahhüt İşletmeleri” arasında yer alıyor. Kullandığı tüm kompozit malzemeleri kendi fabrikasında üretme avantajına sahip olan firma, özellikle korozyon probleminin yoğun yaşandığı ve yüksek mukavemet gerektiren endüstriyel ve evsel arıtma tesislerinde, kimyasal ve endüstriyel sanayi işletmelerinde hizmet veriyor.
Alp Kompozit Yapı, geçtiğimiz dönemde bir ilke imza atarak ilk Türk malı CTP Döner Tank Kapatma Sistemi kurulumunu gerçekleştirmişti. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Evsel ve Endüstriyel AAT’de kurulumu tamamlanan sistem, CTP kirli hava emiş kanalları ve kimyasal yıkamalı koku giderim sistemi ile birlikte devreye alınmıştı. IFAT 2017 Fuarı’nda tesisin 1/100 ölçekli maketi üzerinde ziyaretçilere bilgi veren firma yetkilisi Hakan Demir, inovatif çözümlerin devam edeceğini belirtti. Proje, yüksek gaz konsantrasyonunda etkili giderim verimi sağlayacak şekilde tasarlanmış. Ortalama 100 ppm üzerindeki H2S seviyelerinde dahi çıkış koku konsantrasyonun 1000 Kb/m3 değerinden düşük olması sağlanmış. Bu değerlere ulaşmak için 3 kuleli kimyasal yıkama sistemi birinci kulede asidik yıkama, ikinci kulede bazik yıkama, üçüncü kulede ise ince bazik yıkama yapılarak yüzde 99’un üzerinde giderim verimlerine ulaşılmış. Kapatma sisteminin sızdırmazlığına önem verilerek tasarım debisinin çok altında çalışılması mümkün hale gelmiş. 30.000 m3/h emiş debisi ile tasarlanan sistemin 15.000 m3/h debide gaz salımını önleyebildiği görülüyor. Böylece fanların sarf ettiği enerjinin ciddi oranda düşürülmesi ve kimyasal sarfiyatın azaltılması sağlanmış.
Alp Kompozit Yapı, iş geliştirme amacıyla yeni yatırımlara da devam ediyor. Firma, atıksu arıtma tesislerinde kullandığı kompozit malzeme ile birlikte diğer metal aksamları da, kurduğu  yeni tesiste üreterek hem kendi proje ihtiyaçlarını, hem de sektörün bu alandaki ihtiyaçlarını karşılamayı öngörüyor.

ARGES, AR-ROBOT 2000 Karıştırıcı ile Dikkat Çekti
ARGES’in fuarda en dikkat çeken sistemlerinden birisi AR-ROBOT 2000 Karıştırıcıydı...
Atık çamurların nakli ve karıştırılması işlemi, ARGES’in solar kurutma tesislerinde tamamen otomatik ekipmanlarla gerçekleştiriliyor. Karıştırıcı cihaz, çamurun kurutma alanındaki bir noktadan diğer noktaya yayılmasını sağladığı gibi, karıştırılmasını, alt üst olmasını ve havalanmasını da sağlıyor.
Atık çamur, susuzlaştırma ünitesinden konveyörler aracılığıyla kurutma alanının herhangi bir noktasına iletiliyor. Solar kurutma serasının içindeki yatay konveyörler aracılığıyla çamur kurutma alanına dağıtılıyor. Bu işlemler tamamen otomatik gerçekleştiriliyor. Çamur, kurutma alanının başlangıç noktasına enine dağıtılıyor ve hemen ardından bütün kurutma alanına yayılıyor. Kurutma tesisindeki karıştırma ve alt üst etme işlemi de tıpkı çamur dağıtma işlemi gibi, hava koşullarına ısı giriş çıkışına ve çamur nemlilik oranına bağlı olarak tamamen otomatik gerçekleşiyor. Kurutma alanına yayılan çamurun yüksekliği yaklaşık 30 cm civarında tutuluyor. Çamur, karıştırıcının enlemesine ve boylamasına hareketleriyle kurutma alanı içerisinde yayılıyor. Kurutulmuş çamur, 1200 mm yüksekliğe kadar istiflenebiliyor. İsteğe göre bu istiflenmiş çamur, kurutma alanının çıkış noktasında yer alabiliyor. Aynı zamanda karıştırıcı cihaz, kurutulmuş çamurla nemli çamuru karıştırarak, daha az kurutulmuş çamurun kurutma alanı giriş noktasına taşınmasını sağlayabiliyor. Son olarak kurutulmuş çamur, kurutma alanının çıkış noktasına, yani çıkış konveyörlerinin olduğu alana yığılıyor. Alternatif olarak, çamur doğrudan kurutma alanının aşağısında yer alan konteynırlara da boşaltılabiliyor.

