SuveCevre:SolMenu
Grundfos'un Merkezindeydik...
Grundfos, 18-21 Haziran tarihleri arasında Bjerringbro (Danimarka)’daki merkezine bir basın gezisi düzenledi. Türkiye’den sadece iki yayın grubunun bulunduğu gezide pompa teknolojilerindeki son gelişmeler ve Grundfos’un son dönemde piyasaya sunduğu yeni ürünler basın mensuplarıyla paylaşıldı ve Kopenhag’da dünyanın en yeşil otellerinden birisi olan Crowne Plaza ziyaret edildi. Firsholt’ta basın mensuplarının ağırlandığı Konuk Evi’nin ise Grundfos’un kurucusu Poul Due Jensen’in doğduğu ev olması, gezinin akılda kalan ayrıntılarından birisiydi... Gezinin en yoğun günü 19 Haziran’dı... Gün, Grundfos Holding A/S Kurumsal İletişim Başkan Yardımcısı Kim Nohr Skibsted’in sunumuyla başladı. Konuşmasında, Grundfos’un, yılda 16 milyonun üzerinde pompa üretimiyle dünyanın önde gelen pompa üreticilerinden birisi olduğunu belirten Skibsted, başlıca ürün gamlarını, ısıtma ve iklimlendirme amaçlı kullanılan sirkülasyon pompaları ile endüstriyel, su temini, atıksu ve dozlama uygulamaları için tasarlanan santrifüj pompaların oluşturduğunu vurguladı ve pompaların yanı sıra standart ve dalgıç motorlar ile pompaların izlenmesinde ve kontrolünde kullanılan elektronik kontrolörleri de ürettiklerini ifade etti.

1945 yılında Poul Due Jensen tarafından “Bjerringbro Foundry and Machine Factory” ismiyle kurulan fi r-
manın, 1967 senesinde bugünkü ismi olan Grundfos ismini aldığını anlatan ve 1975’te kurulan Poul Due Jen-
sen Vakfı’yla ilgili ayrıntıları aktaran Skibsted, şu bilgileri verdi: “Grundfos Grup, 80’den fazla şirketiyle 55 ülkede varlığını sürdürüyor. Poul Due Jensen Vakfı, 1975 yılında bağımsız bir oluşum olarak kuruldu. Günümüzde Vakfın, Grundfos Holding A/S hisselerindeki payı yüzde 86,7, çalışanların yüzde 2 ve vakıf ailesinin yüzde 11, 3 şeklinde. Vakfın amacı, Grundfos Grup’un gösterdiği devamlı gelişmenin ekonomik dayanağını sağlamlaştırmak ve genişletmek. Vakıf sermayesi ve kârı, Vakıf faaliyetlerinin dışındaki bir amaçla kullanılamıyor ve elde edilen kâr, Grundfos şirketlerine yatırım yapmak üzere değerlendiriliyor...”

Hedef: Karbon nötr bir firma olmak
“Sürdürülebilirlik”, “Dürüstlük ve Güvenilirlik”, “İnsana Değer Vermek”, “Bağımsızlık”, “Ortaklık” ile “Azimli ve İddialı olmak” kavramlarından oluşan değerlerimiz var. Faaliyetlerimizi ciddi bir sorumluluk bilinciyle yürütüyor ve böylece tüm dünyaya daha sürdürülebilir çözümler sunuyoruz. Ürün ve çözümlerimizi kullanarak hem doğal kaynakların gereksiz kullanımını hem de iklim üzerindeki olumsuz etkileri önemli ölçüde azaltabilirsiniz. 2008 yılından bu yana karbon emisyonumuz artmıyor ve hedefi miz karbon nötr bir firma olmak...” Grundfos’un ileri pompa çözümleri ve su teknolojilerinde trend belirleyen bir firma olduğunun altını çizen Skibsted, “İnsanların yaşam kalitesini artıran ve gezegeni koruyan devrim niteliğindeki teknolojilerle dünyanın daha sürdürülebilir bir yer olmasına katkı sağlıyoruz. Grundfos’un ve müşterilerimizin karbondioksit salımının çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek başlıca hedefl erimizden birisi. Müşterilerimizin su ve enerji tüketimini azaltan ve kaynakların yeniden kullanılmasını sağlayan temiz teknoloji ve çözümler geliştiriyor, bu süreçte yüksek verimlilik ve düşük su tüketimi kriterlerini her daim göz önünde tutuyoruz” ifadelerini de kullandı. Grundfos’un “Be”, “Think” ve “Innovate” olarak özetlenen üç bakış açısına da sahip olduğunu söyleyen Skibsted’in sunumu, Grundfos’un kurumsal filminin gösterimiyle son buldu.

