8. Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi Antalya'da Yapıldı
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası 8. Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi 12-14 Kasım 2009 tarihlerinde, Antalya'da Kervansaray Lara Hotel ve Kongre Merkezi'nde yapıldı. Kongre, açılış konuşmalarının ardından Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu'nun "Çevre Politikası ve Hukuk" başlıklı, çağrılı bildirisiyle başladı.
İlk gün, çevre hukuku, politika, etik ve çevre yönetimi konu başlıklarında bildirilerin yer aldığı oturumların gerçekleştiği kongrede hava kirliliği, endüstriyel ve evsel atıksu, atık yönetimi ve su kirliliği konularında oturumlar gerçekleştirildi.
Kongrenin ikinci günü, 2009 yılında vefat eden Atakan Yılmaz adına düzenlenen ve Dr. Ethem Torunoğlu tarafından yönetilen özel oturumda, Almanya'da "Yeşil Yetenekler Ödülü"ne layık görülen Çevre Mühendisi Kerem Güngör'ün "Yeşil Yeteneklerin Ardından: Organik Artıkların Sürdürülebilir Yönetimi Üzerine Düşünceler" ve ÇMO Yönetim Kurulu adına N. Özlem Ergenler tarafından "Çevre Mühendisleri Profil Araştırması Sonuçları" isimli çağrılı bildirileri sunuldu.
Poster tartışmalarının da gerçekleştirildiği kongrede Prof. Dr. Türkel Minibaş anısına "Yerel Yönetimler, Çevre ve Hukuk" konulu bir panel de düzenlendi. Yürütücülüğünü Prof. Dr. Beyza Üstün'ün yaptığı panelde Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, İzmir Barosu avukatlarından Arif Ali Cangı ve Ankara Barosu avukatlarından E. Baturay Altınok konuşmacı olarak yer aldı.
TED kolejleri öğrencileri tarafından hazırlanan çevre konulu karikatürlerin de sergilendiği kongrenin 3. ve son gününde ise "Çevre Denetimi Yönetmeliği" konulu bir forum gerçekleştirildi. Kongre sonunda ise "Aspendos Antik Kenti" ve "Asat Lara Atıksu Arıtma Tesisi" olmak üzere iki ayrı gezi gerçekleştirildi.
Kongre Sonuç Bildirgesi
Kongre Düzenleme Kurulu adına Kongre Sekreteri Baran Önder tarafından sunulan sonuç bildirgesinde özetle şu ifadelere yer verildi:
"TMMOB Çevre Mühendisleri Odası 8. Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi, ekonomik ve ekolojik krizin yaşamın her alanında en derin hissedildiği, genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO), nükleer enerjinin, savaşların, su kıtlığı ve yoksulluğun yaşam tehdidini sürdürdüğü bir dönemde gerçekleştirildi. Kongreye katılan çevre mühendisleri ve araştırmacılar, Türkiye'de yaşanan çevre sorunlarını ve çözümlerini meslek odası örgütlülüğü çerçevesinde ve çevre hukuk siyaset diyalektiğinde tartıştı"
"Kongredeki tartışmalar ışığında; çevre sorunlarına sadece piyasa odaklı yaklaşımlar üretilmesinin var olan sorunları çözmek yerine daha da derinleştirdiği; doğal varlıkların ticarileştirilmesinin, kapitalizmin içinde bulunduğu krizi aşmaya yetmeyeceği, aksine tüketimi körükleyerek doğa üzerindeki sömürünün daha da arttıracağı görülmektedir. Bu nedenle hem üretimde hem tüketim aşamasında doğal kaynakları korumaya ve iyileştirmeye yönelik politikaların uygulanması gerekmektedir"
"Toplumun sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı için yerel yönetimlerin sunacağı hizmetler, alt yapı olanakları gibi halk sağlığını tehdit eden uygulamaların kontrolü, katı atıkların düzenli toplanması ve bertarafı gibi uygulamaların yanı sıra, kıyıların ve doğal kaynakların korunması ve iyileştirilmesi, tarihi ve kültürel varlıkların korunmasında doğru planlamaların yapılması için yerel yönetimlere büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Unutulmamalıdır ki, yerel yönetimlerde su, atıksu, katı atık gibi çevresel hizmetlerin taşeronlaştırılması, özelleştirilmesi ve ticarileştirilmesi egemen anlayışın iddia ettiği gibi hizmet sunum niteliğini yükseltmemekte, aksine bozmaktadır. Bu nedenle yerel yönetimler çevresel hizmetleri piyasa odaklı değil toplumcu yaklaşımlarla sunmalıdır."
"Bu hizmetlerin sunumunda etkin rolü olan çevre mühendisliği hizmetlerinin de diğer mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinde olduğu gibi usul ve esaslarını belirlemek özerk bir kamu tüzel kişiliği olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne aittir. Çevre mühendisliği meslek alanında son mevzuat uygulamalarında olduğu gibi başka bir kamu kuruluşunun bu alanda politika saptama doğrultusunda karar vermesi yetki gaspına yol açmaktadır. Her geçen gün karşımıza çıkan "yeni" yönetmeliklerle bu ihlal aşkın hale gelmiştir."
"Meslek alanımızdaki gasp ve ihlalleri önlemenin yolu örgütlü mücadeleden, çevre mühendisleri için örgütlü mücadelenin yolu Çevre Mühendisleri Odası'ndan geçmektedir"