Bayer’in “Termal Hidroliz Proses Çözümü” İlgi Gördü
Bayer Water Solutions’ın fuarda en çok ilgi gören sistemi “Termal Hidroliz Proses Çözümü/THP” idi...
Atıksu arıtma tesislerinin arıtma çamurlarının yarı yarıya azaltılması için gereken termal hidroliz proses çözümünün ilk yatırım maliyeti oldukça düşük. Bayer’in Türkiye temsilciliğini yürüttüğü Norveç firması olan CAMBI, sayısız referans ile yirmi yılı aşkın süredir termal hidroliz prosesi ile biyolojik atıkların bertarafı ve geri kazanılması konularında patentli proses çalışmasına sahip. Sistem, yüksek mühendislik kalitesi sunuyor. Yenilenebilir enerji üretimi sağlıyor. İki kat daha fazla gaz üretiyor. İki kat daha fazla elektrik enerjisi üretimi sağlıyor. Çamur miktarı yarıya iniyor. Ürün hacmini azaltıyor. Çamur taşıma, nakliye maliyetleri düşüyor. Referans tesislerin işletim sonuçları susuzlaştırılan çamurda Katı Madde oranı konvansiyonel susuzlaştırmaya oranla en az yüzde 11 fazla. Yüksek hızda çürüme sağlıyor. Çürütücüde alıkonma süresini azaltıyor. Çamur işleme maliyetini düşürüyor. A sınıfı sterilizasyon ve kompost sağlıyor. Atıksuda yük değişimi gözlenmiyor. Proses daha çok atıksu arıtma çamurları için tasarlanmış; 100 bin ve üzeri nüfus yoğunluklu yerlerde ya da 3 bin ton/yıl kuru çamur işletimlerinde uygun. Sistem küçük, orta ve büyük ölçekli atıksu arıtma tesisleriyle uyumlu.
Bayer, fuarda Termal Hidroliz Proses çözümlerinin haricinde ayrıca karıştırma çözümleri (Mixel), pompalama çözümleri (Indar ve Caprari), aktif karbon dozlama çözümleri (Sülzle Kopf), vakum kanalizasyon çözümleri (Qua-Vac), turbo blower ile havalandırma çözümleri (SeAH), difüzör çözümleri (Rehau), gaz tutucu balon çözümleri (VSO), kompostlaştırma çözümleri (Menart), çamur kurutma, gazlaştırma ve yakma çözümlerini (Sülzle Klein ve Sülzle Kopf SynGas) de sergiledi.

Durko Çevre, ROBUSCHI ROBOX Screw Energy Serisini Tanıttı
Durko Çevre’nin IFAT Eurasia’da ilgi gören ürünlerinden birisi ROBUSCHI ROBOX Screw Energy Serisi yeni nesil vidalı kompresörlerdi. Dünyanın önde gelen hava körüğü imalatçısı İtalyan Gardner Denver ROBUSCHI, biyolojik atıksu arıtma tesislerinde havalandırma için enerji maliyetlerini önemli ölçüde azaltmayı başarmış. Tamamen yeni bir dizayn ve güç konseptine sahip ROBUSCHI ROBOX Screw Energy vidalı kompresörler yaygın olarak kullanılan loblu blowerlara kıyasla net yüzde 30’a kadar daha az enerji tüketimi avantajı sunuyor.
ROBUSCHI tarafından geliştirilip üretilen patentli vidalı kompresör bloğuna direkt akuple edilmiş “PMM-permanent magnet motor/sabit mıknatıslı motor” teknolojisi ve “Smart Process Control” sistemi, söz konusu yüksek verimin elde edilmesini garanti ediyor. PMM motorların avantajı, IE4 standartlarını aşan yüksek verimlilik seviyesini korurken, geniş bir devir aralığı içerisinde mükemmel kontrol edilebilirlik sunması.
ROBUSCHI ROBOX Screw Energy vidalı kompresörlerin son derece kompakt tasarımı ise diğer bir artısı. Konvansiyonel tahrikli (kaplin veya kayış/kasnak) hava körüklerine kıyasla gerekli montaj alan ihtiyacı yaklaşık olarak 1/3 oranında azaltılmış. Ürün, dokunmatik ekranlı bir kumanda panosu aracılığıyla kontrol ediliyor. Sezgisel menü yapısı, kullanıcı dostu ve internet üzerinden bağlantı sağlanarak uzaktan teşhis ve sürekli izleme gereksinimlerini karşılıyor.
Zorlu saha testleriyle performansı ve avantajları belgelenen ROBUSCHI ROBOX Screw Energy vidalı kompresörlerin şu an dört modeli sunuluyor. 34 ila 135 kW’lik motor gücüne sahip sistemler, 250 ile 1,000 mbar(g) basınç aralığında 1000 ile 4250 m3/h hava debisi sağlıyor.

Hach’tan Biotector B7000
Hach Biotector TOC Analizörleri kendi kendini temizleyen patentli oksidasyon teknolojisi ile zor numunelerde dahi maksimum çalışma süresi ve güvenilirlik sağlıyor. Eski teknolojilerin aksine tuzlar, partiküler maddeler, yağlardan birikim sonucu oluşan bakım sorunlarını ortadan kaldırıyor. Ürünün bakım ihtiyacı yılda sadece iki kere ve servis aralarında kalibrasyon gerekmiyor. 
Biotector serisi İki Kademeli Gelişmiş Oksitleme (TSAO) teknolojisi kullanarak toplam organik karbon (TOC), toplam inorganik karbon (TİC) ölçümü yapıyor. Opsiyonel olarak toplam azot ve toplam fosfor parametreleri de ölçülebiliyor.
Biotector yüksek kaliteli malzemelerden üretilmiş sağlam bir yapıya sahip ve en zorlu endüstriyel uygulamalarda dahi kullanılabiliyor. B7000’in tasarımı, katı madde konsantrasyonu yüksek numunelerin yanı sıra yağ ve gres içeren numunelerde de kullanılmasını sağlıyor. Ayrıca Türkçe menüleri, büyük ekranı ile kolay bir çalışma imkanı temin ediyor.
Uygulama türüne bağlı olarak Biotector, geniş bir ölçüm aralığında çalışacak şekilde özelleştirilebiliyor. B7000, 6 adete kadar proses akışıyla çoklu numune analizi olanaklarına sahip, kapalı veya açık alanlarda kullanıma uygun.
Yüksek ölçüm hassasiyeti, geniş numune hacmi (14 ml’ye kadar) ve her ölçüm prosedüründen sonra sıfır noktası kalibrasyonu ile yüksek seviyede ölçüm hassasiyeti sağlıyor. B7000, hacmen yüzde 30’a kadar klorür ve yüzde 12’ye kadar kalsiyum tortuları içeren numunelerde çalışabiliyor. Çeşitli servis seçenekleri arasında tek seferlik kurulum hizmetinden 5 yıla kadar uzatılmış garantiye kadar çok sayıda seçenek bulunuyor. 
Uygulama Alanları: “Atıksu arıtma tesisleri-Tesis giriş ve çıkış yük kontrolleri”, “Süt-Proses iyileştirme ve ürün kayıplarının tespiti”, “Selüloz ve Kağıt-Proses iyileştirme ve ürün kayıplarının tespiti”, “Gıda”, “Petrokimya”, “İlaç”, “Havaalanları-Buz çözme yüzey suyu uygulamaları”.