Morten G. Laustsen: “Binalar sürdürülebilir olmalı”

Skibsted’in ardından bir sunum gerçekleştiren Star Bölge (Gelişen Pazarlar) Pazarlama Müdürü Morten G. Laustsen, 1986’da kurulan Dubai, 1998’de kurulan Türkiye ve 2009’da kurulan Mısır organizasyonları ile ilgili bilgileri paylaştı ve Grundfos’un Ortadoğu’da pazar lideri olduğunu vurguladı. Eğitim faaliyetlerine de büyük bir ciddiyetle devam edilen Türkiye’ye özel bir önem verdiklerinin altını çizen Laustsen, Ortadoğu’da ve özellikle İstanbul’da çok sayıda yüksek katlı binanın inşa edildiğini, bunun da kendileri için ciddi bir potansiyel yarattığını söyledi. Bu binalarda sürdürülebilirliğe odaklanılması ve akıllı teknolojilerin kullanılması gerektiğini belirten Laustsen, ayrıca şehirlerde atıksu ve içme suyu sistemlerinin de sürdürülebilir akıllı çözümlere ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Grundfos’ta akıllı telefonlarla pompa yönetimi ve optimizasyonun mümkün olduğunun altını çizen Laustsen, her ülkede “lokal partner” olarak hizmet vermeyi amaçladıklarını ve bunun için de büyük çaba harcadıklarını belirtti. Suudi Arabistan’da potansiyel müşterilere ulaşmak amacıyla mobil bir showroom olarak hizmet veren “Saudi Road Show” hakkında da bilgi veren Laustsen, bu araç sayesinde bölgedeki beş bin müşteriye kolaylıkla ulaşabildiklerini söyledi. Saudi Road Show’un içinde her ürünün tanıtımının yapıldığını ifade eden Laustsen, mottolarının ise “müşteri bize gelemiyorsa biz müşteriye gitmeliyiz” olduğunu vurguladı.

Üçüncü sunumun konusu ise “Demand Driven Distribution” idi. “İhtiyaca Göre Dağıtım” olarak tanımlanabilecek sistemin sunumu Grundfos Global Ürün Müdürü Dany Staerk tarafından gerçekleştirildi. Dünyada günde 45 milyon metreküp içme suyunun dağıtım esnasında, şebekelerde kaybolduğunu vurgulayan Staerk, bunun da 200 milyon insanın ihtiyacı olan miktara denk geldiğini belirtti. Hem enerji hem su açısından her gün büyük kayıpların yaşandığını söyleyen Staerk, bu kayıpları önlemek için çeşitli yöntemler bulunduğunu, Grundfos’un önerisinin ise “İhtiyaca göre Dağıtım” olduğunu ifade etti.

Staerk’in sunumun ardından Grundfos’un müzesi gezildi. Grundfos’un tarihini gözler önüne seren müzede, frmanın kuruluşundan itibaren üretilen ürünler, yaşanan olaylar, geride bırakılan kilometre taşları etkileyici bir kompozisyonda sergileniyordu.

IFAT 2012’de tanıtımı yapılan S Tube’un ve Blueflux teknolojisinin sunumu ise Ürün Müdürü Mikael Nedergaard tarafından gerçekleştirildi. Tanıtım filmiyle başlayan sunum, akrilik bir S-tube üzerinde yapıldı. S tube’un kendileri için bir “meydan okuma” olduğunu belirten Nedergaard, S-tube’un atıksu uygulamalarında hidrolik verimlilikten veya serbest geçiş özelliğinden ödün vermeyen tek çark olduğunun altını çizdi. S-tube çarkın sunduğu avantajların sade tasarımından kaynaklandığını belirten Nedergaard, S-tube’un, hidrolik tasarımlar üzerine yılların bilgi ve deneyimiyle geliştirildiğini söyledi.

