Endress+Hauser, 60 Yaşında
Mayıs 2013 / Sayı: 58

Bu yıl 60. yılını tamamlayan İsviçre merkezli proses ölçüm cihazları uzmanı Endress+Hauser, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de büyümeye devam ediyor. 1984 yılında girdiği Türkiye pazarındaki çalışmalarını, 2007 yılında kurduğu kendi şirketiyle sürdüren firma ile ilgili tüm ayrıntıları, Teknik Pazarlama Müdürü İlknur Tansuğ’dan öğrendik.

Dünya geneline yayılmış şirket ağı ve yüksek kalitedeki geniş ürün portföyüyle proses ölçüm uzmanı olan Endress+Hauser, kuruluşunun 60. yılında büyümeye devam ediyor. Müşterinin ihtiyaçlarını ve memnuniyetini ilk ve en önemli prensip olarak kabul eden firmanın kurucusu Georg H. Endress’in ilk sloganı olan “Önce hizmet, sonra kazanç”, günümüzde de geçerliliğini sürdürüyor.

Türkiye’de 1984 yılında İntek firmasının temsilciliğiyle pazara giren firma, 2007 yılından bu yana ise kendi şirketiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Endress+Hauser’in temsilciliğini yaptığı dönemde İntek firmasında görev yapan, Endress+Hauser Türkiye’nin kurulmasıyla da görevine burada devam eden Endress+Hauser Türkiye Teknik Pazarlama Müdürü İlknur Tansuğ, firma ve sektörle ilgili sorularımızı yanıtladı.

Endress+Hauser’in İsviçreli Endress ve Alman Hauser ailelerinin ortaklığıyla 1953 yılında kurulduğunu söyleyen İlknur Tansuğ, firmanın kuruluş hikayesini şöyle anlatıyor: “Yeni ürünler geliştirmeye çalışan ancak mali gücü olmayan mühendis Georg Endress ve finans gücü yüksek bankacı Hauser, bir ortaklık kurarak Almanya’da küçük bir atölyede kapasitif seviye ölçüm cihazları üretimiyle işe başlıyorlar. Şirket zamanla büyüyor. Hauser’in vefatı sonrası ailesi bütün hisseleri Endress ailesine satıyor. Endress ailesi işi devralıyor ve bugüne kadar getiriyor. Hauser ismini de şirketin kuruluşunda yer alan Hauser’e saygıdan dolayı koruyorlar. Georg Endress’in 2008 yılında hayatını kaybetmesi sonrası da çocukları aile şirketinin yönetimini üstleniyorlar.”
Endress+Hauser’in Türkiye’de 1984 yılında temsilci bir firmayla pazara girdiğini belirten Tansuğ, “İntek firması temsilci olarak 24 yıl hizmet verdi. Sürekli gelişen Türkiye pazarının potansiyelini gören Endress+Hauser, 2007 yılında Türkiye’ye gelme kararı aldı ve Türkiye’de kendi şirketini kurdu. O dönem temsilci firmada görev yapan ben, Genel Müdürümüz Lütfü Bey ve diğer personel de yeni firmaya geçtik. Kısa sürede hızlı bir büyüme gerçekleştirdik. İlk kurulduğu dönemde 15 kişilik bir ekiple çalışmalara başlayan firmamız bugün yaklaşık 50 kişilik bir ekiple çalışmalarını sürdürüyor.” diyor.

Şirket merkezinin İsviçre’nin Basel bölgesinde olduğunu sözlerine ekleyen Tansuğ, “Avrupa ağırlıklı olmak üzere 11 farklı ülkede 19 tane üretim merkezi var. Basel; Almanya, İsviçre, Fransa sınırında bir bölge. Dolayısıyla yakın bölgede Almanya’da, İsviçre’de, Fransa’da ve İtalya’da üretim tesislerimiz bulunuyor. Bunun dışında Amerika pazarına hitap etmek üzere Amerika’da; Uzakdoğu’da Japonya, Çin ve Hindistan’da fabrikalarımız var. Bu yıl itibariyle de Brezilya’da üretime başlanıyor. Üretim tesisleri dışında da Ortadoğu’da, Kazakistan’da ve Amerika’da Destek Merkezlerimiz var. Dolayısıyla müşterilerimiz bize her yerden ulaşabiliyorlar.” şeklinde konuşuyor.