HAUS, IFAT Eurasia’da Yoğun İlgi Gördü
HAUS, çevre ve endüstri uygulamalarında dekantör ve separatör ile elde ettiği konumunu, 2017 yılında ürün yelpazesini genişleterek daha da yukarı taşıdı. Firma, sektörün ihtiyaç duyduğu Manyetik Yataklı Turbo Blower ve Vidalı Pres (Screw Press) makinelerinin Aydın fabrikasında üretimine başladı. Böylelikle HAUS, Türkiye’nin ilk manyetik yataklı Turbo Blower üreticisi olmanın haklı gururunu da yaşamış oldu.
Özellikle çevre uygulamaları için sunmuş olduğu yaratıcı yaklaşımlar, ürünler ve çözümlerle fuar boyunca yoğun ilgiyle karşılaşan HAUS, fuarda, üretimini yaptığı bu iki yeni ürünün tanıtımını da gerçekleştirdi. Fuar boyunca belirli aralıklarla ürün tanıtım sunumu yapan, konusunda uzman HAUS satış ekibi, aynı zamanda gelen ziyaretçilerin sorularını da cevapladı. Farklı kapasite ve model seçenekleriyle müşterilerin ve sektörün ihtiyaçlarını karşılayan HAUS, makine özellikleri ve kullanım alanları hakkında ziyaretçilere detaylı bilgiler verdi. Firma, fuarda yeni ürünlerinin yanı sıra DDE 5342 dekantör ve MBA 5433-P40 separatörü de sergiledi. HAUS, gerek standıyla gerekse sergilediği ürünlerle fuar boyunda ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

INEVA, Atığı Değere Dönüştüren Teknolojisiyle Fuarda Yer Aldı
INEVA, IFAT Eurasia’da, TÜBİTAK ile birlikte geliştirdiği atıksu arıtma çamurlarını bertaraf ederek doğaya, çevreye ve yenilenebilir enerjiye katkı sağlayan teknolojisini tanıttı.
Firmanın genel müdürü Onur Taş, atık bertarafında Türkiye’nin en çok tercih edilen markası olmayı hedeflediklerini vurgulayarak, INEVA’nın üç yıl içinde kurulumunu gerçekleştirdiği halihazırda 6 tesisi olduğunu belirtti. 2017 yılı sonuna kadar 5 yeni tesis kurarak toplamda 600 ton/gün çamur bertarafı imkanı yaratmayı hedeflediklerini sözlerine ekleyen Taş, bu bağlamda 900 ton/gün buhar elde edilebileceğini ifade etti. 
2006-2008 yılları arasında TÜBİTAK ile yürütülen Ar-Ge çalışmaları sonucunda kurutma gerektirmeyen termal bertaraf teknolojisini geliştiren firma, su sektörünün ortak problemi olan arıtma çamurlarının bertarafında kalıcı çözümler sunuyor. Yüzde 100 yerli sermayeli bir kuruluş olan INEVA’nın kullandığı termal bertaraf sisteminde kumlu tip akışkan yatak kullanıyor. Çeşitli prosesler sonrasında bertaraf edilen yaş çamurun en fazla yüzde 4’ü oranında kül ortaya çıkaran sistem sayesinde bu küller, asfalt altı dolgu malzemesi ve kompozit malzeme olarak kullanılabiliyor ve böylece çevre kirliliğinin önüne geçiliyor. Öte yandan bu küller kimyasal bir reaksiyona veya biyolojik bozulmaya uğramadığından depolanabiliyorlar. INEVA, her 1 ton çamur bertarafında 1,5 ton buhar enerjisi üretirken, her 100 ton/gün çamur bertarafında 1 MW/h elektrik üretimi sağlayarak arıtma çamurlarından kaynaklanan çevre sorunlarına sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Belediyeler, OSB’ler ile birlikte arıtma tesisi olan, işleten veya yapımını gerçekleştiren firmaların ihtiyaç duyduğu tonaja göre proje geliştiren firma, yerinde bertaraf konseptiyle atıkların oluştuğu noktada kurduğu tesislerde taşıma maliyetlerini ortadan kaldırıyor. Termal bertaraf sonrası güvenli emisyon deşarj değerleri sağlayan INEVA, bu sayede yatırım maliyetlerinde de avantajlar sunuyor.