S-tube
Grundfos S-tube çark, atık su ürünlerinin hidrolik tasarımına yeni standartlar getiriyor. Atıksu transfer istasyonu işletenlerin yıllardır yaşadığı sızdırmazlık, titreşim, aşınma ve tıkanma gibi sorunları çözüyor. S-tube çarkta, zamanla aşınacak köşe, ölü bölge, kesme işlevleri veya alternatif yapılar bulunmadığından her zaman sabit ve yüksek verimlilik elde ediliyor.
• Katıların serbest geçişinden ödün vermeden yüzde 84’e kadar hidrolik verimlilik sunuyor.
• 60 mm’ye kadar küresel serbest geçiş imkânı sayesinde katı yönetimi ve tıkanıklıkların engellenmesi daha kolay.
• Basit ve dayanıklı tasarım sayesinde çalışma ömrü uzuyor, bakım masrafl arı azalıyor. Atıksu pompa kullanıcıları, uzun yıllardır geniş serbest geçiş ya da yüksek hidrolik verimlilik arasında bir tercih yapmak zorunda kalmıştı. Sorunsuz çalışma için serbest geçiş kapasitesi artırılınca, pompaların hidrolik verimliliğinden ödün verilmişti. Ya da tam tersi, düşük enerji tüketimi için verimlilik optimize edildiğinde, pompa hidroliğinin serbest geçiş kapasitesi azaltılmıştı. Atıksu pompalarının güvenilirliğini artırmak için birçok deneme yapılmış, bunların bir kısmı sonuç verirken, bir kısmı başarısız olmuştu. Yıllar içinde sayısız çark tipi geliştirildi. Vorteks, yarı açık, tek ve çok kanallı çarklar ile daha karmaşık yapıdaki tasarımlar bunlardan bazıları. Dahası, pompadan geçen atıksuyun arıtılması veya taşınması için hayli maliyetli ve gelişmiş ekstra kurulumlara da ihtiyaç duyulmuştu.

Atık suyun zor bir uygulama alanı olduğunu ve katı içeriğinin de tıpkı su kullanımı gibi zaman içinde değiş-
kenlik gösterdiğini de unutmamak gerekiyor. Hidrolik tasarımı geliştirmek için yapılan tüm çalışmalar bu sorunların üzerinden gelmeyi amaçlamıştı; ama pompa kullanıcılarının karşılaştığı ikilem tam olarak çözülememişti. Öte yandan, S-tube çark şu sorunların da üstesinden geldi:
• Sızdırmazlık sorunları: Patentli sızdırmazlık sistemi, çalışma sırasında hidrolik kısımlar temiz kaldığı için yüksek güvenilirlik sunuyor.
• Titreşim seviyeleri: S-tube çark, havada dinamik olarak dengelenmiş ve aynı zamanda suya daldırılmış. Bu sayede, eski pompalarla karşılaştırıldığında, titreşim seviyesi yarı yarıya azalmış. Pompa daha sessiz çalışıyor; yatak ve salmastralar minimum bakım ihtiyacıyla daha uzun süre kullanılıyor.
• Abrasif aşınma: S-tube çark, keskin kenarlar ve köşeler bulundurmayan pürüzsüz bir yüzeyle tasarlandığından, akış optimize edilmiş ve abrasif aşınma azaltılmış.
• Tıkanıklık engelleme kapasitesi: Pürüzsüz yüzeye sahip çark kanalı ile büyük katıların serbest geçişine izin veren tasarım biraraya getirilerek, tıkanıklık sorunu en zorlu uygulamalarda dahi ortadan kaldırılmış...