Uzmanlık alanı proses ölçüm cihazları

Firmanın geçen yıl itibariyle dünya genelinde 10 bin çalışana ve 1,5 milyar euro’luk bir ciroya ulaştığını; bütün yatırımlarını Ar-Ge’ye yönelten, öz kaynakları oldukça güçlü bir şirket olduğunu ifade eden Tansuğ, şöyle devam ediyor: “Endress+Hauser’in uzmanlık alanı proses ölçüm cihazları. Endüstriyel proseslerde kullanılan her tür ölçüm cihazımız var. Laboratuvar tipi ölçüm cihazları haricinde sadece endüstriye yönelik proses ölçüm cihazları ve bunlarla ilgili çözümler sunuyoruz. Endress+Hauser, bu yıl 60. yılını kutluyor. Dolayısıyla bu konuda 60 yıllık bir deneyime sahibiz. Ürettiğimiz cihazlar tüm endüstrilerde kullandığı için farklı endüstri alanlarına hitap ediyoruz. Türkiye’de ağırlıklı olarak gıda, su ve atıksu sektörlerine yönelik çalışıyoruz. Kimya, petrokimya - petrol ve gaz, çimento, metal ve maden sektörleri de önem verdiğimiz ve iyi olduğumuz diğer sektörler.”

İki binden fazla patenti var
“Georg Endress’in yenilikçi kişiliğinden de kaynaklanan bir nedenle Endress+Hauser’in en önemli farkı, sahip olduğu patentler. Firmanın iki binden fazla patenti var. Endress+Hauser piyasaya herhangi bir ürün sunarken mutlaka o ürüne bir yenilik katarak piyasaya girmiştir. Örneğin, kütlesel debimetre pazarına girerken, ilk kez düz tüpü Endress+Hauser kullanmıştır. Bugün artık piyasada bir standart haline gelen titreşimli çatal siviçlerin patentini alan firma Endress+Hauser’dir. Basınç cihazları üretimine girerken seramik sensörü ilk kez firmamız kullanmıştır.  Seramik sensörler özellikle vakum uygulamalarındaki dayanımı nedeniyle bugün piyasada bir standart olmuştur.”

“Endress+Hauser’in en önemli özelliklerinden biri de kaliteye verdiği önem. Fransa’daki kalibrasyon merkezimiz dünyanın en önde gelen kalibrasyon merkezlerinden biridir. Ürettiğimiz her cihaz tek tek kalibre ediliyor ve uluslararası standartlara uygun olarak sertifikalandırılıyor. Tabi ürün kalitesinin yanında hizmet kalitesi de çok önemli. Bu nedenle her yerde aynı hizmeti vermeyi hedefliyoruz.”

“Satış sonrası hizmetler ve servis bizim en önem verdiğimiz konulardan biri. Şu anda 8 kişilik bir servis kadromuz var. Bizim gibi firmalar içinde en yüksek sayı bu. Her ne kadar bazı cihazlarımızın devreye alınması ve işletilmesi çok basit olsa da, bazı uygulamalar özel olabiliyor. Bu nedenle de devreye alma, tamir, bakım ve bakım anlaşmalarıyla ilgili hizmetler sunuyoruz. Türkiye çapında satış yaptığımız için de yaygın bir servis hizmeti gerekli.”

Mobil kalibrasyon aracıyla Türkiye çapında hizmet veriliyor
“Servis hizmetlerimizden biri de kalibrasyon. Bu konu son yıllarda çok önem kazandı. Firmalar, düzenlemeler ve yönetmelikler gereği akış ölçerlerini kalibre ettirmek istiyorlar. Şu anda bir tane mobil kalibrasyon sistemimiz var ve bir tane daha hazırlıyoruz. Bu sayede Türkiye çapında aracımızla giderek kalibrasyon hizmeti verebileceğiz.”

“Hizmetlerimiz cihazların seçiminden, yani satış öncesinden başlıyor. Projelerde, hangi uygulamalarda hangi cihazları kullanabilecekleri konusunda veya mevcut proseslerinin optimizasyonu konusunda müşterilerimize öneride bulunuyoruz. Bu konuda geliştirdiğimiz Applicator adlı yazılımımıza müşterilerimiz internet sitemizden ücretsiz olarak ulaşabiliyorlar. Müşterilerimiz talep ettiği taktirde montaj ve kablolama dahil anahtar teslimi projeler de yapıyoruz.”

“İşletmeci firmalara cihazların kullanımı konusunda da eğitim veriyoruz. Bu konuda çok talep geliyor zaten. Biz de işletmelere, belediyelere veya mühendislik firmalarına giderek, ya da onları ofisimize davet ederek bu eğitimleri veriyoruz. Gerekirse sahaya giderek cihazın başında da kullanım eğitimi sunuyoruz.”

