Röportaj

Grundfos Türkiye Genel Müdürü Mike Otten: “Ses Getirecek Ürünleri 2012’de Piyasaya Sunacağız”




Grundfos Türkiye Genel Müdürlüğü görevini mayıs ayında devralan Mike W. Otten, 2009 yılından bu yana Grundfos’un Mısır operasyonu genel müdürlüğünü sürdürüyordu. Altı aydır Türkiye’de bulunan Otten ile Türkiye’yi, sektörü ve Grundfos’un yeni ürünlerini konuştuk. Otten, “Türkiye pazarında atıksu, bina hizmetleri ve endüstri gibi alanlarda ses getirecek yeni ürünleri 2012 yılında piyasaya sunacağız” diyor...

Su&Çevre: Türkiye’de ilk altı ayınızı doldurdunuz... Türkiye ve sektör hakkındaki izlenimleriniz nelerdir?..

Mike Otten: Yaklaşık 15 yıldır Grundfos’ta çalışıyorum. Hollandalı olmama rağmen İtalya, Güney Afrika ve Mısır gibi çok farklı pazarlarda, çeşitli ülkelerde görev aldım. Şimdi de Türkiye’deyim. Farklı ülkelerin farklı dinamikleri oluyor. Türkiye hem ülke olarak hem de Grundfos firması açısından gelişmekte olan pazarlardan birisi. Türkiye bu yönüyle Brezilya, Arjantin gibi ülkelere benziyor. Bu bölgeler Avrupa veya Amerika gibi olgunlaşmış pazarlardan çok farklı. Bizim için Yıldız Bölge olarak tabir ediliyor. Bu ülkelerin hepsinin özel koşulları ve dinamikleri var. Hollanda gibi pazarlarda ise her şey fazlasıyla olgunlaşmış, her şey neredeyse tamamıyla organize edilmiş. Ben Türkiye gibi gelişmekte olan bir pazarda çalışıyorum. Gelişen pazarlar bizim için bir fırsat. Türkiye, Yıldız diye tabir ettiğimiz, gelişmekte olan ülkelerin başında geliyor. Grundfos’un da bu ülkelere karşı özel, uzun dönemli bir perspektifi var.

Türkiye hakkında doğal olarak bu kadar kısa sürede çok net izlenimler edinemedim. Pozitif olmakla birlikte, bunun için en azından bir sene geçmesi lazım. Türkiye farklı kültür ve farklı alışkanlıkların olduğu bir ülke. Şu anda ortamı anlamaya çalışıyorum. Müşterilerle, devlet görevlileriyle, iş ortaklarımızla, medyayla konuşuyorum. Türkler zeki insanlar, motivasyonları yüksek ve duygusal olmalarının yanında akıllarıyla da hareket ediyorlar. İki unsurun sağlıklı bir birleşimi var. Biz makinelerle değil de insanlarla iş yaptığımız için bu özellikler çok önemli. Sadece duygusallık ya da sadece akılla hareket edersek dramatik etkiler doğabilir.

Gelişmekte olan diğer pazarlar gibi Türkiye’de de insanlar, neye ne kadar vermeleri gerektiği konusunda fiyata çok dikkat ediyorlar. Avrupa’da genellikle fiyat, konuşulacak son bölüm oluyor. Türkiye’de ise fiyat birinci sırada gelmesine rağmen meselenin sadece fiyat olmadığının da farkına varılmış. Fiyat veya ürün kopyalanabilir. Fakat bilgi, hizmet, çalışan kalitesi ve ilişkiyle yaratılan değer kopyalanamaz. Grundfos da değer yaratmaya çalışan bir firma. Türkiye’de insanlar kabul edilebilir bir fiyatın yanında başka neler sunulabileceğine de dikkat etmeye başladılar. Değer yaratmak, teknoloji yaratmak günden güne Türkiye’de de önemli bir hale geliyor. Markanın gücü, sadece kullanılan ürünün kalitesiyle değil, teknik destek ve bunun etrafındaki hizmetlerle de belirleniyor.