Ürün Müdürü Mikael Nedergaard’ın sunumunun bir kısmı da Grundfos Bluefl ux odaklıydı. Blueflux motora sahip pompa çözüm ve sistemlerinin toplam verimlilik oranı ise sıradan çözümlere göre daha yüksek ve ömür boyu maliyetleri ciddi ölçüde azaltıyor. Grundfos’un motor teknolojisi, gelişmiş pompa tasarımı ve ilave hız kontrolüyle biraraya geldiğinde, sistem kontrolü en güvenilir seviyeye çıkıyor. Günlük bakım masrafları ve çevre üzerindeki olumsuz etkiler azalıyor.
Bu sunumun ardından Gelişen Pazarlar İş Direktörü Niels Fielsoe Petersen eşliğinde CR fabrikası gezildi.
Grundfos İş Geliştirme Müdürü Magnus Wallin ise MAGNA3’ün tanıtımını yaptı. MAGNA3’ün “Sadece bir pompa olmadığı”nın altını çizen Wallin, ürünün verimliliği ve üstün iletişim özellikleriyle çok akıllı bir pompa olduğunu söyledi.

Bir pompadan daha fazlası MAGNA3
MAGNA3, tecrübeyle sabit MAGNA teknolojisi ve Grundfos’un sektördeki öncü elektronik pompa deneyimine dayanan bir sirkülatör pompa. Sabit mıknatıslı motor, AUTOADAPT fonksiyonu ve entegre frekans konvertörü hâlâ MAGNA paketinin bir parçası; ama pakete yeni teknolojiler de eklenmiş. MAGNA3 150’den fazla dökme demir ve paslanmaz çelik malzemeli tek ve ikiz sirkülatörden oluşan bir seri. En büyük ikiz pompanın basma yüksekliği 18 metreye, debisi de 70 m3/h seviyesine çıkartılmış.

MAGNA3 daha akıllı kontrol modları, optimize bina yönetim iletişimi ve ısı enerji ölçeriyle çok daha fazla imkan sunmakla birlikte, sistemdeki balans vanalarının sayısının azaltılmasını da mümkün kılıyor. EuP standart seviyesinin çok altında olan Enerji Verimlilik Endeksiyle (EEI) sıradan bir sirkülatör pompaya göre yüzde 75 enerji tasarrufu sağlayabiliyor. 2015’te yürürlüğe girecek olan katı EuP şartlarını bile hafi f kılan EEI değerine sahip.

Eksi 10 °C’ye kadar soğuk sıvıları taşımak üzere tasarlanmış. Bu özelliğiyle hem zorlu sanayi şartlarına hem de toprak kaynaklı ısı pompasına (GSHP) uygun bir pompa. Buna ek olarak, sıvı sıcaklığı (-10 °C ila +110 °C) artık ortam sıcaklığından (0 °C ila +40 °C) bağımsız.

MAGNA3 modern bir sirkülatör pompadan beklenilen bütün kontrol modu seçeneklerini sunuyor. Akıllı modlar (AUTOADAPT ile FLOWADAPT) sayesinde MAGNA3 rekabette öne çıkıyor. Ayrıca FLOWLIMIT ve Otomatik Gece Ayarı kontrol fonksiyonları bütün MAGNA3 kontrol modlarında bulunuyor. MAGNA3, sistemdeki dengesizliklerden kaynaklanan yüksek faturaları önlemek için ısı enerjisinin dağıtım ve tüketimini izleyebilecek bir ısı enerji ölçere sahip. Isı enerji ölçer çalışma noktasına göre +/- % 1 ila +/- % 10 doğruluk payına sahip ve ayrı bir enerji ölçüm cihazı gerektirmiyor. Yeni FLOWLIMIT fonksiyonu ve FLOWADAPT kontrol moduyla MAGNA3 pompanın maksimum debi sınırı belirlenebiliyor. Pompa debiyi sürekli olarak kontrol altında tutarak normal debi oranının aşılmamasını sağlıyor. Bu sayede sistemin hidrolik dengesizlik riski azalıyor, balans vanası ihtiyacı ortadan kalkıyor ve böylelikle sistemin genel enerji verimliliği artıyor. Pompa, sistemdeki debi kısıtlarına uymak için performansını istenen ayar noktasına göre ayarlayarak enerji tüketimini büyük ölçüde azaltıyor.

