Su Depolarında Üreyen Mikroorganizmalar Su Arıtma Sistemine Zarar Veriyor

Enis Burkut
enis@burkut.com.tr



Eylül 2015 / Sayı: 86

Tabii hava içindeki mikroorganizmalar su deposuna giren hava ile beraber su deposuna girer ve su deposunda ürerler. Su ile beraber su arıtma sistemine giden bu canlılar arıtma cihazlarında ve su sisteminde sorunlar yaratır ve arıtma sonrası arzu edilen su kalitesi elde edilemez.

Bu yazımızın ana konusu, sanayi ve diğer kuruluşların su depolarında üreyen mikroorganizmaların (kısaca mikrop diyeceğiz) su arıtma cihazlarına verdiği zararlar ile ilgilidir; sudaki mikropların insanlara verdiği zararlardan bu yazıda söz etmeyeceğiz. Bu yazımız kendi tecrübelerimizi ve gözlemlerimizi yansıtan bir yazıdır.
Yazıda sözünü ettiğimiz depolar, işletmelerde bulunan ham su depoları, kısmen işlenmiş, yani filtrelenmiş ve yumuşatılmış su depoları ve tamamen işlenmiş su depolarını kapsar. Çünkü mikrobiyolojik üreme her tür su deposunda oluşabilir.

Zaman zaman belediyelerin şehir suyu bölümleri (İSKİ, İZSU, BUSKİ vb.),  okulların ve halka açık binaların su depolarını incelerler. Bu araştırmaların sonuçları da bizim tespit ettiklerimiz ile çok benzeşir. İSKİ  (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi)’nin bir makalesinden kısa bir bölümü buraya aktarıyoruz. Temmuz 2000 tarihli “İSKİ Haber” Dergisi’nde yayınlanmış olan “Su Depoları Tehlike Saçıyor” isimli makalenin ilk bölümü: “İSKİ ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ’nin iştiraki olan Hamidiye A.Ş.’nin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar acı bir tabloyu gözler önüne serdi. İstanbul’da kontrol edilen apartman, ev, okul, hastane ve iş yerlerindeki su depolarının %90’ının son derece kirli olduğu, üstelik hastalık yapıcı pek çok mikroorganizma barındırdığı tespit edildi. Depoların uzun süre temizlenmemesi neticesinde meydana gelen kimyasal ve biyolojik çamurlaşma, dökülme ve parçalanma, suyun içilebilirlik özelliğini yok etmektedir. Bu depolarda hastalık amili bazı mikroorganizmaların hızla üremesi mümkün olmaktadır.”


Sanayi suyu depoları

Bildiğiniz gibi, bir su deposundan pompa su çekerken, depoda eksilen su kadar depoya tabii ortam havası girer. Deponun hava emiş noktasında, havada bulunan mikropları süzen hassas bir filtre yoksa ortam havası içinde bulunan her mikrop ve her madde hava ile beraber su deposuna girer ve suya karışır. Depoya giren hava içinde bulunan canlılar: polen, maya, küf ve her tür mikroskopik canlı, depo içinde mikrobiyolojik üremeye sebep olur. Su ile beraber depoya gelip depo dibinde biriken katılar da mikrobiyolojik üreme için çok başarılı bir yatak oluşturur.

Tespitlerimize göre su depolarının hacmi, depodan suyu emen pompa debisinin 2-3 katı ise, örneğin pompa debisi 50 m3/h ise ve depo hacmi 150 m3 ise, bu depo içinde oluşan yüksek su hareketi sebebiyle depoda mikrop üremesine pek rastlanmaz. Eski atasözü de bu tespitimize benziyor: “Akan suda pislik olmaz.”

Su deposu, sanayinin uzun süre susuz kalmasını önlemek maksadıyla tasarlanmışsa veya bu depo aynı zamanda yangın tehlikesine karşı su deposu görevi de yapıyorsa, o zaman depo içinde su hareketi yok denecek kadar az olur. Örneğin, depodan su çeken pompa debisi 50 m3/saat iken, su deposu 1200 m3 ise,  işte bu depo içinde suyun hareketi azdır ve bu tür yüksek hacimli depolarda mikrop üremesine çok sık rastlanır. Yüksek hacimli depolara gelen su klorlanmış dahi olsa, klor bir süre sonra etkisini kaybettiği için bu depolarda her tür mikrop üremesinin sonuçları görülür ve bu mikroplar su arıtma cihazlarına zarar verir.

Birçok işletme yangın rezerv suyu için ayrı bir depo planlamaz; işletmenin kullanım suyu ile yangın suyu için tek depo yapar. Bu depolarda su hareketi az olur. Dolayısıyla durgun suyu seven tüm canlılar, mikroplar, hatta bazen kurtçuklar bu yüksek hacimli depolarda ürer. 