Türkiye’de de tüm dünyada olduğu gibi enerji tasarrufu ve enerji yükselen bir trend haline geldi. Fakat insanlara, “Enerji tasarrufu için ne ödersiniz” diye sorulduğunda pek iyimser cevaplar alınamıyor. Bu konuya yaklaşımda bazı sorunlar var. Genelde ilk yatırım maliyetindeki rakamlar dikkate alınıyor. İşletme aşamasında edilecek tasarruf göz ardı edilebiliyor. Biz bu konuda bir çözüm ortağıyız. Ve aslında hedefe varmak için bir aracız. Çoğu insan da bir materyal değil, verimliliği sağlayacak çözümlere odaklanıyor. Bizim ürünlerimiz ilk alındıklarında da verimliliği yüksek, on yıl kullanımdan sonraki verimlilikleri de yüksek ürünler. Bu verimlilik performansını sürdürmek için de çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Dizayn, konsept, satış sonrası servis vs. birçok parametreyi dikkate alıyoruz. Ayrıca değer önermemiz hem müteahhitlere hem taşerona hem de son kullanıcıya yönelik. Tüm paydaşlarımıza değer üretmeyi amaçlıyoruz. Bizim bakış açımıza göre değer önerisi hepsi için çekici olmalı. Bunun için danışmanlık ya da mühendislik ofislerinde de dizayna dahil olmalıyız. Bilgimiz dizayn süreçlerine ciddi bir değer katabilir.

Su&Çevre: Grundfos, Türkiye atıksu pazarı için neler yapıyor ve planlıyor?

Mike Otten: Türkiye pazarı bu konuda çok yüksek potansiyele sahip. Grundfos için de çok büyük fırsatları beraberinde getiriyor. Bu konuda son on yılda ürün gamımızı çok geliştirdik ve Türkiye pazarında önemli referanslarımız oluştu. Pazar da adım adım güçlendiğimizi gördü. Detaylı ilerleyen bir yol haritamız vardır. Büyük, agresif adımlar değil de daha sağlıklı bir gelişim eğrisi izlemeye dikkat ediyoruz. Efektif büyüme bizim için daha önemli. Bu tabii ki sadece Türkiye için değil tüm dünyadaki Grundfos grupları için geçerli. Yakın geçmişte, Danimarka’da Global Su Bölümümüzün lansmanını yaptık. Bu yeni bölüm su ve atıksu pazarına odaklı olacak. Kaynaklarıyla, yüksek uzmanlık ve mühendisliğiyle, seçilmiş projeleri desteklemek için kuruldu. Bu global uzmanlık merkezi Türkiye dahil dünyadaki seçilmiş ülkelere su ve atıksu projelerinde tam uzman desteği verecek. Bu aslında, şirketi küresel bir atıksu şirketine dönüştürdüğümüz anlamına da geliyor. Yeterlilik katma konusunda su pazarındaki becerimiz, dizayn kabiliyetimiz ve hizmetlerimizle kolayca kapasitemizi genişletebileceğimiz anlamına geliyor.

Türk pazarına, dizayn süreçlerinde daha prefabrike çözümler sunuyoruz. Daha entegre ve elektronik çözümlü pompalar da piyasaya sunacağız. Dolayısıyla yeni başlayan ve ilerleyecek birçok aktivitemiz var. Grundfos atıksu sektörünü Türkiye’de daha ileri performanslara ulaştırabilecek çalışmaları sürdürüyor. Ve bence Türkiye için zamanlama çok iyi. Türkiye gerçekten, atıksuyu hem taşımada hem arıtım bölgesinde nasıl organize edeceği konusunda pozitif yaklaşımlar gösteriyor. Devlet de bu kritik alana yatırım yapıyor. Bu da aynı zamanda pazarda müteahhit, tesisat ve danışmanlık firmaları gibi etrafımızdaki tüm ortaklara iş fırsatları yaratacak ve ekonomiye ciddi katkılar sağlayacak. 

