Röportaj

Hazar Su Arıtma Sistemleri İş Geliştirme ve Stratejik Planlama Sorumlusu Orçin Kelleci: “Hazar Arıtım, Krizden Güçlenerek Çıktı”




Hazar Grup’un su arıtma konusunda faaliyet gösteren firması Hazar Su Arıtma Sistemleri, arıtma sistemi yapan veya arıtma ekipmanları satışı yapan firmalara ürün sağlamanın yanı sıra büyük kapasiteli temiz su arıtma, atıksu arıtma ve atıksu geri kazanım projeleri için taahhüt işlerinde faaliyet gösteriyor. Ancak firma, ürün tedarik ettiği müşterilerinin talip olduğu projelerde yer almamaya özen gösteriyor.
Alanında dünyanın önde gelen firmalarının Türkiye distribütörlüğünü yapan firma, Dow  Chemical ürünleri ve Filmtec membranları, Pentair valfler, Structural ve Wave Cyber tanklar, Delta Sistemleri, Atlas Filtre, Ion Exchange, Spring Water tegahaltı ters ozmoz sistemleri gibi birçok marka ve ürünü müşterilerine sunuyor.
“Müşterimiz, Hazar Arıtım’dan ihtiyaç duyduğu her türlü ürünü, her an, uygun şartlarda temin edebilmeli ve firmamızdan ihtiyaçları karşılanmış olarak ayrılmalı.” sözleriyle toptan satış konusundaki genel stratejilerini açıklayan Hazar Su Arıtma Sistemleri İş Geliştirme ve Stratejik Planlama Sorumlusu Orçin Kelleci, bunu sağlamak için de tüm ürün gruplarında, geniş bir stok bulundurduklarını, dolayısıyla müşterilerine istedikleri ürünü en kısa sürede temin edebildiklerini söylüyor.
Hazar Su Arıtma Sistemleri Proje Departmanı’nın kendi yaptıkları projelerin yanı sıra müşterilerine teknik destek de sağladığını belirten Kelleci, “Müşterilerimize ürün tedariği ve teknik desteğin yanı sıra, laboratuvar hizmeti sunuyoruz. Sektörümüzde, bünyelerinde laboratuvar bulunduran diğer firmalarla karşılaştırdığımızda hem içerisindeki ekipmanlar açısından, hem de insan kaynağı açısından Türkiye’nin en iyi laboratuvarlarından birine sahip olduğumuzu söyleyebilirim. Laboratuvarımızda şu anda iki çevre mühendisi görevli. Müşterilerimizin bize ilettiği herhangi bir suyu, istenilen bütün parametrelerde analiz edebiliyoruz.” diyor.
2011 yılında özellikle proje konusunda büyük beklenti içerisinde olduklarını söyleyen Orçin Kelleci, şöyle devam ediyor: “2008 bizim için çok iyi bir yıldı. Toptan satışta çok iyi rakamlara ulaştık. Bir önceki yıla göre işimiz yüzde 50 büyümüştü. 2008 ne kadar iyi ise 2009 da o kadar zorlayıcı oldu. Krizin etkisiyle pazarlar daraldı. Biz de bu krizi fırsata dönüştürmek için çalışmalar yaptık. Bu çalışmalar sonucunda oluşturulan stratejilerimizi üç ana başlıkta belirtmek gerekirse; müşterilerimize daha yakın olmak, diğer iş gruplarımızla sinerji yaratmak ve yurt dışına açılmak olarak ifade edebiliriz.”

