Yorum

IFAT Eurasia Fuarı İzlenimlerim

Prof. Dr. Ahmet Samsunlu
İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi
44. Hükümet İmar ve İskân Bakanı

İlki, 2015 yılında Ankara’da düzenlenen, fakat o günlerde geçirdiğim rahatsızlık (grip) nedeniyle katılamadığım IFAT Eurasia Fuarı’nın 16-18 Şubat 2017 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen ikinci organizasyonuna katıldım...

Açılış töreni
Açılış töreninde Alman Su Ekonomisi Atıksu ve Atık Derneği (DWA) ve Avrupa Su Birliği (EWA) Genel Sekreteri Johannes Lohaus, IFAT Eurasia’yı tertipleyen MMI Avrasya Fuarcılık Ltd. Şti. Genel Müdürü Osman Bayazit Genç ile IFAT fuarlarının tertipleyicisi olan Messe München GmbH’ın Yatırım Malları Fuarları İcra Müdürü Collin Davis birer konuşma yaptılar. Bu iki konuşmacı IFAT Fuarları’nın dünyadaki ve Türkiye’deki konumu ve faaliyetleri hakkında bilgi verdiler. Ayrıca İSKİ Genel Müdürü Fatih Turan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nihat Macit de İstanbul’un altyapı durumunu açıkladılar.

Açılış törenindeki son konuşmayı ise ben gerçekleştirdim. Konuşmamda, Almanya’da yüksek tahsilini yapmış bir kimse olarak, IFAT’ın, kurulduğu 1966 yılından itibaren çevre ve bilhassa benim uğraşı saham olan atıksu konusunda dünya çapında ne kadar önemli katkıları olduğunu ifade ettim. Münih’te gerçekleştirilen IFAT fuarlarından ikisine ziyaretçi olarak katıldığımı da belirttim. Bu arada dünyada, Almanya’da ve Türkiye’de atıksu arıtımındaki gelişmelerden bahsettim. Özetle, şu bilgileri verdim: “Birleşmiş Milletler 2015 yılı verilerine göre 1.8 milyar insan sağlıklı içme suyuna ulaşamamaktadır. 2.4 milyar insanın hijyenik tuvaletlere, altyapı ve arıtma tesislerine (sanitation) sahip olmadığı görülmektedir. Hergün 5 yaşının altında 2000 çocuk ishal ve benzeri hastalıklardan ölmektedir. Bu ölümlerin 1800’ü su, sıhhi koşulların (sanitation) veya hijyen yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Dünyada altyapı sorunlarının çözümü için yıllık ortalama 650 milyar dolar yatırım yapılması gerekmektedir (1)”.

“Almanya’da oluşan atıksuların yüzde 96’sı (10.07 milyar m3), sayıları 10.000’e yaklaşan arıtma tesisinde arıtılmaktadır. Atıksuyun yüzde 0.1’i mekanik (fiziksel), yüzde 1.9’u biyolojik ve yaklaşık yüzde 98’i ileri arıtmadan geçirilmektedir (2)”.

“2015 yılında ülkemizde mevcut atıksu arıtma tesisi sayısı 646’a yükselmiş olup, bu tesisler 542 belediyeye hizmet vermekte ve belediye hudutları içinde yaşayan nüfusun yüzde 78’inin atıksuyu herhangi bir kademede arıtılmamaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, 26 Kasım 2016’da yaptığı bir konuşmada, arıtma tesisi sayısının 940’a yükseldiğini ve nüfusun yüzde 81’inin atıksularının arıtıldığını açıklamıştır. TUİK 2012’i Belediye Atıksu İstatistikleri verilerine göre kanalizasyon şebekesinden deşarj edilen 4,1 milyar m3 atıksuyun 3,3 milyar m3’ü, 412 atıksu arıtma tesisinde arıtılmıştır. Arıtılan atıksuyun %38,3’üne gelişmiş (ileri), %32,9’una biyolojik, %28,5’ine fiziksel ve %0,3’üne doğal arıtma uygulanmıştır (3)”.