Türkiye’de özel bir atıksu bölümü kurduk. Ekip yedi kişiden oluşuyor ve doğrudan atıksu kullanım pazarına odaklanıyor. Pazara yeni ürünler de sunacağız. Bu ürünler prefabrike çözümlerle ilgili olacak. Türkiye için yeni, hazır prefabrik pompa istasyonu bunlardan birisi. İlkbaharda Türkiye pazarına sunacağız. Yalnız bildiğimiz ya da alışık olduğumuz pompa istasyonları gibi olmayacak. Prefabrike pompa istasyonları normalde esnek değillerdir, yer ve duruma göre sipariş üzerine üretilirler. Yoğun bir hazırlık ve mühendislik süreci gerektirirler. Buna rağmen Grundfos’un pazara sunacağı prefabrike pompa istasyonu olan PUST çok esnek olacak. İstasyonun kuruluşu sırasında iş değişebilir. Bugün eğer bir pompa istasyonu kurmak istiyorsak, boruların bağlantılarını bilmeniz gerekir. Müteahhit boruları döşemeden, istasyonu yapmaya başlayamazsınız. Bu nedenle pompa istasyonlarının işe başlaması hep geç olur. Bizim tedarik edeceğimiz istasyonda ise bağlantılar iş sırasında kolaylıkla yapılabiliyor. Özel bir ekipmana ihtiyaç duyulmuyor. Çok standart ekipmanlarla çok mükemmel bir çözüm yaratılabiliyor. Türkiye pazarı için çok inovatif olacak bir şey. Bu çözümle Avrupa’daki pek çok pazarda başarılı olduk. Çok verimli, uygun maliyetli ve güvenilir paket bir çözüm. Dizayn ve seçim kriterleri konusunda da ücretsiz yazılımlar içeriyor.

Odaklanacağımız başka bir ürün daha var. Bir atıksu ürünü olan Auto-adapt sistemli, temelde lağım çukuru, drenaj kuyusu ya da bir istasyona koyabileceğimiz bir atıksu pompası. Kendi içinde çok akıllı bir elektroniği barındırıyor ve bu elektronik aksamla başlatabiliyor, durdurabiliyor. Seviye kontrolünde bile bir kontrol kutusuna, sensöre ihtiyaç kalmıyor. Pompayı istasyona koyuyorsunuz ve tamamen kendi kendini yönetiyor. Çok basit bir mantığa sahip ama uygulamada işletmeye büyük kolaylık sağlıyor.

İzleme ve kontrol alanında özel kontrol ekipmanları geliştiriliyor. Bu yeni ürünümüz Dedicated Control, akış ölçümünü, pompa istasyonun verilerine göre kendi hesaplıyor. Pompaların ne kadar akış sağladığını, neredeyse gerçek bir atıksu akış ölçeri kadar doğru bilgi veriyor. On yıldır, birçok atıksu uzmanıyla beraber bu kontrol sistemi üzerinde çalışıyorduk. Grundfos olarak atıksu pazarına biraz geç girdik. Fakat bu bizlere büyük bir avantaj da sağladı. Varolan çözümleri ve gelişmeleri çok iyi analiz etme fırsatı bulduk ve yeni ürünlerin geliştirilmesi konusunda ciddi adımlar attık. Entegre ve verimli çözümler sunabildik. Bu kontrol ürünümüz de birçok pozitif geri bildirim aldı. Bir operatöre, istasyonda olup bitenle ilgili daha detaylı görsel veriler aktarabiliyor. İstasyon başarısız olduğunda, o anda normalde ne olduğunu bilmiyorsunuz. Bu kontrol ise periyodik raporları kaydediyor ve istasyona geldiğinizde geçmiş duruma bakıp, pompanın hata sırasında hangi durumda olduğunu görebiliyorsunuz. Bunlar çok basit örnekler ama belki de 200-300 özellikten sadece birkaçı. Bunlar için daha fazla ödenmiyor, hepsi kontrolörde ve ulaşılabilir.

Su&Çevre: Dünya çapında piyasaya sunacağınız yeni ürünler var mı?

Mike Otten: Önümüzdeki sene düzenlenecek IFAT Fuarı’nda yeni bir pompa yelpazesini tanıtacağız ve Türkiye’den de geniş bir kadro ile katılacağız. Bu konuda çok fazla bilgi veremem. Türkiye pazarında da atıksu, bina hizmetleri endüstri gibi alanlarda büyük ses getirecek yeni ürünleri 2012 yılında piyasaya sunacağız. Gelecek aylarda su ve atıksu sektörü için daha fazla gelişmeleri sizlerle paylaşabileceğiz.

Geri