Bizim için kriz bitti
“Müşterilerimize daha yakın olmak adına Ankara ve İzmir’de bölge müdürlükleri açtık. Böylece, İstanbul’dan limitli olarak servis verebildiğimiz müşterilerimize birinci elden servis verebildik. Açtığımız bölge müdürlüklerinde stok bulundurduk, dolayısıyla İzmir’den, Ankara’dan ya da çevre illerden aldığımız siparişleri aynı gün içerisinde teslim edebilme imkanı bulduk. Teknik bir sorunla karşılaşıldığında, yerinde çözüm üretebildik. Bu bölge müdürlüklerinin bize çıkardığı ekstra maliyeti, müşterilerimize daha yakın olmak adına üstlendik ve çok pozitif geri dönüşler aldık. Kriz döneminde müşterilerimizin en büyük sorunu finansmanla ilgiliydi. Müşterilerimize örtülü de olsa bir finansman desteğinde bulunduk. Kriz süresince ödemelerde müşterilerimize toleranslı davrandık. Önemli ürün gruplarında fiyatlarımızı aşağı çektik. Böylece müşterilerimize daha rekabetçi olma fırsatı verdik.”
“Hazar Grup altında bulunan diğer şirketlerle hem İzmir’de hem Ankara’da iş birliği yaparak lojistik avantajlar oluşturduk. Ortak müşterilerimizi belirledik ve ortak portföyden yeni müşteriler oluşturduk.”
“Son olarak da yurt dışına açıldık. Sonuçta Hazar Arıtım, Türkiye’de belli yerlere gelmiş, teknik ve finansal yeterliliği iyi durumda olan, kendini ispatlamış bir firma. Biz de bu teknik ekibi, yurt dışındaki fırsatlarda değerlendirip, Türkiye ekonomisine katkı sağlamış olduk. Bu şekilde, üç ana strateji ile krizden güçlenerek çıktık. Pazar payımızı artırdık ve satışlarımızı krizden önceki yılın oranlarına getirdik. 2010 yılı da 2008 gibi iyi bir yıl oldu. Bizim için kriz bitti.”
“2011’i değerlendirecek olursak, müşterilerimize yakın olmaya devam edeceğiz. İzmir ve Ankara bölgelerimizi daha iyi kullanacağız. Dolayısıyla müşteri portföyümüzü genişleteceğiz. 2011’de portföyümüze yeni ürünler giriyor. Bu giren ürünlerle beraber müşterilerimize daha fazla servis verebileceğiz. Tabi, krizden sadece biz çıkmıyoruz. İşletmelerin ve belediyelerin de krizden çıktığını, projelerin sayısının arttığını görüyoruz. Proje ekibimizin de yeni projelere imza atmasını bekliyoruz.”

2011-2012 büyük projelere gebe
“Türkiye, dünyada krizi diğer ülkelere göre daha hafif atlatan ülkelerden biri. Çevre ile ilgili, atıksu geri kazanımıyla ilgili birçok yeni yönetmelik ve yasa geliyor. Aynı zamanda her şeyin sürdürülebilir olanı önem kazanıyor. Hazar olarak, pazarda iki değişikliğin olmasını bekliyoruz. Bunlardan biri, halkın da bilinçlenmesi ve çevresel duyarlılığın artmasıyla evsel tip kullanım ürünlerinin satışında ivmelenme bekliyoruz. Bunun dışında belediyeler ve endüstri alanında da oluşacak birtakım yasal düzenlemeler söz konusu. İrtibatta olduğumuz bazı belediyeler bunu öngörüyorlar ve zaten bununla ilgili yatırım programlarını yapmış durumdalar. Dolayısıyla 2011-2012 atıksu geri kazanımı ve içme suyu ile ilgili büyük projelere gebe.”

Mobil Su Arıtım Ünitesi
“Mobil Su Arıtım Ünitesi, Türkiye’de bir ilk. Şirketimizin kurucusu Ali Polat’ın vizyonu. Ali Polat, bizim burada servisini yaptığımız şeyin cihaz değil, su olduğu, dolayısıyla müşterinin önüne cihazı değil, cihazın sağlayacağı suyu koymamız gerektiği düşüncesinden hareketle, Mobil Su Arıtım Ünitesi’nin temellerini attı. Bunun yanı sıra 1999 yılında atlattığımız büyük afette de gördük ki, bu gibi afet durumlarında içme suyu bulmak çok önemli. Böyle bir su arıtım ünitesi ile doğal afetlerde insanlara su sağlayabiliriz düşüncesi de mobil su arıtım ünitesi fikrinin ortaya çıkmasına yardımcı oldu. Ünite, ister yüzey suyu, ister deniz suyu, nasıl bir su girerse girsin, istediğimiz suyu, ki bunun içinde içme suyu da var, elde edebilsin istedik. Burada da firmamızın teknik kapasitesi devreye girdi ve böyle bir sistemi dizayn ettik. Yapılacak projelerde sahaya cihazımızı götürüyoruz, kuruyoruz, proje için öngördüğümüz sistemle taahhüt ettiğimiz suyu arıtıyoruz ve müşteriye sunuyoruz.”