Kärcher, Sürdürülebilir ve Yenilikçi Ürünlerini Sergiledi
Fuarda, sektörüne yönelik kapsamlı, sürdürülebilir, yenilikçi ve teknolojik ürünlerini sergileyen Kärcher, çözüm ve servislerini de ziyaretçilerine tanıttı. Kärcher, fuarda hidrostatik tip belden kırmalı vakumlu yol süpürme ve çok amaçlı çevre temizlik araçları ile ağır hizmet tipi mekanik vakumlu yol süpürme araçlarını ziyaretçilerin beğenisine sundu.
IFAT Eurasia Çevre Teknolojileri Fuarı’nın sektörün en önemli platformlarından biri olduğunu belirten Kärcher Genel Müdürü Gökhan Hasan Gökmen, “Sektöre yön veren IFAT Eurasia Çevre Teknolojileri Fuarı’nda markamızı sektör profesyonelleriyle biraraya getirdik ve dünyanın her köşesinde çeşitli alanlar için sağladığımız verimli ve etkin temizlik çözümlerini müşterilerimize sunduk. Kärcher olarak daima teknolojimizle kullanıcılarımızın hayatlarında önemli bir fark yaratmayı hedefledik. Sunduğumuz inovatif ürünlerimizin yanında, sağladığımız satış sonrası hizmetlerle de sektörde önemli bir yerde konumlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Sisdoz, Hydro Gaz Klor Ekipmanları ile Dikkat Çekti
Fuarın önemli katılımcılarından biri olan Sisdoz, yıllardır temsilciliğini yaptığı, son teknolojilere sahip dünyanın lider markalarından olan Amerikan menşei HYDRO Gaz Klor Ekipmanları ile dezenfeksiyon projelerinde hızla ilerlemeye devam ediyor. Tüm dünyada bilinen ve kabul gören, kalitesi ile kendini ispatlayan HYDRO, 10 g/h’den 200 kg/h’e kadar ulaşan kapasitesiyle tüm ihtiyaca uygun, kullanım kolaylığı, düşük maliyeti ve işletmede sorun yaşatmadan çalışma özelliği ile işletme kolaylığı sağlayan ekipmanlar üretiyor. HYDRO, Gaz Klor Sistemini oluşturan hat değiştirme cihazları, evaporatör, vakum regülatörü, klorinatör, ejektör, bakiye klor analizörü, klor kaçak dedektörü dahil tüm sistem komponentlerine sahip.
200 kg/h kapasiteli ısıtıcılı ve sulu tip evaporatörler aracılığıyla iklim koşulları soğuk olan bölgelerde veya yüksek kapasiteli gaz klor ihtiyacı olan bölgelerde, klor tankları içerisindeki sıvı fazdaki klorun gaz fazına dönüştürülerek sisteme verilmesi sağlanıyor. Sistemin dışarıdan müdahale olmadan otomatik olarak yedek kolektör hattına geçmesi için kullanılan otomatik hat değiştirme cihazı, ortak hat üzerinde bulunan manometreden aldığı sinyal ile, her iki hat üzerinde bulunan otomatik vanaları kontrol ediyor ve boş hattın vanasını kapatarak, dolu hattın vanasını açıyor ve otomatik olarak hat değiştiriyor.
75 g/h-200 kg/h arası kapasiteye sahip vakum regülatörü diyafram korumalı manometre ve ısıtıcılı sıvı klor tutucu ile beraber tedarik ediliyor. Debi ve Bakiye Klor ölçümüne göre otomatik dozaj ayarı yapabilen otomatik klorinatörler, gerektiğinde manuel kullanıma da uygun olarak üretiliyor. Üzerinde tuşlar ile kontrol edilebilen LCD ekran, 4-20 mA sinyal çıkışı ve şifre koruması mevcut. Gaz debisini doğrulamak için 10 noktadan kalibrasyon yapılabilme özelliği ile dozaj hassasiyetini artırıyor. Elektrokimyasal sensörler ile 0-10 ppm aralığında Cl2 ölçümü yapabilen gaz kaçak dedektörü, alfanümerik ve ışıklı LCD ekrana sahip, tek bir cihaza 16 sensör bağlanabilme özelliği ile kullanım kolaylığı sağlıyor. Amperometrik ölçüm metodu ile 0-20 ppm ölçüm aralığında ölçüm yapan, toplam skalanın +/- % 1 hassasiyetine sahip Bakiye Klor Analizörü, pH ve sıcaklık kompanzasyonlu, sudaki klorun sürekli olarak ölçülebilmesi için kendinden temizlemeli bir galvanik hücreye sahip.
SİSDOZ, gaz klor sistemini oluşturan tüm bu ekipmanların yanısıra sisteme basınçlı suyun getirilmesini sağlayan booster pompalar, gaz kaçak dedektöründen gelen sinyal ile otomatik olarak devreye giren bir sprinkler sistemi, binanın havalandırılmasını sağlayan fanlar ve otomatik panjurlar ve nötralizasyon sistemi ile beraber komple sistem oluşturarak, insan sağlığı açısından çok büyük önem ve risk taşıyan gaz klor sistemini emniyetli bir şekilde hizmete sunuyor. 
Herhangi bir bina inşaatına gerek olmadan, özellikle ulaşılması zor köylerde su depolarında klorlama yapılması için taşınabilir, dış ortamda kullanılmaya uygun özel olarak imal edilmiş kabin, içerisine Gaz Klorlama Sistemine ait tüm ekipman, kamera sistemi, uzaktan izleme ve kontrol sistemi olacak şekilde montajı yapılmış, çalışmaya hazır şekilde hazırlanarak, istenilen noktaya doğrudan kurulabiliyor.