Kablosuz teknolojiye sahip MAGNA3, bu özelliğiyle bir başka MAGNA3 pompasına da bağlanabiliyor. Sahip olduğu sunucu sayesinde paralel pompaya hızlı ve kolayca bağlantı yapılabiliyor. İki pompa böylece kademeli mod, alternatif mod veya pompa yedekleme modunda bir arada kontrol edilebiliyor. Yenilikçi “3DWork Log” ve “Duty Point Over Time” eğrisi sayesinde optimizasyon işlemi hem basit hem de hatasız bir şekilde yapılıyor. Bu iki yeni özellik, pompanın kurulduğu günden beri gösterdiği performansı ve ortalama sıcaklık, enerji tüketimi gibi çalışma koşullarının ayrıntılarını kaydediyor.

Bu bilgiler sayesinde pompa değiştirileceği zaman en uygun pompa ile optimizasyon planını bulmak veya arızaların giderilmesi çok daha kolaylaşıyor...

Grundfos Gelişen Pazarlar İş Direktörü Jakop Lochte’un sunumu ise operasyonel maliyetleri azaltmak, enerji tasarrufu, optimizasyon ve Grundfos’un elektronik çözümler konusundaydı.

Kopenhag Crowne Plaza Kopenhag’da Crowne Plaza Oteli ise Danimarka gezisinin ilginç ziyaretlerinden birisiydi. Grundfos Ticari Binalar Uygulama Müdürü Jens Norgaard eşliğinde gezilen Yeni Crowne Plaza’nın tasarımında sürdürülebilirlik ön planda tutulmuş. Otel, Avrupa Birliği Yeşil Bina Programı (EU Green Building Programme) standartlarına uyan ilk otellerden birisi olma özelliğine sahip. Otelde, enerji tüketimi ve CO2 emisyonunu en düşük seviyeye indirmek amacıyla binanın her bölgesinde en yenilikçi enerji teknoloji lerinin kullanılması için ısrarcı olunmuş. Crowne Plaza’nın bodrumunda dünyanın en gelişmiş Akifer Termal Enerji Deposu sistemi bulunuyor. Bu sistem ile yazın misafir odaları soğuk yeraltı suları ile soğutuluyor. Bu işlemden elde edilen ısı depolanarak kışın ısıtma için kullanılıyor. Değişken Hava Debili (VAV) havalandırma sistemi ile misafir odaları, lobi ve konferans tesislerinin birbirinden bağımsız ve sadece ihtiyaç kadar ısıtılması, soğutulması ve havalandırılması sağlanıyor. Akifer Termal Enerji Deposu ve VAV sistemlerinin entegrasyonu sayesinde ısıtma, soğutma ve havalandırma maliyeti diğer otellerden çok daha düşük oluyor. Sistem, 4.1 MW soğutma ve 2.4 MW ısıtma sağlıyor. 2009’da hizmete giren otel şimdiden birçok ödül almış. En son SKAL International EcoTourism organizasyonunda “Dünyanın En Yeşil Oteli” olarak ödüllendirilmiş. Binanın iklimlendirme, ısıtma ve hidrofor için gereken bütün pompaları Grundfos tarafından sağlanmış. Bu otelin tüm teknik detaylarına, yayın grubumuzun diğer bir dergisi olan Yeşil Bina’nın bir sonraki sayısında yer vereceğiz.