Son dönem projeler
“Son dönemde gerçekleştirdiğimiz iki özel projeden bahsetmek istiyorum. İkisi de Hazar’ın güçlü yönlerini vurgulayan projeler. Florya’da inşası devam eden bir Akvaryum projesi var. Proje bize çok kısa bir teslim süresi talebi ile geldi, maksimum 3 haftada teslim edilmesi istendi. Proje 30 metreküp/saatlik bir ters ozmoz projesi.  Normalde böyle bir projenin yaklaşık 1,5 aylık bir termini olur. Biz projenin bütün gereklerini stoklarımızdan temin ettik ve 7 günde bitirdik. Bizim altyapımızın gücünü göstermesi açısından önemli bir projeydi. İkincisi de yurt dışında, bir şeker fabrikasında 2880 metreküp/günlük bir proje yaptık. Bu projede Double Pass ters ozmoz sistemi kullandık. Burada giriş suyu yaklaşık 1200 mikrosiemens/cm değerlerindeydi. Çıkışta sağladığımız su değeri ise 10 mikrosiemens/cm’den daha düşük değerlerdeydi. Çünkü çıkan su, buhar türbinlerini beslemek için kullanılıyordu. Bu da Hazar’ın teknik kapasitesini gösteriyor. Biz yenilikçi, yapılması zor görünen projelerin altına imza atmayı seven bir firmayız.”

Hazar Su Arıtma Sistemleri Genel Müdürü Mehmet Ali Taşkın:
“Hazar Mobil Su Arıtım Ünitesi’nde Her Türlü Suyu Arıtabiliyoruz”


“Hazar Mobil Su Arıtım Ünitesi içerisinde, sistemin en başında bir klor dozlama, dezenfeksiyon ünitesi var. Bunun akabinde otomatik bir kum filtresi, otomatik aktif karbon filtre, ultrafiltrasyon ünitesi ile ters ozmoz ve son noktada dezenfeksiyonu yapmak amacıyla ultraviyole ünitesi bulunuyor. Daha ileri düzeyde, deniz suyu ile çalıştırmak istersek ayrıca bir deniz suyu reverse ozmoz ünitesi var. Bu ünitelerle  her türlü suyu arıtabiliyoruz. Mobil Su Arıtım Ünitesi’nde 60 Kw’lık bir jeneratör bulunuyor ve ihtiyaç duyulan enerji bu jeneratörle karşılanıyor. Bu sayede, ünite her yerde çalıştırılabiliyor.”
“Dalgıç pompalarıyla yaklaşık 300 metre uzaktan su alabiliyor. Bize sağlanan ham su kalitesinden, istenilen çıkış suyu değerine ulaşmak için hangi ünitelerin kullanılması gerekiyorsa, o üniteleri devreye alıp kullanabiliyoruz.”
“Mobil Su Arıtım Ünitesi, Türkiye’nin her yerinde çalıştı. Arsenik arıttık, çok kötü gölet sularında, yer altı sularında, deniz sularında çalıştırdık. Yaklaşık 55-60 ili gezdik. Genelde, organize sanayi bölgelerinden ya da belediyelerden talepler geliyor. Özellikle arsenikle ilgili çok talep geldi. ‹ller bankasının çalışacağı projelerden talepler geldi. Neticede projeye dönüşen işlerimiz de oldu. Bu ünite ile ilgili, nerede çalıştırırsak çalıştıralım, herhangi bir ücret talep etmiyoruz. Örneğin geçtiğimiz yaz, Tarihi Kırkpınar Güreşleri sırasında Edirne, Kırkpınar’da çalıştırdık. Meriç Nehri’nden aldığımız suyu bu ünitelerden geçirdikten sonra, yaklaşık 5000 tane 200 cc’lik bardaklarla içme suyu dağıttık.”
“Ünite içerisinde aynı zamanda bir de laboratuvar yer alıyor. Burada, ürettiğimiz suyun fiziksel ve kimyasal parametrelerini anında analiz edebiliyoruz. ‘Çıkış suyu kalitesi budur’ diye raporunu veriyoruz. Tabi tüm bunlar için, bir de ekip gerekiyor. Mobil Su Arıtma Ünitesinin ulaştırılması için bir sürücü, minimum 2 teknisyen ve laboratuar hizmetleri için bir mühendisten oluşan minimum 4 kişilik bir ekip bulunduruyoruz.”

Geri