Standart Pompa ECO Serisiyle Dikkat Çekti
Standart Pompa, IFAT Eurasia’da, yüzde kırka varan enerji tasarrufu sağlayabilen ve doğayı örnek alan teknolojilerini sergiledi. Dünyadaki elektrik enerjisinin yüzde yirmisini tüketen pompalara yönelik enerji tasarrufu sağlamayı amaçlayan çalışmalarıyla dikkat çeken firma, yüksek verimlilik sağlayan entegre ekotasarımıyla da epey iddialıydı... Fuarda sergilenen Standart Pompa Eco Serisi ise  enerji tüketimini düşürüyor, testlere göre performansından da ödün vermiyor.
Standart Pompa, yenilikçi çözümlerinin yanı sıra boru kaybı hesabı, ömür boyu maliyet hesabı, işletme ve bakım gibi konularda verdiği danışmanlık hizmetleriyle de enerji tasarrufuna dikkat çekiyor.

Wilo, Fuara Damga Vuran Firmalardan Biriydi
Wilo’nun altyapı teknolojilerindeki yenilikçi ürünlerini sergilediği IFAT Eurasia’daki standı, fuarın en çok ziyaret edilen standları arasında yer aldı. Wilo, fark yaratan pek çok ürününü katılımcılarla buluştururken, özellikle 2017’de piyasaya sürülen yeni ürünleriyle ilgi odağı oldu.
Katı madde ayırıcı hazır terfi istasyonu “EMUport”, işletme maliyetlerini ve koku problemini sıfıra indirmesi, uzun ömürlü ve korozyona dayanıklı olması ve kullanım kolaylığı gibi benzersiz özellikleriyle öne çıkan ürünler arasında yer aldı. Temiz su uygulamalarında kullanılan yeni ürün derin kuyu dalgıç pompa “Wilo-Zetos K 8”, daimi mıknatıslı motoru sayesinde yüzde 85’e yakın enerji verimliliği ve 150 g/m3  kum geçirgenliği özelliğiyle sınıfında tek olmayı başarıyor. Wilo’nun standında, her biri üst düzey performans ve enerji verimliliği sağlayan ürünler yer alıyordu. Atıksu uygulamaları alanında Wilo-FA, Wilo-EMU KPR, Wilo-Mixer, Wilo-RexaCUT adlı ürünler sergilendi. Temiz su uygulamalarında derin kuyu ve Wilo-SCP ürünleri fuar standındaki yerini aldı. Su temini ve basınçlandırma alanında ise EC motorla, yüksek verimli performans ve maksimum enerji verimliliği sağlayan Wilo-SiBoost Smart Helix EXCEL’in özellikleri, sektör temsilcileri tarafından ilgiyle karşılandı.
IFAT Eurasia 2017 ile ilgili bir değerlendirme yapan Wilo Türkiye Altyapı ve Endüstri Satış Müdürü Ercan Tortumlu şunları söyledi: “Wilo olarak altyapı sektörüne yönelik fark yaratan geniş bir ürün gamına sahibiz. Her biri yenilikçi teknolojilere sahip olan bu ürünlerden daha çok kullanıcının faydalanması için son dönemde atağa kalktık. Hem satış sürecinde hem de satış sonrası hizmetlerde müşterilerimize yüzde 100 memnuniyet sağlamak için çaba harcıyoruz. Son yıllarda bu anlamda yaptığımız pek çok hamlenin sektörde olumlu bir yansıma yaptığını IFAT Fuarı’nda bir kez daha görmüş olduk. Çok yoğun ve başarılı bir fuar geçirdik”.

Feyyaz Yumurtacı
Anadolu Flygt Genel Müdürü


“Flygt Concertor’u Tanıttık”
“Fuarda, bünyemizdeki tüm markalara ait ürün ve sistemleri sergiledik... Yeni teknolojimiz Flygt Concertor’u tanıttık. Flygt Concertor, dünyanın akıllı ilk atıksu pompası. Flygt Concertor, Xylem’in dünyada çığır açan yeni bir teknolojisi. Concertor adı, Latince kökenli ‘uyumu sağlamak için birlikte çalışmak’ anlamına gelen ‘concentare’ kelimesinden geliyor. Birbiriyle uyum içinde çalışan IE4 motor verimliliği, N-hidrolikleri, entegre güç elektronikleri ve akıllı kontrolleri ile Flygt Concertor, toplam sahip olma maliyetini (TCO) azaltırken, en uygun pompalama performansını sunan bir sistem. Kısacası, akıllı pompa Flygt Concertor, tıkanma sorunu yaşanmayan, sürekli haberleşme ile ara iletişim sağlayan, değişik çalışma noktalarında çalışabilecek esneklikte olup, yani bulunduğu ortamda çalışma şartlarını algılayan ve böylece en uygun performansı sağlamak için pompalama şartlarını otomatik olarak çalışma şartlarına göre ayarlayabilen akıllı bir sistem. Güçlü tek bir çözüm ile atıksu pompalama sektöründe yeni bir dönemin kapılarını açan bu sistemle müşterilerimize sınırsız olanaklar, kolaylık ve verimlilik sunuyoruz. Bildiğiniz gibi yüz yılı aşan zengin mirasıyla Flygt, sektörde her zaman yeniliklerin öncüsü oldu. Flygt, ilk dalgıç pompanın icadından enerji maliyetlerini yüzde 50 oranında düşürülmesine olanak sağlayan, tıkanma yapmayan N- çarkının tasarımına kadar birçok yaratıcı icat yaptı. Son olarak, televizyon kumandası gibi, uzaktan el ile hız kontrolü yapabilen Flygt 4320 model yüksek verimli mikseri ile Xylem, dünyadaki atıksu yönetim sistemlerinin sürdürülebilirlik çıtasını yukarı taşıdı...”

