70'li Yıllarda Çevre Konusunda Etkin Olan Sivil Toplum Kuruluşları

Prof. Dr. Ahmet Samsunlu
İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi (E)
İmar ve İskan Eski Bakanı


Ekim 2014 / Sayı: 75

Bu yaz tatilimde Türkiye Çevre Vakfı Genel Sekreteri Engin Ural’ın “Çevremizde 40 Yıl” başlıklı anı kitabını okudum. 
Kitabın önsöz kısmında Engin Ural’ın, “1974’ten bu yana çevre konularının içindeyim. Çevre dediğimizde önce, hava, su, toprak ve benzer konular akla geliyor ama bu kitapta çevre kelimesini en geniş anlamıyla düşünüp, bu kelimenin çekiciliğine kapılıp, çevremde, çevremizde olup biten, önemli gördüğüm hemen her şeyi ele aldım. Dilden hukuka, üniversitelerden bürokrasiye, derneklerden vakıflara, musikiden mutfağa kadar çok farklı konuları, belli bir sistematik içinde bu kitaba koydum. Elbette, kendi yorumlarımı da katarak...” ifadeleri yer alıyordu.  
Ülkemizdeki çevre konusundaki gelişmeleri bilmek isteyenlere bu kitabı okumaların tavsiye ederim. Bu kitabı okumadan önce de, 70’li yıllarda çevre konusunda etkin olan sivil toplum kuruluşlarını ele alan bir yazı yazmayı düşünüyordum. Böylece, çevre konularını teknik olarak ele aldığım bu yorum yazılarıma tamamlayıcı bir katkı yapacağına inanıyordum. 

Yazıma, bu konuda kitapta yer alan satırları aşağıda vererek giriş yapmak istiyorum: 
“Ülkemizde çevre (veya tabiat/ doğa) konusunu görev edinen gönüllü kuruluşların birincisi, 1955’te Ankara’da kurulan ve yıllarca Hasan Asmaz’ın önderliğinde çalışan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’dir. Adında çevre kelimesi bulunan ilk derneği 1972’de İstanbul’da görüyoruz:  Türkiye Çevre ve Yeşillendirme Kurumu. Bu derneğin uzun yıllar yükünü taşıyan kişi Selâhaddin Uzel idi. Öncü derneklerden biri de yine İstanbul’da, 1975 yılında kurulan Doğal Hayatı Koruma Derneği.  Sonraki yıllarda, varlığını vakıf statüsünde sürdürse de ilk adımların dernek olarak atıldığı belli. Bu derneğin yükselişinde öne çıkan kişi, Nergis Yazgan’dı. Adında çevre kelimesini kullanan ilk vakıf ise 1978’de kurulan Türkiye Çevre Vakfı idi”. 
1972 yılında gerçekleşen Stockholm’72 (I. Dünya Çevre ve Kalkınma) Konferansı’ndan sonra ülkemizde de çevre konularına ilgi arttı ve çok sayıda dernek ve vakıf kuruldu. Benim de o tarihte bunlarda dikkatimi çeken etkin ve başarılı çalışmalar yapan kuruluşlar; Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, Türkiye Çevre ve Yeşillendirme Kurumu, Doğal Hayatı Koruma Derneği, Türkiye Çevre Vakfı yanında Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’ydu. Engin Ural’ın belirttiklerinin dışında listeye 1923 yılında kurulan Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nu eklememin ana nedeni, bu kuruluşun Çelik Gülersoy’un öncülüğünde İstanbul’un tarihsel-mimari dokusunu yenileme yolunda başarılı çalışmalar yapmasıydı.
Bu listede yer alan kuruluşların  faaliyetlerini internetten edindiğim bilgileri kişisel izlenimlerimle tamamlayarak aşağıda sizlerin değerlendirmesine sunuyorum.  


Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD)
Bu kuruluş ülkemizde yeşili seven, kendisi de Orman Yüksek Mühendisi olan Hasan Asmaz’ın gayretiyle çok önemli çalışmalar yapmıştır. Kendilerine Uluslararası Doğayı Koruma Birliği-IUCN ile işbirliği yapması müsaadesi Bakanlar Kurulu tarafından 1963 yılında verilmiştir. Aynı yıl Bakanlar Kurulu tarafından “Kamu Yararına Dernek” olarak kaydı yapılmıştır. Ayrıca, 1970 yılında Avrupa Konseyi Çevre ve Tabiatı Koruma Dokümantasyon ve Haber Merkezi Türkiye Temsilcisi olmuştur. 1977 yılında Konsey’in Mahalli İdareler Komisyonu üyeliği yaptığım sırada bu merkezi ziyaret ettiğimde, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’nin ne kadar takdir edildiğini öğrenmiştim. Dernek, Avrupa Konseyi Tabiatı Koruma Haber Merkezi Dergisi NATUROPA’nın Türkiye temsilciğini yürütmüş ve çok sayıdaki yayınlarının yanında “Tabiat ve İnsan” Dergisini de çıkarmıştır. Bu kuruluşun uzun yılar Genel Başkanlığını özveriyle yürüten Hasan Asmaz (1922-1998) ile muhtelif faaliyetlerinde birlikte oldum. 1984 yılında dernek adına Ege Bölgesi’ndeki bir kışlada gerçekleştirilen ağaç dikme törenine katıldım. Derneğin merkezi Ankara’da olup, halen faaliyetini sürdürmektedir.

Türkiye Çevre ve Yeşillendirme Kurumu (TÜRÇEK)
Bu kuruluş kendisini çevreyi korumaya ve çeşitli vakıflar da görev alarak hayır yapmaya adamış Elektrik Yüksek Mühendisi Selâhaddin Uzel tarafından 1972 yılında, Türkiye’nin ilk gönüllü çevre kuruluşlarından biri olarak İstanbul’da kurulmuştur.
TÜRÇEK, 1975 yılında alınan Bakanlar Kurulu Kararıyla “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsüne alınmıştır. Kuruluşun amacı, çevresel bozulmayı ve kirliliği önlemek, insanlar ile doğanın uyum içerisinde yaşamasını sağlamaktır. 1973 yılında yaptığı İstanbul Boğazı ve Çevresi Sorunları Sempozyumu’nu takiben çok sayıda toplantı yaparak çevre bilincinin ve konularının ülkemizde tanınmasına katkıda bulunmuştur. Ayrıca tertiplediği çevre fuarları ve uzun yıllar yayınladığı “Çevre Koruma” isimli dergi ile sektörün gelişmesinde öncülük yapmıştır. Kurumun yürüttüğü çok sayıda proje bulunmaktadır. Bu kuruluşun uzun yılar Genel Başkanlığını özveriyle yürüten Selâhaddin Uzel (1916-1996) ile kurumun üyesi olarak yönetimde birlikte çalıştım ve 1988 yılında bir süre kurumun başkanlığını yaptım. Kurumun tertiplediği toplantılara konuşmacı olarak katıldım ve bilimsel faaliyetlerin organizasyonuna katkıda bulundum. Kurumun merkezi İstanbul’da olup, halen faaliyetini sürdürmektedir.

Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD)
Dünyada yüzden fazla ülkede çalışmalar yürüten uluslararası bir doğa koruma kuruluşu olan Dünya Doğayı Koruma Vakfı WWF (World Wide Fund for Nature) ile işbirliği yapılarak 1975 yılında kurulan dernek ile fazla bir işbirliğim olmadı. İstanbul’a geldiğim 1986 yılından sonra bazı toplantılarına dinleyici olarak katıldım. Engin Ural’ın da belirttiği gibi bu dernekte öne çıkan Nergis Yazgan idi. Amacı, Türkiye’nin olağanüstü zengin bitki ve hayvan türleri ile bunların doğal yaşam alanlarının değerinin farkına varılması, koruma altına alınması olan dernek, bu gayeye ulaşmak için koruma projeleri yürütmekte; toplumla, yerel/merkezi yöneticiler ve şirketlerle işbirliği yapmaktadır. 1986’da “Kelaynak’tan Haberler” adlı bir bülten yayımlayan DHKD, adını duyurmaya yönelik ilk kampanyasını Turkish Times (Türkiye’de yayımlanan bir İngilizce gazete)’ta gerçekleştirdi. DHKD, kuruluşundan 15 yıl sonra, Bakanlar Kurulu kararıyla “kamu yararına çalışan dernek” statüsünü kazandı. Derneğin merkezi İstanbul’da olup, halen faaliyetini sürdürmektedir.