“Avrupa kıtasında ilk atıksu arıtma tesisi 1882 yılında Almanya’nın Frankfurt/Main kentinde kurulmuştur (4). Ülkemizde, ilk kentsel arıtma tesisi 1962 yılında Avusturyalılar tarafından Emlak Kredi Bankası Evleri için İstanbul-Ataköy’de inşa edilmiştir (5). Büyük şehirlerimizde, ilk arıtma tesisi İstanbul Su Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından kurulmuştur. 1988 yılında, Güney Haliç Projesi kapsamında kanalizasyon sistemleri ile derlenen  atıksular Yenikapı’da bir ön arıtma tesisinden (Izgara, Kum Tutucu) geçirilerek Ahırkapı’dan uzatılan 1180 metre uzunluğunda, 1600 mm çapında iki adet çelik boru ile 64 metre derinlikten difüzörlerle Karadeniz’e giden akıntıya verilmiştir. 1988 yılında, İstanbul’da oluşan atıksuların yüzde 4’ü ön arıtmadan geçirilirken bugün yüzde 98’i herhangi bir kademede (Ön Arıtma, Deniz Deşarjı, Biyolojik Arıtma ve İleri Arıtma) arıtmadan geçirilmektedir (3)”.

“Yerel Çevre Stratejilerinde Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin Uygulaması” Paneli
Açılış törenini takiben dinleyici olarak katıldığım “Yerel Çevre Stratejilerinde Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin (SDG) Uygulaması” panelinde; Alman Su Ekonomisi Atıksu ve Atık Derneği (DWA) ve Avrupa Su Birliği (EWA) Genel Sekreteri Johannes Lohaus, dünyada su ihtiyacının, nüfusun 9 milyar olacağı 2050’ye kadar yüzde 55 artacağını, buna karşılık OECD ülkelerinin aldığı önlemlerle 2050’ye kadar bu ihtiyaçları yüzde 12 azaltacaklarını belirtti.

DWA’nın Eğitim ve Uluslararası İşbirliği Bölüm Başkanı Rüdiger Heidebrecht, Birleşmiş Milletler 1000 Yıl Hedefleri olarak bilinen hedeflerin bugün Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG) olarak sürdürüldüğünü, bu planların hedefinin dünyayı aşırı yoksulluktan ve diğer pek çok yoksunluktan kurtarmayı amaçladığını vurguladı. Nepal’de, atıksu tesisi ve tuvalet olmadığından insanların ihtiyaçlarını sokaklarda giderdiklerini açıkladı.

Berlin’de kurulu bulunan Germen Water Partnership (GWP) Türkiye Ülke Kurum Başkanı Hans-Joachim Werner ise, kurum olarak Almanya’da 350 şirketle çalıştıklarını ve bu firmalar arasında bilgi akışı sağladıklarını ifade ederek, Türkiye’de de 6 toplantı yaptıklarını ve benzeri bir ortaklığı burada da kuracaklarını, firmalarla deneyimlerini paylaşacaklarını belirtti.

İller Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ferit Yüksel, belediyelere önemli katkıları olduğunu, son 5 yılda nüfusu 25.000’in altında olan 1100 belediyenin projelerini desteklediklerini ve bu projelere yüzde 50 destek verdiklerini açıkladı.

Malatya Su ve Kanal İdaresi (MASKİ) Genel Müdürü Dr. Özgür Özdemir, Malatya’nın büyükşehir olmasıyla MASKİ hudutlarının il hudutlarına yayıldığını ve bu nedenle çok sayıda belediyenin ve yerleşimin yıllardan beri çözülmemiş problemleriyle karşı karşıya kadıklarını ifade etti ve yüzde 70 olan içme suyu kayıp-kaçak oranının yüzde 64’e indirildiğini, hedeflerinin ise bu oranı yüzde 25’e indirmek olduğunu vurguladı.

ISWA Türkiye Başkanı - Katı Atık Türk Milli Komitesi (KATAD) Başkanı Prof. Dr. Günay Kocasoy, gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilirlik konusunu ele aldı. Büyük kentlerin toplam ülke arazisinin yüzde 2’sini kaplarken, meydana gelen katı atığın yüzde 70’ini oluşturduklarını ifade etti.