Ürün portföyü çok geniş
“Endress+Hauser’in en önemli özelliklerinden biri ürün portföyünün çok geniş olması. Seviye ölçüm cihazları, basınç, akış, sıcaklık, sıvı analiz cihazlarımız var. Sıvı analiz cihazları pH, iletkenlik, bulanıklık, askıda katı madde, çözünmüş oksijen, klor vs. gibi birçok parametreyi kapsıyor. Ayrıca son yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan BOD, COD, TOC, amonyak, nitrat, fosfat gibi analizör grupları da sıvı analizi altında yer alıyor. Dolayısıyla müşterilerimiz bizden bir arıtma tesisiyle ilgili cihaz talep ettiğinde, biz bir arıtma tesisindeki hemen hemen bütün ölçüm cihazlarını sunabiliyoruz. Bu da tek bir firmayla çalışabilme imkanı sağladığından müşterilerimiz için çok büyük bir avantaj.”

Her arıtma tesisinde mutlaka bir Endress+Hauser var
“Endress+Hauser’in arıtma konusunda çok büyük bir bilgi birikimi var. Bu nedenle müşterilerimize hangi uygulamada, hangi cihazların kullanımının daha verimli olacağı yönünde de önerilerde bulunuyoruz. Arıtma sektöründe yer alan hemen hemen tüm firmalarla çok iyi ilişkilerimiz var ve birçoğuyla yıllardır birlikte çalışıyoruz. Cihazlarımız çok yaygın. Türkiye’deki hangi arıtma tesisine giderseniz gidin, mutlaka bir Endress+Hauser cihazı bulabilirsiniz.”

Memosens Teknolojisi

“Sıvı analiz konusundaki en önemli ürünümüz, sensör ve transmiter arasında dijital iletişim sağlayan Memosens Teknolojisi. İlk kez Endress+Hauser’in patentini aldığı bir sistem. pH elektroduyla transmiter ünitesi arasındaki iletişim daha önce analogdu ve ortamdaki nem nedeniyle sinyal iletiminde kayıplar oluşuyordu. Memosens Teknolojisiyle dijital iletişime geçildi. Dolayısıyla bu sistemle sahadan bilgilerin transmiter’e iletilmesindeki bütün kayıplar önlenerek tam anlamıyla güvenilir bir ölçüm sağlandı. Memosens Teknolojisi’nin bunun dışında da birçok avantajı var. Örneğin, pH ölçümünde eskiden kullanılan koaksiyel kablolar yerine artık standard data kabloları kullanılıyor ve sinyal uzun mesafelere taşınabiliyor. pH elektrodu içerisine konulan bir mikroçip yardımıyla sensör bilgileri kaydedilebiliyor ve dolayısıyla bu bilgilerden bakım ve kalibrasyon sırasında yararlanılabiliyor. En büyük avantajlarından bir de sahada kalibrasyon yerine laboratuvarda kalibrasyon yapılarak, sahada geçirilen zaman kısaltılabiliyor. Endress+Hauser bu teknolojiyi kullanmak isteyen tüm firmalara açtı. Bugün bizden başka birkaç firma daha bu teknolojiyi kullanıyor. pH ölçümündeki bu başarı daha sonra diğer sensörlere de uygulandı. Bugün artık tüm sıvı analiz cihazlarımızda bu teknoloji var.”
“Bunun dışında yeni Liquiline transmiterlerimiz var. Bu transmiterlere 8 adede kadar farklı sıvı analiz sensörü bağlanabiliyor. Türkçe menüsü sayesinde kullanımı çok kolay. Cihaz kendisine bağlanan sensörleri otomatik olarak tanıyor. Örneğin bir pH sensörünü çıkarıp, yerine iletkenlik sensörünü taktığınızda otomatik olarak bunu algılıyor. Cihaz modüler yapıda, PLC gibi input, output kartları var. Onları arttırarak kanal sayısını ve çıkış parametrelerini artırabiliyorsunuz. Liquiline transmiterler’le Memosens sensörlerimizden oluşan sıvı analiz cihazları platformumuz müşterilerimiz tarafından yoğun olarak kullanılıyor.”