Demand Driven Distribution / İhtiyaca göre Dağıtım
Her su sağlayıcısı şirketin önceliği, temiz suyun evlere ve işyerlerine güvenilir, temiz ve sağlıklı bir şekilde dağıtımıdır. Fakat sızıntı ve taşmalar ile kaybedilen suyun bu firmalara maliyeti, dağıtım sisteminde tüketilen sudan çok fazla oluyor. Suyun nasıl dağıtıldığı topografi ve yerel düzenlemeye bağlı. Ve genelde cazibeli ve basınçlı boru sistemlerinin karışımı ile en iyi şekilde çözülüyor. Grundfos, su dağıtım sisteminin tamamı için pompa ve kontroller tedarik edebiliyor. Bunların içinde boru şebekesi boyunca basınç zonlarının güvenilir yönetimini sağlayan ana ve yerel pompa istasyonları bulunuyor. Grundfos, etkili basınç kontrolü ile su dağıtım sistemindeki su kayıplarını sınırlandırıyor ve maliyetin düşürülmesine yardımcı oluyor. Bunu, boru sistemindeki aşırı basıncı dengeleyerek ve yeni deliklere neden olan su çekici etkisini azaltarak sağlıyor. Grundfos İhtiyaca göre Dağıtım, orantılı basınçla görev yapan çok pompalı bir çözüm. Sistem, tek büyük pompa yerine birden çok pompanın en verimli noktada çalıştığı, tam olarak ihtiyaç duyulan akışın istenen basınçta sağlandığı şekilde tasarlanmış. Grundfos Control MPC, oranlı basınç kontrolü, aşamalı yükseliş ve alçalış, altı pompaya kadar basamaklı işletim ve açık metin mesajları ile izleme ve kontrol sağlıyor. Grundfos Control MPC, enerji tasarrufu ve sızıntı kayıplarının azaltılması ile önemli ekonomik kazançlar sağlayan bütün pompa tipleri ile çalışıyor. Bir su kaynağı dağıtım sisteminde sürdürülebilirliğin sağlanması için pompa çözümünün dayanıklı, uygun maliyetli ve sorunsuz hizmet vermesi gerekiyor. Grundfos, pompalama çözümlerinin izlenmesi ve kontrollerin geliştirilmesinde onlarca yıllık tecrübeye sahip ve her tip sıvı ve akış gerekliliğine göre kendi pompa motorlarını üretiyor. Bu sayede motorlar, hidrolik, elektrik ve diğer mekanik parçalar mükemmel bir uyum içerisinde, en iyi verimlilik noktasını sağlayan kapsayıcı bir pompa çözümü oluşturuyor. Grundfos’un geliştirdiği yüksek verimli motorlar, dahili ya da harici frekans konvertörlü ya da frekans konvertörsüz, dünyanın her yerindeki motor verimlilik standartlarını karşılıyor ve bazı durumlarda da onları aşıyor. Normal bir pompa sisteminin Ömür Boyu Maliyeti’nin yüzde 85’inin enerji giderleri olduğu düşünüldüğünde, yüksek verimli bir motor teknolojisine geçmek, Ömür Boyu Maliyeti’nde yüzde 50’ye varan bir düşme ve çevresel etkinin azalması anlamına geliyor. Sistemlerin kontrolü ve izlenmesi, hem verimliliğin hem de güvenilirliği geliştirme potansiyelini artırıyor. Grundfos, bir pompa sistemine tam olarak entegre olan harici değişken hız sürücüleri (Grundfos CUE), “Dedicated Control” ve internet bazlı denetim (Grundfos Remote Management) sağlıyor. Dedicated Control sistemi sayesinde pompa işlevleri kullanımı kolay SCADA arayüzü ile kontrol edilebiliyor. Grundfos izleme ve kontrol sistemleri piyasada bulunan iletişim standartlarının yüzde 95’i ile bağlantı kurabilen tak-çalıştır iletişim arayüzlerini içeriyor. Grundfos çözümleri özel olarak pompa kurulumları için tasarlanmış ve bütün parçaları en baştan itibaren tam olarak bütünleşik. Ömür Boyu Maliyet analizleri nispeten kompleks ve maliyetli olan bu prosesin işverenlere somut getiriler sağladığını göstermiş. Grundfos, doğru kurulumu garantiye alan işletmeye alma sözleşmeleri ve rutin bakımdan yedek parça ve pompa denetime kadar bütün ihtimalleri kapsayan servis sözleşmeleri sağlayarak, süreç boyunca müşterinin ve pompalama çözümünün yanında yer alıyor.
SuveCevre:SagMenu