“Su ve Atıksu Yönetiminde İSKİ Uygulamaları” Oturumu
Öğleden sonra gerçekleştirilen “Su ve Atıksu Yönetiminde İSKİ Uygulamaları” oturumuna da katıldım. Bu oturumda; İSKİ Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İzzet Öztürk tarafından “Haliç Havzası Çevre Koruma Projeleri”, İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Alişan Koyuncu tarafından “Büyük Melen Projesi”, İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Cafer Sezgin tarafından “İSKİ’nin Abone Dostu İşletme Uygulamaları” ve İSKİ Bilgi İşlem Daire Başkanı Türker Vardar tarafından “Akıllı Şebekeler” konuları hakkında kapsamlı ve açıklayıcı bilgi verildi.

Alabildiğim notlara göre, Haliç’in kollarının temizliğinin sağlanabilmesi için havzalar arası su transferinin ön görüldüğü ve bunun dünyada üçüncü büyük proje olduğu, mevcut durumda Haliç sularının 1 günde yenilendiği, Avrupa’da yüzde 13 olan kayıp-kaçak oranının, Türkiye’de yüzde 44, İstanbul’da ise yüzde 23 olduğu belirtildi. Alınacak önlemlerle İstanbul’da da bu oranının yüzde 13’lere indirileceği ifade edildi. 21.500 kişiyle yapılan bir anket çalışmasında halkın yüzde 95’inin İSKİ çalışmalarından memnun, yüzde 5’inin memnun olmadığı belirtildi. Akıllı şebekeler çalışmasının İstanbul’da en ileri seviyede olduğu, tüm İSKİ tesislerinin akıllı şebekelerle kontrol edildiği, elde edilen tüm değerlerin İSKİ’nin her kademesiyle paylaşıldığı, ilgililerin bu bilgilere akıllı şebekelerle ulaşabildikleri ve bu arada 30.000 noktada içme suyu kalitesi ölçümü yapıldığı açıklandı. 


Su ve Çevre Dergisi’nin yazarı Burkut Su Tekniği Genel Müdürü Enis Burkut (ortada) ve B2B Medya Genel Müdürü İsmail Ceyhan (sağda) ile sohbet etme imkanı da buldum.

Tüm bir günümü geçirdiğim fuarda, katıldığım toplantılar dışında stantlardan bazılarını da ziyaret ettim ve çok sayıda öğrencim ve tanıdığımla karşılaştım. Bazı öğrencilerimin firma sahibi olması beni sevindirdi ve gururlandırdı. Bu arada köşe yazarlığını yaptığım Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi’nin standını ziyaret ederek B2B Medya Genel Müdürü İsmail Ceyhan, çalışma arkadaşları Emine Erol ve Reyhan Toydemir ile kahve içerek sohbet ettim. Ben oradayken standa gelen Su ve Çevre’nin köşe yazarı olan Enis Burkut ile de tanıştım.
Ülkemizin geleceği açısından bir akademisyen olarak yurtiçinde ve dışında açılan bu tip fuarları ziyaret etmenin, oturumlara katılmanın ve firmaların standlarını ziyaret etmenin, mesleğinde ilerlemek ve başarılı olmak isteyen mühendisler ve herkes için faydalı olacağını düşünüyorum.

Kaynaklar
(1) https://sustainabledevelopment.un.org/content documents/7891Transforming%20Our%20World.pdf
(2) http://www.bmub.bund.de/themen/wasser-abfall-boden/binnengewaesser/abwasser/
(3) Ahmet Samsunlu, “ Türkiye’de Atıksu Arıtımı ve Arıtma Teknolojilerinin Gelişimi”, Eko Analiz Dergisi, sayı: 4,  yıl 2016
(4) https://de.wikipedia.org/wiki/Kl%C3%A4ranlage
(5) Ahmet Samsunlu, “ 1962 Yılında İnşa Edilen Ataköy Atıksu Arıtma Tesisi ve Geçirdiği Evreler”, Su ve Çevre Teknolojisi Dergisi, Haziran 2014
(6) http://www.istanbulwaterexpo.com/Katilimci/neden-turkiye-1 


Geri
share on twitter share on facebook