Uzaktan izleme projesi

“Bildiğiniz gibi debisi günlük on bin metreküpün üzerinde olan arıtma tesislerinin çıkışına on-line atıksu izleme paketi kurmak ve bilgileri Bakanlığa iletmek artık zorunlu hale geldi. Bu konudaki çalışmalarda Bakanlıkla firmalar arasında bir köprü olmaya çalışıyoruz. İzmir’deki uzaktan izleme projesi, bizim bu konudaki ilk projemizdi. İzmir’in farklı yerlerdeki 9 tane arıtma tesisinin çıkışlarının izlenmesi için projeye baştan dahil olduk. Sahaları gezdik, bilgileri topladık. Daha sonra bir ihale oldu, o ihaleyi aldık ve 9 tesise bu sistemi kurduk. 2012’nin başlarında devreye alındı. Yaklaşık 1,5 yıldır da çalışıyor. Bilgiler doğrudan bakanlığa iletiliyor.”
“Bu projenin arkasından başka yerlerden de talepler geldi. En son Kayseri Atıksu Arıtma Tesisi çıkış paketini aldık. Arıtma çıkışı kontrolü şu anda sadece 10 bin metreküp üzerindeki tesisler için düşünülüyor ama bunun ileride daha da genişletilmesini bekliyoruz. Yine şu anda sadece 4 parametre ölçülüyor ama belki bu parametre sayısı da artacak. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda bu alanda yeni gelişmeler olacak.”

E-Direct Ödülü’nü Türkiye aldı
“E-Direct, 2010 Kasım ayından itibaren katalog üzerinden, 2011 Temmuz’unda da web sitemizi açarak resmi olarak kullanmaya başladığımız; belirli cihazları uygun fiyatlarla, stoktan satın alabileceğiniz bir sistem. En büyük avantajı uygun fiyatlar ve stoktan teslim. Dolayısıyla hem zaman olarak hem de fiyat olarak müşterilerimize avantaj sağlıyor. Çünkü Türkiye’de cihazları ithal etmek, bazen gümrük prosedürleri gereği uzun zaman alabiliyor. Ama E-Direct’te belli bir orana kadar stok tutuyoruz ve müşterilerimizin talebine çok daha hızlı yanıt verebiliyoruz. E-Direct Endress+Hauser bünyesindeki diğer ülkelerde de uygulanıyor. Yeni başlayan ülkeler arasında en çok satış yapan ve E-Direct’te müşteri sayısını en fazla artıran ülke biz olduk. Dolayısıyla da bu ödülü almaya hak kazandık. Bu ödül tabi ki şirketimiz çalışanları için iyi bir motivasyon oldu.”



Çevre sektöründe yaptırım olmadan yatırım olmuyor

“23 senedir sektörün içindeyim. Arıtma sektöründe 23 senede çok fazla şey değişti, teknoloji çok gelişti. İşe ilk başladığım yıllarda da arıtma tesisleri kuruluyordu. Fakat artıma tesisi kuran firmaların bu tesisleri işletme konusunda bir yükümlülükleri olmadığı için tek hedef minimum maliyetlerle projeyi tamamlamak ve teslim etmekti. Dolayısıyla arıtma tesisindeki cihazların kalitesi ve temin eden firmanın güvenilirliği çok önemli değildi. Bu durumda bizim de sektöre hizmetimiz daha azdı. Ama günümüzde çevreye verilen önem giderek artıyor. Çevre sektöründe de yaptırımlar olmadan yatırımlar olmuyor. Mutlaka bir zorlama olması gerekiyor. Bu nedenle son yıllarda kanunlar, düzenlemeler ve konuyla ilgili yaptırımların artması, sektörü geliştirdi. Arıtma tesisleri kuruldu, kontroller arttı. Kullanılan cihazlar, parametreler çeşitlendi. Artık çalışmalar, bu tesislerin nasıl daha verimli işletilebileceği yönünde gelişiyor. Tabi bu bizim için çok iyi. Çünkü bu iş artık büyük bir uzmanlık gerektirir hale geldi.”

“Türkiye’de sektör gelişiyor. Bu konuda uzman ve tecrübeli firmalar var. Oldukça teknolojik tesisler kuruluyor. Her türlü kapasitemizin olduğuna inanıyorum. Belediyelerin, çevreyle ilgili devlet kuruluşlarının, bu konuda karar verecek yetkililerin, şartnameler oluşturacak danışmanlık firmalarının, teknolojik gelişmeler konusunda bilgilendirilmesi açısından biraz daha çaba göstermek gerekiyor.”

“Özellikle ihaleler devreye girince, rekabet nedeniyle firmalar en uygun fiyatlı cihazları seçmek durumunda kalıyorlar. Bu konuda şartnameleri hazırlayan firmalara ve yetkililere büyük görevler düştüğü kanaatindeyim. Biz de bu konuda eğitimler vererek müşterilerimizi ve yetkilileri bilgilendirmeye çalışıyoruz”.