Türkiye Çevre Vakfı
Herkesin daha temiz, daha düzenli, daha güzel bir çevrede yaşaması amacına ulaşmaya yardım edecek hizmetleri üstlenmek için 1978 yılında kurulmuş bulunan vakıf, başlangıçta “Türkiye Çevre Sorunları Vakfı” ismiyle kurulmuş, 1991 yılında ismini Türkiye Çevre Vakfı olarak değiştirmiştir. Bakanlar Kurulu’nun 31 Mart 1983 tarihli Kararı ile Türkiye Çevre Vakfı’na uluslararası işbirliği izni verilmiştir. Türkiye Çevre Vakfı’nın hizmetleri; araştırma, yayın ve kamuoyu aydınlatma şeklinde devam ederken, vakfın bugüne kadar yayınladığı ve çevre konusunun hemen her yönünü işleyen kitaplar, Türkiye’deki çevre literatürünün temelini teşkil etmektedir. Türkiye Çevre Vakfı bugüne kadar 189 kitap yayınlamıştır. Üç ayda bir yayınlanan “TÇV Haber Bülteni”, altı binden fazla kişi ve kuruluşa ücretsiz olarak gönderilmekte ve Vakfın çalışmalarını duyurmaktadır. Vakıf bu hizmetleri yürütürken yurtiçinden ve bilhassa yurtdışından önemli maddi destek sağlamıştır. Vakıf, Çevre Müsteşarlığı’nın kurulması ve 1982 Anayasası’na çevre ile ilgili 56. maddenin girmesi için girişimlerde bulunmuştur. Kurucu Başkanlığını eski bakanlardan Prof. Dr. Necmi Sönmez’in (1919-2001) yaptığı vakfın gelişmesine, 1978 yılından beri Genel Sekreterliğini yapan Engin Ural önemli katkı sağlamıştır. Vakfın 1988 yılında tertiplediği Nüfus ve Çevre Konferansı’na yorumcu olarak katıldım. Kuruluşun merkezi Ankara’da olup, halen faaliyetini sürdürmektedir.

Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu (TTOK)
1923 yılında Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın talimatı üzerine kurulan Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun kurucusu Reşit Saffet Atabinen’dir. Kuruluşunda Türk Seyyahin Cemiyeti, sonra “Türkiye Turing Klübü” adlarını taşıyan yapılanma, daha sonra 1930 yılında kamu yararına çalışır kurum olarak tanınarak, gümrük ve trafik mevzuatı ile de özel yetkiler ve görevler almış ve bugünkü adıyla faaliyet göstermeye başlamıştır. Ülke tanıtımına büyük katkıları olan, önemli miktarda döviz kazancı sağlayan Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu, 70’li yıllarda kuruluşun Genel Müdürü olan Çelik Gülersoy’un (1930-2001) girişimleri ile kentsel mekânları düzenleterek ve tarihsel yapıları onartarak ülke turizm ve tarihine büyük katkılarda bulunmuştur. Çamlıca Tepesi, Kariye Camisi, Sultanahmet’teki Soğukçeşme Sokağı gibi kentsel mekânları yeniden düzenleyerek ve Yıldız Parkı’ndaki Malta Köşkü, Çubuklu’daki Hıdiv Kasrı, Sultanahmet’teki Yeşil Konak, Emirgan Korusu’ndaki Sarı ve Beyaz köşkler gibi tarihsel yapıları onartarak bunlara yeni işlevler kazandırılmasını ve halka açılmasına sağlamıştır. TTOK, İstanbul tarihi üstüne çoğunluğu Çelik Gülersoy tarafından yazılan yayınlar yapmıştır. Kurumun merkezi İstanbul’da olup, halen faaliyetini sürdürmektedir.

Geri