“Flygt Concertor ile bundan böyle dalgıç atıksu pompasının çalışma noktasını ve performansını irdelemek yerine çalışma aralığını değerlendirip, dalgıç pompa seçimi yapacağız. Bu şekilde yüz adetten fazla değişik pompa performansı, yaklaşık on adet pompa ile sınırlanmış olacak. Pompanın çıkış çapı ve güç aralığı, pompa seçiminde kullanılan kriterler olacak. Flygt Concertor, pompa istasyonundaki değişik debilere ve basınca göre, farklı çalışma noktalarında değişken hız, debi, basınç ve güçte çalışarak, en yüksek verimde çalışıyor. Bu sayede pazardaki en verimli pompalardan yaklaşık yüzde 70 daha fazla enerji tasarrufu sağlayabiliyor...”

“Concertor’ün dünya çapında çeşitli saha testleri gerçekleştirildi. Bu testler sonrası elde edilen sonuçlar Flygt Concertor ile sağlanan faydaları doğruladı. Sürekli olarak mümkün olan en düşük enerji seviyesinde çalıştırılarak geleneksel pompalama sistemlerine kıyasla yüzde 70 kadar enerji tasarrufu sağlıyor. Flygt Concertor, pompa ağzına uzun lifli yoğun katı malzeme gelip tıkanmaya neden olacağı zaman, ters dönerek katı malzemeleri pompa ağzından uzaklaştırıp tıkanmayı önlüyor. Dönem dönem pompa istasyonu tabanında ve ıslak hacim su yüzeyinde biriken katı maddeleri pompalayabilmek için seviye sensörlerini dikkate almadan suyu en düşük seviyeye kadar basarak pompa istasyonun tabanını ve su yüzeyinde oluşan yağ ve katı maddeleri pompalayabiliyor. Ayrıca dönem dönem boru hattında oluşabilecek tıkanıklığı önlemek için yüksek basınçta boru hattına su pompalayarak, hattın yıkanarak temizlenmesini sağlıyor. Bu saydığım özelikler dünyada hiçbir pompada olmayıp, pompa istasyonlarında meydana gelen sorunlar değişik metotlarla çözülmeye çalışılıyor. Kompakt bir tasarımı da olan Concertor’ün, SPM (Synchronus Permanent Magnet Rotor) ve IE4 elektrik motoru nedeniyle geleneksel tasarımlara kıyasla hacmi ise yüzde 50’ye kadar küçük...”

Çığır açacak

“Flygt Concertor’un dünyada yeni bir çığır açacağına ve önümüzdeki dönemde rakiplerimizin de bizleri takip edeceğine inanıyorum. Bu önemli teknolojik buluş ile sektörde öncülük ediyor olmak bizim için gurur verici. Ayrıca eklemek istiyorum... Tüm dünyada ve elbette ülkemizde de hızla yaşanan kentleşme ve bunun ortaya çıkardığı kentsel atıksu sorunları, ilerleyen yıllarda önemli bir problem olarak karşımıza çıkacak. Bu zorluklar ve yükselen enerji maliyetleri nedeniyle akıllı pompa çözümlerine duyulan talep artacak.  Dolayısıyla pompalama sistemlerinin performansını en uygun şekilde kullanmaya yönelik teknolojiler, ilerleyen yıllar içinde vazgeçilmez bir öncelikte olacak. Akıllı pompa Flygt Concertor da bu noktada ortaya çıkan zorlukların üstesinden gelinmesine yardımcı olabilecek. Yani Flygt Concertor’un değeri, ilerleyen yıllarda daha çok anlaşılacak”.

Zafer Temizkan
Grundfos Su Hizmetleri Segment Satış Müdürü


“Hazır Terfi İstasyonlarımızı Tanıttık”
“Hazır terfi istasyonlarının Türkiye pazarında her yıl giderek artan bir taleple karşılanması, IFAT Eurasia 2017 Fuarı’nda bir kez daha kanıtlanmış oldu. Fuarda, standımızı ziyaret eden yüklenici firmalar, resmi idareler, belediyeler ve proje firmalarının genel ilgisi, hazır terfi istasyonlarınaydı. Bu konuda uluslararası pazarda en deneyimli marka olan Grundfos olarak biz de Türkiye pazarından gelen talepleri gözönüne alarak fuar standımızda, tamamı yurtdışında üretilmekte olan Hazır Terfi İstasyonlarımızı daha ayrıntılı anlatabilmek adına sergilemek istedik. Ziyaretçilerimizden gelen tüm soruları cevaplayarak, onlara hem proje safhasında vereceğimiz desteği, hem uluslararası üretim standartlarının açıklanmasında, hem de üretim sonrası yerine montajında dikkat edilmesi gereken önemli noktaları tek tek anlatabilme fırsatı bulduk...”

“Grundfos Türkiye Su Hizmetleri departmanı olarak, belediyeler, resmi idareler ve proje firmalarına zaten teknik destek anlamında tüm deneyimlerimizi aktarmaya devam ediyoruz. Pek çok büyükşehir belediyesinde düzenlediğimiz seminerler ve buralarda yaptığımız sunumlarla henüz önemi yeni anlaşılmaya başlanan Hazır Terfi İstasyonlarını ve bu sistemlerle ilgili bilinmesi gereken tüm önemli noktaları aktarıyoruz...”