Mikroplar Su Arıtma Cihazlarına Zarar Verir
Depoda üreyen mikroplardan en çok zarar gören arıtma cihazları şunlardır: kum filtreleri, aktif karbon filtreler, kartuş filtreler ve ters ozmoz mambranları.
Depoda ve daha sonra arıtma cihazları içinde üreyen bu mikroplar ve “Biyofilm” adı verilen mikrop kolonileri Resim2’de görüldüğü gibi kum filtrelerinde kumları birleştirip topak  haline getirirler, su kum içinden değil topaklar arasındaki yarıklardan geçer ve filtrelenmez.
Mikroplar aktif karbon gözeneklerini doldurur ve aktif karbonun “adsorpsiyon” yapma özelliğini bozar. 
Sudaki mikroplar filtre kartuşları ve mambranlar üzerinde de biyofilm tabakası oluşturup suyun geçişini engellerler. Bunun sonucunda basınç kaybı artar, su debisi azalır ve bakım işleri ve sarf malzemesi harcaması artar; işletme zarar görür. 


Mikroplar ile bloklaşmış filtre kumu

Filtre kartuşu sorununun giderilmesi kolaydır; çünkü kartuş fiyatı ucuzdur, kartuş çöpe atıldığında, sorunu yaratan mikrop veya biyofilm de çöpe atılmış olur. Ancak ters ozmoz mambranı bedeli yüksektir ve oluşan sorunu yok etmek için gereksiz duruş gerektiren uzun süreli kimyasal yıkama yapılır.


Mikrop ürememiş temiz ters ozmoz mambranı


İçinde mikrop üremiş ters ozmoz mambranı

Çok girift yapıya sahip olan ters ozmoz mambranının her bir noktasına kimyasalın girmesi ve mambran içindeki mikropları tamamen yok etmesi imkansızdır. Bu sebeple, mikrop üremiş bir mambranda kimyasal yıkama kalıcı bir çözüm olmaz, kimyasal yıkamadan bir süre sonra, mambranın kuytu kısımlarındaki mikroplar üreyerek tekrar mambran yüzeyini kaplar ve cihazdaki basınç kaybı artar, üretim suyu debisi azalır. Hatta bir süre sonra, mambranın ham su tarafında üreyen mikroplar ters ozmozun ürettiği kaliteli suya da geçer. Sonuç olarak mambran ömrü kısa olur ve sık sık yeni mambran satın almak gerekir, ayrıca, ters ozmoz cihazı mikroplu su ürettiği için proses suyu kalitesi sorunu da yaşanır.

ÇÖZÜMLER NEDİR?
İşletmenin ve prosesin özelliğine göre aşağıdaki çözümlerden biri veya birkaçı uygulanırsa su arıtma sisteminin daha başarılı çalışması sağlanabilir.
Depoya gelen suyu etkili şekilde filtrelemek: Su içinde bulunan katılar mikropların taşınmasına yardımcı olurlar ve depolarda çöken katılar mikroplara yataklık ederler. Onun için depo öncesi suların iyi filtrasyonu mikrop üreme sorununu azaltır.
Depoya giren havayı filtre etmek ve hava ile depoya gelecek mikropları engellemek: Depo iyice dezenfekte edildikten sonra, depodan su çekilirken depoya giren havanın içindeki mikropları hassas bir filtre ile havadan ayırmak etkili bir çözümdür. “Vent filtre” olarak adlandırılan özel hava filtreleri bu konuda başarılıdır.
Depodaki suyu sürekli olarak dezenfekte etmek: Depoya gelen suda hiç mikrop olmasa dahi, çok büyük hacimli ve suyun az hareket ettiği su depolarına havadan gelen mikroplar depo içinde ürediği için bu depolarda oluşturulacak bir su sirkülasyon sistemi ve hassas kontrollü dezenfeksiyon sistemi mikrop sorununa çözüm olabilir.
Depo ile su arıtma cihazı arasına mikropları geçirmeyecek bir sistem kurmak: Yukarıda verdiğimiz örnekteki gibi, depo hacmi 1200 m3 ise ve bu depodan çekilen su yalnızca 50 m3/saat ise, 1200 m3 suyun dezenfeksiyonu için kurulacak sistem ekonomik olmayabilir. Bu durumda, su deposu ile su arıtma cihazları arasına 50 m3/saat debideki suyu dezenfekte eden bir sistem konabilir. 
Depoların mikrop üremesi için uygun yer olduğu konusunda eğitim: İşletmelerde suyun temininden ve arıtımından sorumlu olan kişilerin DEZENFEKSİYON, MİKROBİYOLOJİ ve depoda mikrop üremesi konusunda eğitilmesi sonucunda, bu kişiler depolara farklı şekilde bakacak ve depoların mikrop üreme yeri olmasına izin vermeyeceklerdir. 
Her işletmenin ihtiyacına göre yukarıda tarif ettiğimiz sistemleri kuruyoruz; ancak çoğu kez işletmeciler su deposuna gelen mikropsuz kuyu suyunun depoda mikroplu hale geleceği konusuna “şüpheli” baktıkları için kurmuş olduğumuz dezenfeksiyon sistemleri ihmal ediliyor. Su dezenfeksiyon sistemi doğru çalışmayınca depolarda mikrop ürüyor ve su arıtma cihazlarına mikrop geliyor.

Sonuç olarak
Havadan gelen mikroplar su depolarında ürer ve bu mikroplar su arıtma cihazlarına zarar verir. Bu bilgi ile hareket ederek, işletmelerin kendilerine en uygun su dezenfeksiyon yöntemini seçmelerini, su arıtma cihazlarına mikrop içermeyen su göndermelerini öneririz.

Geri