“Türkiye pazarında terfi istasyonları konusundaki talepler, genel olarak eski terfi istasyonlarının revizyonu veya yeniden yapılması ve özellikle sorumluluk sahaları genişleyen yeni büyükşehir belediyelerinin kanalizasyon ağlarının düzenlenmesi aşamalarında oluyor. Bu noktada özellikle gerek proje firmalarına terfi istasyonu seçimi, dizaynı, boyutlandırılması, gerekse belediye ve resmi idarelerde şartnamelerin hazırlanması sırasında dikkat edilmesi gereken teknik hususlar ve uluslararası standartlar konusunda bilgi ve deneyimlerimizle destek oluyoruz”.

Emrah Tekin
TKN Filtre Genel Müdürü


“IFAT Eurasia, Beklentimizi Karşılar Nitelikteydi”
“TKN Filtre olarak 2006 yılı içinde otomatik sisteme yatay geçişle makine sayımızı iki katına çıkardık. Bu ilerleme, yoğun yurtiçi taleplerini karşılarken, gelen yurtdışı siparişlerini de zamanında karşılayabilmemiz adına oldukça faydalı sonuçlar doğurdu. 2016 yılını büyüyerek, gelişerek, üreterek geçirdik. Olumlu geri dönüşler de memnuniyetimizi artırdı. 2016 yılındaki makine ve işgücü artırımımız, devam eden projelerimiz ve 2017 yılı içinde almış olduğumuz proje siparişleri nedeniyle yoğun bir dönem bizi bekliyor...”

“IFAT Eurasia’da birçok ürünümüzü sergiledik. Bunlardan birisi BIOFIX’ti... Hareketli Yataklı Biyolojik Reaktör ‘Moving Bed Biofilm Reactor/MBBR’ prosesi, biyolojik büyüme için çok geniş bir yüzey alanı oluşturmak amacıyla özel tasarlanmış, TKN Filtre’nin üretimini yaptığı biyolojik dolgu malzemesi BIOFIX kullanımıyla uygulanıyor. MBBR sistemi mevcut tesislerde uygulanabiliyor. Bu prosesle tasarlanmış endüstriyel veya evsel atıksu arıtma tesislerinin toplam giderim verimleri klasik sistemlerden daha yüksek. Böylece ilave tank gereksinimi olmadan tesis kapasitesi artırılabiliyor. Sistem hem BOD5, hem de azot ve fosfor giderimi sağlıyor, evsel ve endüstriyel atıksu arıtma tesislerinde uygulanabiliyor. Esnek yapısı sayesinde yeni kurulacak tesislerde de maliyet avantajı sağlayan bir çözüm. Fuarda sergilediğimiz TKN Filtre Nozul ürün paletinde ise çelik (kum/antrasit/aktif karbon/iyon değiştirici reçine sistemleri için) yosun (gravel) filtre iç ekipman ya da beton (hızlı kum filtreleri için) tüm filtre ve drenaj sistemlerinde iyileştirme, içme suyu filtreleme, endüstriyel arıtma, demineralize su prosesislerinde, ayrıca nehir deniz, yeraltı su kaynaklarından su çekme filtrelerinde, yüzme havuzu filtrelerinde, tarımsal sulama filtrelerinde ve benzeri tüm proseslerde kullanılabilecek, her türlü ihtiyaca cevap veren yüzlerce tip nozul yer alıyor. Filtre nozulları ve drenaj sistemleri kullanım amacına uygun olarak PP, PP GV 30 S, PVDF, ABS, PVC, PPO ve AISI 304-316L paslanmaz çelik gibi malzemelerden üretiliyor...”

“IFAT Eurasia Fuarı bu yıl da gerek iç pazar gerekse yurtdışı pazarlar açısından beklentimizi karşılar nitelikteydi. Standımızı, büyük çoğunluğu Ortadoğu ülkeleri olmak üzere Arap ülkeleri ve Avrupa ülkelerinden gelen firma temsilcileri, tedarikçiler, üreticiler ziyaret etti. Yurtiçi pazarında ise resmi kurumlardan, belediyelerden, tedarikçi firmalardan ve üniversitelerden çok sayıda profesyonelle görüşme fırsatı yakaladık. TKN Filtre olarak ilkine de katıldığımız IFAT Eurasia’nın önümüzdeki senelerdeki organizasyonlarına da katılmayı planlıyoruz”.

“Sektörümüz, teknolojik gelişmeler ve makineleşmeye yönelik yatırımlarla daha rekabetçi bir hal almaya başladı. Türkiye’nin su ve atıksu pazarı büyük bir pazar olmasının yanı sıra halihazırda büyüme aşamasında... Çevre kanunlarına uyma zorunluluğunun yanında artan nüfus ve gelişen endüstriyel üretim nedeniyle sürdürebilir ve çevreci su-atıksu hizmetlerine olan talep, pazarı hızlı bir büyümeye sevk ediyor. Öte yandan mevcut altyapının kötü durumu, su şebekeleri kayıpları gibi operasyonel sorunlar, özellikle şehirleri zorluyor. Türkiye’de su rezervlerinin yetersizliği, su ve atıksu arıtımı sorunu ile altyapının işletilmesiyle ilgili problemler bulunuyor. Eski ve verimsiz altyapı, arıtma düzeylerini kötüleştiriyor. Öte yandan halkın ve endüstriyel yapı ve firmaların çevre koruma ve su kirliliği bilinci giderek artıyor. Ancak tesis kurulum ve işletim süreci maliyet açısından yüksek rakamlar içerdiğinden, küçük ve orta ölçekli belediyelerde su arıtma altyapısının gelişimi için yeterli fon bulunamıyor. Artan nüfus ve kentleşme, su endüstrisinde yeniliklerin ve gelirlerin artmasını doğrudan etkiliyor. Sektörde en önemli atılımın, arıtma tesislerinin geliştirilmesi alanında olabileceğini, bunun da su endüstrisinin hareketlenmesine zemin hazırlayacağını düşünüyoruz”.

Namık Sarıgöl
IFAT Eurasia Proje Müdürü


“Sektördeki En Büyük Organizasyonu Gerçekleştirdik”
 
Su&Çevre: IFAT Eurasia 2017 ile ilgili kısa bir değerlendirme yapar mısınız?
 
Namık Sarıgöl:  IFAT Eurasia büyük bir başarıyla tamamlandı. Rakamsal veriler, katılımcıların memnuniyeti, ziyaretçilerin fuarda gördüğü teknolojiden tatmin olması, hangi açıdan bakarsanız bakın fuarın iyi geçtiğini gösteriyor. Şu ana kadar çevre teknolojileriyle ilgili olarak organize edilen en büyük ebatlı, en fazla katılımcısı olan organizasyonu gerçekleştirdik. 17 bin metrekarelik brüt alanda 9 bin metrekarenin üstünde stant alanı vardı. IFAT Eurasia’ya 412 firma katıldı, 5 ülke pavyonu yer aldı ve 11 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırladık. Uluslararası katılımcı ve ziyaretçi sayısı da Türkiye’de alışılageldik standardın üzerindeydi. Tabii bu sadece bizim ekibimizin başarısı değil. Ortada IFAT gibi, büyük bir değeri olan ciddi bir marka var. Bu markanın kabul görmüşlüğü var. Bunun yanında katılımcı firmalarımızın ve sektörün bize gösterdiği teveccüh var. Beraber gerçekleştirdiğimiz bir organizasyondan bahsediyoruz. Bu fuarın başarılı bir organizasyon olması sadece bizim ekibimizin değil, sektörün bir başarısı...
 
Su&Çevre: Messe München, Türk pazarını ve IFAT Eurasia’yı nasıl değerlendiriyor?
 
Namık Sarıgöl: Messe München, Almanya dışı IFAT oluşumlarına Çin ile başladı. Hem kapasite olarak hem coğrafi olarak başlangıç olarak Çin’i seçmeleri normaldi. Bunun arkasından Hindistan geldi. Daha sonra da 2015’te başladığımız IFAT Eurasia oldu. Burada hedef sadece Türkiye değil, bölgedeki bütün ülkeler. Özellikle ziyaretçi açısından baktığımızda, bizim coğrafyamızdaki ülkelerden Avrupa’daki herhangi bir organizasyona gidebilmek kolay değil. Vize problemleri, sosyo-kültürel sebepler ve işin maddi kısmını da gözönüne aldığımızda Türkiye bölge için çok daha ulaşılabilir konumda. Yani IFAT Eurasia projeksiyonundaki temel hedef, bölgenin merkezinin oluşturulması. Bu, ülkemiz açısından da oldukça önemli. Çünkü uluslararası büyük bir fuarın herhangi bir lokasyonda açılabilmesi için seçilen yerin ya çok ciddi bir üretim alanı, ya da çok ciddi bir tüketim pazarı olması lazım. Sadece Türkiye’deki rakamlar bile çevre sektörü için önemli; ama bütün bölge,  önümüzdeki yıllarda önemli hareketin gerçekleşeceği ülkelerden oluşuyor. Biz bu işi realize edebilirsek, Türkiye bu bölgede sektörün ticaretinin ciddi bir kısmının kesiştiği yer olacaktır. Bundan da özellikle yerli firmalarımız, buradaki üreticilerimiz faydalanacaklar. Gerçekleşen rakamlara bakarsak, 2014 yılında yola çıkarken hedeflenen büyüme rakamlarının ilerisindeyiz. Yani Messe München şu anda IFAT Eurasia’dan da, ortaya çıkan verilerden de gayet hoşnut...”
 
Su&Çevre: Daha önce çevre sektöründe iki yılda bir yapılan fuar düzenlenmemişti. IFAT Eurasia’nın iki yılda bir olması nasıl karşılandı?

Namık Sarıgöl: Fuarın içerisinde pek çok ürün grubu var. Her ürün gruplarına ait firmaların farklı beklentileri olabilir. Ama iki senede bir açılmasının günümüz şartlarında daha uygun olacağı yönünde bir fikrimiz bulunuyor. Öncelikle Münih’te IFAT’ın düzenlendiği senelerde, bu sektöre hitap eden tüm fuarlar, açıldıkları coğrafyadan bağımsız olarak, az ya da çok etkileniyorlar. Burada gözönünde bulundurulması gereken tek değer, katılımcı sayısı ve büyüklük değil. Ziyaretçinin ne yapacağını da düşünmek lazım. Çevre sektöründeki profesyonellerin ciddi bir kısmı Münih’e gidiyor. Aynı kişiyi kısa süre içinde başka bir fuara getirmek kolay değil. Bu yüzden, gücümüzü dağıtmadan, katılımcının da bütçesini gözönüne alarak, en azından şimdilik bunun daha doğru olduğunu düşünüyoruz. Belki farklı isimlerle, ürün gruplarının belli kısımlarına yönelik başka ve küçük organizasyonlar düzenlenebilir. Ama şu anki düşüncemiz, bir sene Münih, bir sene Türkiye olarak devam etmek.



Geri
share on twitter share on facebook